banner23

banner31

banner24

banner25

Bir başarısızlığın yıldönümü: Domuzlar Körfezi Çıkarması 60 yaşında

ABD’nin devirmeye çalıştığı sosyalist Küba rejimi, başarısızlıkla sonuçlanan çıkarma sonrasında SSCB’nin yakın bir müttefiki konumuna yükselmişti. Çıkarma dünya kamuoyunda ABD'nin itibarının zedelenmesine neden olmuş ve taraflar arasındaki Soğuk Savaş atmosferini perçinlemişti.

ARAŞTIRMA-ANALİZ 17.04.2021, 16:59
Bir başarısızlığın yıldönümü: Domuzlar Körfezi Çıkarması 60 yaşında

Domuzlar Körfezi Çıkarması'ndan dış politika özelinde alınacak başlıca dersler arasında rakibi zayıf görmemek ve rasyonel bakış açısından sapmamak yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri Yürütme Kurulu Kübalıları zayıf; çıkarma operasyonunda yer alacak sürgün Kübalılardan oluşan işgal birliğini ise ABD desteğine bile ihtiyaç duymayacak derecede güçlü görmüş ancak gelişen olaylar burada bir yanılgının gerçekleştiğini ve Fidel Castro rejiminin sanıldığı kadar güçsüz olmadığını ortaya çıkarmıştı.

Domuzlar Körfezi Çıkarması'nın detaylarına inmeden önce bu operasyonun neden planlandığına ve gerçekleştirildiğine bakmak gerekiyor. Olayın arka planındaki temel aktörlerden biri olan ABD, Küba’da kendisinin çıkarlarına fayda sağlayacak iktidarları desteklemiş, harici gelişmelere fırsat vermemeye çalışmıştır. Ancak bu durum kimi zaman Kübalılar için olumlu bir atmosfer oluşturmamıştır. Örneğin, ABD çıkarları ile uyumlu faaliyetler içerisinde olan Diktatör Batista Dönemi, Küba halkının çoğunluğu için ekonomik anlamda çeşitli sıkıntıların ortaya çıktığı bir dönem olarak kabul görmüştür. Sonrasında Batista rejimine karşı Fidel Castro, Che Guevara ve Raul Castro önderliğindeki başlatılan bir girişim 1959 yılında Fidel Castro’nun yönetime gelmesiyle başarıya ulaşmış ve Batista rejiminin yerini almıştır.

1959 yılında Fidel Castro ve güçleri tarafından kurulan Sosyalist rejim; aralarında ABD’li Texaco şirketinin de yer aldığı birçok işyerini kamulaştırmış, üst sınıftan kişilere ait olan toprakları dağıtmış ve bu olayın sonucu olarak birçok Kübalı ABD’ye kaçmıştır. Hatta o dönemde Batista yönetiminin devrilmesinden iki yıl sonra ABD’nin Florida eyaletinde 100 bine kişiye yakın nüfusa sahip Kübalı sürgün topluluğunun bulunduğu bilinmektedir. 

1960 yılına gelindiğinde ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA), Kübalı sürgünleri eğitmeye başlamıştır. Önceleri gerilla eğitimi alan bu kuvvetler sonralarında çıkarma taktikleri üzerine eğitim almaya başlamışlardır.  

Çıkarma bölgesi açısından CIA Trinidad şehrini çıkarma noktası belirlemiş, sonrasında burası çok riskli bulunarak Domuzlar Körfezi bölgesi yeni çıkarma noktası olarak belirlenmiştir. Esasen, taktiksel açıdan Trinidad bölgesi daha iyi bir çerçeve çizmektedir. Çünkü çıkarma kuvvetlerinin bir başarısızlık yaşaması durumunda kuvvetler Escambray Dağları bölgesine geri çekilebilecekler ve geri çekildikleri dağlardan rejime karşı bir yer altı direniş hareketi başlatacaklardır. Öte yandan Domuzlar Körfezi'nin sahili ise Zapata Bataklıkları ile çevrelenmiş durumda olduğundan çıkarma başarısızlıkla sonuçlanırsa birliklerin çekileceği tek yer geldikleri yön, yani deniz olacaktır.

Nisan 1961 tarihinde çıkarma harekatının planı gün yüzüne çıkmaya başlamıştı. Öncelikle Küba Hava Kuvvetleri'nin üslerine yapılacak iki hava saldırısı ile düşman hava kuvvetleri etkisiz hale getirilecekti. 1500 askerden oluşan çıkarma birliği gece karanlığından ve sürpriz avantajından faydalanarak sahile çıkacak, paraşütçü birlikleri ise Küba kuvvetlerinin lojistik ve yol güzergahlarına saldıracak ve buraları işlemez hale getirecekti. Hava üstünlüğünün işgal kuvvetlerine geçmesi sayesinde, sahile çıkarma yapan birlikler kendilerine ikmal temin edebileceklerdi. Ek olarak eş zamanlı bir şekilde doğu sahillerinden yapılacak aldatıcı bir çıkarma harekatı asıl operasyonu destekleyecekti. Harekatın ileri safhalarıyla beraber çeşitli mevkilerin ele geçirilmesinden sonra geçici bir hükümet kurulacak ve kurulan bu hükümete halkın destek göstereceği hatta Castro hükümetine karşı savaşacağı umuluyordu.

Ancak olaylar planlandığı gibi gitmemiş ve operasyon başından itibaren kötü bir şekilde ilerlemişti. Örneğin 15 Nisan 1961 tarihinde gerçekleştirilen hava saldırısından tam bir başarı alınamamıştı. Her ne kadar ABD yönetimi adaya karşı yapılan bu harekatın ardında bir ABD etkisi olduğunu saklamaya çalışsa da -hava saldırısının ardından- dönemin Küba Dışişleri Bakanı Raul Roa, olayı Birleşmiş Milletlere götürerek bu saldırıyı Küba’nın işgaline yönelik bir başlangıç hamlesi olarak nitelendirmişti. 

Ancak harekat henüz tam anlamıyla bitmemiş, 17 Nisan 1961 tarihinde sabahın erken saatleriyle birlikte işgal gücü Domuzlar Körfezi'nin Playa Giron ve Playa Larga sahillerine çıkarma yapmıştır. Alınan istihbaratlar bu bölgedeki milis kuvvetlerin merkezle iletişim kuramadığını ve bölgede yerleşimin bulunmadığını aktarmış, ancak yaşanan olaylar istihbaratın yanıldığını kanıtlamıştır. İlk anlarda hemen fark edilen ve bölgedeki Kübalı birlikler tarafından merkeze bildirilen çıkarma birlikleri sürpriz avantajlarını kaybetmişlerdi.

[Küba'daki Playa de Giron'daki topçu kalıntıları, Domuzlar Körfezi plajı]

İşgali planlayanlar; Küba halkının siyasî tutumunu veya ruh halini de hesaba katmamış, planlananın aksine bölge halkından destek görmemiştir. İşgal gücüne destek sağlamaya çalışan sonraki girişimler de boşa çıkınca operasyon bütünüyle başarısızlıkla sonuçlanmış ve muharebe sonunda kıyıya ulaşıp çıkabilen 1297 kişilik işgalci gücünden 1180’i ele geçirilmiştir.

Operasyonun en önemli yanlarından birisi, ABD yönetimi ve CIA'in tarihine büyük bir utanç olarak yazılmış olmasıdır. Uluslararası camiada ABD yetersiz ve saldırgan görülmüş, ABD’nin tarafına almaya çalıştığı Küba’yı ise SSCB doğrudan yanına çekmiş ve ilerleyen tarihlerde adada Komünizm resmen ilan edilmiştir. Olay, sonralarında Küba Füze Krizi'nin de ortaya çıkmasına sebep olmuş ve Soğuk Savaş atmosferini perçinlemiştir.

Kaynaklar

Cottle, C. E., & Pino, J. C., "Bay of Pigs Invasion", Salem Press Encyclopedia, 2021.
Dunne, M., "Perfect Failure: the USA, Cuba and the Bay of Pigs, 1961", The Political Quarterly, sayı 3 (2011),  cilt 82, s. 448-458.
Doğan, N., "Uluslararası ilişkiler ve rasyonellik: bürokratik politikanın alana katkısı ve geleceğin öngörülmesinde rasyonellik varsayımının önemi", Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 3 (2012), cilt 14 , s. 85-103 [Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/deusosbil/issue/4630/63132].
Önal, B., "DÜNDEN BUGÜNE TÜRKİYE-KÜBA İLİŞKİLERİ: KESİŞEN YOLLAR, BEKLENTİLER, ÖNERİLER", Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, sayı 2 (2017), cilt 19, s. 165-186 [Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/trakyasobed/issue/33347/371236].

32°
açık