banner24

Avustralya sularında ‘gizemli bir ada’

Avustralya’nın havayolu şirketi Qantas Airways navigatörü Jed Hartman normal bir güne uyandığını düşünüyordu. Her zamanki mesaisine devam etmek için gerekli hazırlıkları tamamlamış uçuş saatinin yaklaşmasını beklerken biraz sonra şahit olacağı görüntünün onu “tam 55 yıl susmak zorunda bırakacağından” habersizdi.

ARAŞTIRMA-ANALİZ 30.01.2021, 14:36
Avustralya sularında ‘gizemli bir ada’

Bugün neredeyse bir asrı devirecek olan Jed Hartman (91), henüz genç ve mesleğinde başarılı bir navigatör olarak Qantas Havayolları’nda çalıştığı yıllarda olağan dışı bir manzara ile karşılaştı.

O gün uçuş rotası Hint Okyanusu üzerinde seyredecek olan 31 yaşındaki Hartman gerekli hazırlıkları tamamlamıştı. Anonslar yapıldı ve yolculuk başladı…

[Eski Qantas Havayolları Navigatörü Jed Hartman, 91]

Avustralya-Perth’ten havalanan Lockeed L-749 Constellation tipi uçağın menzili Endonezya-Jakarta’da son bulacaktı. Geralton kıyılarının 643 km. uzağından geçene kadar her şey normaldi. Ancak biraz daha ilerleyince kayıt dışı görünen bir tepe Jed Hartman’ın dikkatini çekti. Bir ada keşfettiğini düşünüyordu; çünkü bir kayıt göremiyordu. Konumda, deniz ticareti veya bir adaya ilişkin herhangi uyarı yoktu; Hartman, bu sinyali kaydetmişti.

Bu durum kendisini heyecanlandıran Jed Hartman daha sonra aynı konumdan geçileceği esnada pilotları ikna etmeyi kafasına koydu. Bu esnada durumdan haberdar olan Qantas Havayolları ve (Birleşik Krallığa bağlı) Avustralya Kraliyet Donanması Hartman’la iletişime geçerek bilgi aldılar ve hatta bu adaya “Jed’in Kayalıkları” adını vereceklerini söylediler.

[Lockeed L-749]

Az bir zaman sonra aynı rotada devam edecek olan Jed Hartman, pilotlara yaklaşma ricasında bulundu.

Aynı şeyi mi görecekti?

Yeşil bir bitki örtüsü ve etrafındaki birkaç küçük kütle veya kayalık olarak gördüğü şey gerçekten kayıt dışı bir ada mıydı?

Bu merakı pilotların aklına da düşüren Hartman’ın teklifini kabul eden mürettebat 6000 ft.’e kadar alçalmaya başladı.

Bir nisan ayının bahar günü, açık bir gökyüzünden yavaşça süzülen uçaktan adaya bakmak isteyen pilot ve genç navigatör Jed Hartman şaşkınlık içindeydi; yeşil bitki örtüsü gittikçe kayboluyor, ada kahverengiye çalan bir kütleye dönüşüyordu. Üzeri ağlarla ve bitki örtüsü ile kamufle edilmeye çalışıldığı tahmin edilen bu kütle devasa bir gemiden başka bir şey değildi…

Okyanusun ortasında gökyüzü seyrinden bir ada gibi görünebilecek üzerinde ağlar ve koyuya çalan bir yeşil örtü olan geminin sebebi ne olabilirdi?

Batmış mıydı?

Bu kadar büyük bir geminin batmasından kimsenin haberdar olmaması bir yana geminin orada bulunmasının dışında “sanki biri üzerini örtmüş ve ada süsü vermiş” gibi bir durum söz konusuydu.

[Basra Körfezi sularında seyir halindeki Avustralya Kraliyet Donanması Adelaide Sınıfı Güdümlü Füze Fırkateyni HMAS (Her Majestys Avustralya Gemisi) DARWIN (FFG 04) sancak görünümü.]

Hasbelkader Avustralya’dan Endonezya’ya giden bir uçak, Jed Hartman’ın merakı ve pilotun alçak uçuşu Soğuk Savaş’ın en soğuk askerî gerçeklerinden birini ortaya çıkartacak ve bu gerçek neredeyse günümüze kadar bir ‘teyakkuz hali’ doğuracaktı.

Hartman’ın telefonları artık daha çok çalmaya başladı. Bu defa telefonun arkasında Avustralya Kraliyet Donanması İstihbaratı’ndan (Royal Australian Navy Intelligence) biri vardı.

Jed Hartman’ın Mascot Banliyösu’na sorguya gelmesi gerektiği söylendi. Olayın diğer şahitleri de aynı çağrıyı aldı ancak özellikle tembih edilerek önceden hiç kimsenin birbiriyle konuşması istenmiyordu.

Sorguya alınan genç navigatörün önüne ilerleyen dakikalarda istihbarat subayı tarafından bir kitap kondu (Jane’s Fighting Ships-Jane’in Savaş Gemileri). Hartman’ın kitabı incelemesi isteniyor ve gördüğü geminin bu kitapta olup olmadığı sorgulanıyordu.

4. sayfaya geldiğinde Jed Hartman “İşte bu!” diye çıkıştı istihbarat subayına… Subay önce gemiye, ardından tekrar Hartman’a baktı. Göz bebekleri büyümüştü. Jed’in aldığı cevap ise yineleyici şekildeydi: “Buraya gelirken diğerleri ile bu konuda herhangi bir şey konuştunuz mu Bay Hartman?”

Jed Hartman kimse ile konuşmamıştı, bunu dile getirirken bir yandan da merakına yenik düşüp oluşturulan bu atmosferin sebebini anlayamadığını belirtti Kraliyet Donanması’nın istihbarat subayına.

Keyiflenen subay dudağının sağ köşesi gülümser şekilde seğirirken ayağa kalkarak Hartman’ın kulağına sebebi söylediğinde Jed Hartman kendini tuhaf hissediyordu: “Bay Hartman sizi tebrik etmek istiyorum. Rus denizaltı filosunun ana casus gemisini Hint Okyanusu’nda tespit etmemizi sağladınız. Öyle ki ABD’liler bu geminin çaresizce nerede olabileceğini arıyorlar…

Kraliyet Donanması o dönemi ciddi ölçüde çalkalayan bu olayı doğrulayamadığına dair yuvarlak cevaplar verdi bugüne kadar.

Buna karşın bugün 91 yaşındaki Jed Hartman’ın, The Sunday Morning Herald’tan Tim Barlass’a verdiği röportaj ile konuyu tekrar gündeme getirmesinin ise iki nedeni var. Birincisi yakın zamanda bir kalp krizi geçirdi. Diğer bir sebebi ise daha önce Avustralya İstihbarat Servisi (ASIO) tarafından gizliliği kaldırılmış raporlarda, kendisinin şahit olduğu olay ile yakın zamanlara tekabül eden “Avustralya istihbaratının kendi sularında gezen bir Sovyet denizaltı uyarısını” görmesi. Yani Hartman bu hadisenin kendisi ile mezara gömülmesini istemiyor. Zaten daha sonra deniz istihbaratı da ABD ve İngiliz kuvvetlerinin Avustralya’da atom ve roket testlerini takip ettiğini düşündükleri Rus filosunu bir yılı aşkın süre boyunca aradıklarını kabul ettiler.

Soğuk Savaş’ı ve 'yalancı ada'yı anımsatan G20 Zirvesi

Kasım 2014’te G20 zirvesi Avustralya’nın Brisbane şehrinde yapıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de katıldığı zirvede Hartman’ın aklına tekrar o günlerin gelmesinin bir sebebi vardı.

Zirve esnasında 4 gemilik bir Rus filosu Brisbane’e doğru ilerliyordu. Bazı analistler Rusların güç gösterisi yaptıklarını iddia ederlerken bazı yetkililer de süper güç olduklarını, bu iddialarından asla vazgeçmediklerini tüm dünyaya gösterme gayretinde olduklarını söylediler. Devletler politika oluştururken veya siyasî mesaj verirken zaman ve mekan mefhumlarını göz ardı edemezler… Peki yer ve zaman özel olarak mı seçilmişti?

[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Karadeniz'de batan eski gemileri incelemek için bir keşif gezisinde görünüyor, 2015]

2014’te orada bulunan bu filonun varlığı bilgisi Avustralya’ya –kendisi de nükleer denizaltılarıyla Doğu Asya’da Rusya ve Çin’in her faaliyetini izleyen- ABD tarafından iletilmişti.

[Rus savaş gemisi Varyag]

Rus elçiliği bu konu ile ilgili o dönem, bu ‘küçük filo’nun menzil testi için veya Devlet Başkanı Putin’i korumak için orada bulunduğunu söyledi. Ancak bu açıklamalar kimse için tatmin edici olmadı. Rus filosu, Avustralya tarafından 3 savaş gemisi ve hava araçları ile takip altına alındı.

Bugün hala hava-kara ve denizde sıcak çatışmalarla birlikte “soğuk rüzgârlar” da esebiliyor. Gündeme düşenler üzerinden her gün iletişim araçları vasıtasıyla binlerce yorum yapılıyor. Ya düşmeyenler?

[Soğuk Savaş döneminden bir karikatür]

Ama geleneksel ama modern yöntemlerle birbirini takip ederek açık arayan zıt güçler, çok çeşitli kamufle araçlarıyla Soğuk Savaş'ı devam ettirmiyorlar mı? Elbette bu soru karşısında kendinize verdiğiniz "evet" cevabı buradan duyulabiliyor.

Ancak belki de bugünün insanları olarak Soğuk Savaş'ı, ‘sıcağı sıcağına’ yaşadığımız için biz fark etmiyoruzdur…

13°
parçalı az bulutlu