banner23

banner26

banner24

banner25

08.09.2020, 12:00

ABD’nin Huawei üzerinden Çin ile büyük mücadelesi: Çip teknolojisi ve stokları üzerinden karşılıklı hamleler

Huawei yoğun biçimde kısıtlayıcı kararlarla karşılaşsa da kendisinden “endişe” duyulmasını gerektirecek biçimdeki hızlı gelişimini sürdürmüştür. Öyle ki ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu aracılığıyla Huawei’nin ABD’li makamlarca bir tehdit unsuru olarak sunulduğu 2012 yılından Huawei’nin kara listeye alındığı 2019 yılına gelinceye değin Huawei’nin satış gelirleri 220.198 Milyon Çin Yuanı’ndan 858,833 Milyon Çin Yuanı’na yükselmiştir. Dahası 2020’nin ilk çeyreğinde de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla satış gelirleri %1,4 oranında artış göstermiştir. 

Dell’Oro Group’un verilerine göre Huawei genel büyüme trendinin altında kalmakla birlikte 2019 yılında da pazar payını arttırmayı başardı. 2020 yılının ilk çeyreğinde ise şirketin 2019 yılındaki %29’luk pazar payı %28’e düştü. 

Grafik kaynağı:(www.delloro.com)

Çip sektörü küresel bazda temel olarak Amerikan Teknolojisine dayalı bir sektör iken Mayıs 2020’de ABD’nin Huawei ve Huawei’ye bağlı şirketlere çip tasarlamak ve üretmek için ABD orijinli makine ve yazılımların kullanmasını engellenmesi Huawei açısından oldukça kritik bir değişikliktir. Nitekim bundan önceki kararlar genel hatları ile Huawei’yi belirli pazarlardan dışlarken Mayıs 2020’de alınan karar Huawei’yi küresel tedarik zincirinden koparmak; doğrudan doğruya Huawei’nin üretimine zarar vermek üzere hazırlanmıştır. Öte yandan kısıtlamaların Trump Yönetimi öncesi dönemi de kapsayan bir geçmişe sahip olması ve Amerikan teknolojili çiplerin ikamesinin sınırlılığı bu kritik değişiklik öncesinde Huawei’yi önlem alma mecburiyetinde bırakmıştır.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Huawei, CEO’su Ren Zhengfei’nin kızının tutuklandığı 2018 yılına dayanan bir süreç içerisinde Amerikan çiplerini stoklamıştır. Mayıs 2020 itibariyle Huawei’nin elinde yaklaşık olarak 2 yılık ihtiyacını karşılayacak miktarda çip stokunun bulunduğu tahmin edilmektedir. 

Kısıtlamaların ne yönde şekilleneceği halihazırda bilinmezken stokların Huawei’yi ne düzeyde koruyacağı üzerinde tahminde bulunmak güçtür. Huawei’nin Risk Yönetimi ve Ortaklık İlişkileri Departmanı Başkan Yardımcısı Tim Danks yaptığı bir açıklamada 2019’un 4. Çeyreğinde Huawei’nin ABD teknolojisi içermeyen 50.000’den fazla yeni nesil baz istasyonunun satışını gerçekleştirdiğini belirtilmiştir. Ancak bu değer, şirketin Şubat 2020 itibarıyla 600.000 5G baz istasyonunun sevkini gerçekleştirmesi göz önüne alındığında oldukça sınırlıdır. Dahası 600.000 5G baz istasyonunun büyük bir çoğunluğu da yasaktan önce satın alınan stoklanmış çipler kullanılarak üretilmiştir.

Huawei ve Çin Yönetimi çiplerin yerel olanaklar dahilinde üretilebilmesine önem verse de küresel bir şirket olan Huawei’nin bu niteliğini sürdürebilmesi açısından Amerikan teknolojisine dayanan çipler oldukça önemlidir. Nitekim Huawei’nin dönüşümlü CEO’su Guo Ping de bu süreç içerisinde, şirketlerinin iş süreçlerinin etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu kabul etmiştir. Ancak Ping’e göre: “Huawei hayatta kalmak için mücadele etti ve ilerlemesini sürdürüyor.”  Ancak yine de 144,5 milyar dolar pazar hacmine sahip olan Çin Yarı İletken Pazarı’nın %48,8’i 2019 yılında ABD’li şirketlere ait (Semiconductor Industry Association’ın verilerine göre) ve TCMC başta olmak üzere pek çok küresel şirket Huawei ile iş ortaklığını sonlandırmış iken Huawei’nin çip stoklarının anlamlılığı tartışmalıdır.

Çin’in ABD’den gelecek bu hamleyi yıllar öncesinden tahmin etmemiş olması mümkün görülmemektedir. Elinde bulundurduğu stoklar bunun somut göstergesidir. Yeterliliği tartışma konusu olan stokların da ötesinde, bugün üretemediği çipleri üretme konusunda deklere edilmemiş bir planının yok sayılmaması gerekir. Buna karşılık ABD’nin çip hamlesi Huawei için gerçekten ağır olmuştur.  

19°
açık