banner23

banner31

banner24

banner25

Büyük bir asker, kahraman bir komutan ve ilkeli bir siyaset adamı: Mareşal Fevzi Çakmak

Bugün vefatının 71. yıl dönümünde andığımız; Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Milli Savunma Bakanı, ilk Genelkurmay Başkanı, Milli Mücadele'nin büyük kahramanı Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, askerliğinin yanında siyasî hayatında da ilkeli duruş sergilemiş bir Türk büyüğüydü.

ARAŞTIRMA-ANALİZ 10.04.2021, 10:35
Büyük bir asker, kahraman bir komutan ve ilkeli bir siyaset adamı: Mareşal Fevzi Çakmak

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ordusu ve özellikle güvenlik kurumlarının kurumsallaşmasında mihenk taşı olan merhum Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, başarılarla dolu askerlik hayatının yanında siyasî hayatı ile de Türk tarihine damga vurmuş bir isimdir. 
Askerlik hayatı tartışılamaz ölçüde başarı ve zaferler ile dolu olan Mareşal Fevzi Çakmak; Gümüş İmtiyaz Madalyası, Altın İmtiyaz Madalyası, Altın Muharebe Liyakat Madalyası ve İstiklal Madalyası ile Avusturya-Macaristan Harp Nişanı, Alman Kronodör Nişanı, Alman Demir Haç Nişanı, 1'inci Mecidi Nişanı, 5'inci Mecidi Nişanı, Kılıçlı 2'nci Osmani Nişanı, 4'üncü Osmani Nişanı sahibidir. 

Yeni Türk Devleti’nin ilk Genelkurmay Başkanı, ilk Milli Savunma Bakanı, Milli Emniyet Hizmeti (MEH-bugünkü adıyla Milli İstihbarat Teşkilatı; MİT) kurucusu ve İstiklâl Savaşı kahramanı Fevzi Paşa; emekliliğinin ardından da memleket meselelerine kayıtsız kalmamış, Türk siyaseti için önemli bir yer edinmişti.

Askerî hayatına kısa bir bakış

Askerî hayatına kısaca bakılacak olursa, Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak’ın vatanı uğruna vazifesi 10 yaşında Selanik’te başladığı askerî okul ile başladı. Daha sonra Kuleli Askerî Lisesi’ni birincilikle bitirdi ve 1898’de kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi’nden mezun oldu. Hemen akabinde Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'na atandı.

1914 yılının sonunda 5. Kolordu Komutanlığı'na getirilen Mareşal Çakmak, I. Dünya Harbi ve Çanakkale Muharebeleri’nde büyük başarılar göstermiş ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yerine Anafartalar Grup Komutanlığı’na vekaleten bakmıştır.

I. Dünya Savaşı’nın bittiği yıl Genelkurmay Başkanı olan Mustafa Fevzi Çakmak, İtilaf Devletleri’nin baskıları sonucu görevden alındı.

1920 yılında Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele için yollara düşen Fevzi Çakmak, mayıs ayında Milli Savunma Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu Başkanvekilliği’ne atandı.
Fevzi Paşa’nın Anadolu’ya geçişi İstanbul Hükümeti tarafından rahatsızlıkla karşılandı. Askerlikten uzaklaştırıldı, madalyaları söküldü ve hatta idamına karar verildi…

Türk halkı ve Anadolu toprakları için zor zamanlar henüz devam ediyordu ancak Fevzi Çakmak vatanın kurtulması pahasına hiçbir baskıya boyun eğmedi. 9 Kasım 1920'de Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey’in (İnönü) Batı Cephesi Kuzey Kesimi Komutanlığı’na atanarak ayrılması nedeniyle Genelkurmay Başkan Vekilliğini de üstlenen Fevzi Çakmak'ın rütbesi, İkinci İnönü Zaferi'nin ardından 3 Nisan 1921'de TBMM tarafından Orgeneralliğe (1'inci Ferik) yükseltildi.*

1921 yılına gelindiğinde asaleten Genelkurmay Başkanlığına atanan Mareşal Çakmak, bu görevi yaklaşık 20 yıl sürdürürken 31 Ağustos’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mareşal rütbesi ile onurlandırıldı.

Mareşal artık millete vekalet ediyor: Disiplinli ve ilkeli bir siyaset anlayışının kronolojisi

Generallik döneminde askerlik ile milletvekilliği arasındaki seçimi şanlı Türk ordusundan yana olan Fevzi Çakmak, bu mesleğin siyasetten ayrı tutulması gerektiğini her zaman savunmuş ve siyasî otoriteye bağlılığını vurgulamıştır.**
Türkiye’nin çok partili hayata geçişi ile kurulan Demokrat Parti, Mareşal Fevzi Çakmak Paşa’yı bağımsız milletvekili olarak aday olmaya ikna etmişti. Daha önce CHP’den gelen teklifleri reddeden Fevzi Çakmak Demokrat Parti’den gelen vekillik teklifini kabul etse de bu kabule bir şerh düşmüş ve bağımsız olma şartı koşarak parti yönetimi ile anlaşmıştır.
Vekilliğinin onanması ile yaptığı açıklamada çok partili dönemin olumlu yönlerinden bahseden Çakmak, kendisinin bu kararının büyük bir fedakarlık ve vatanseverlik olduğunun da altını çizmiştir.

Çok partili dönemin ilk seçiminde, Demokrat Parti lideri Celal Bayar’dan daha çok oy alarak İstanbul milletvekili seçilen Mareşal Fevzi Çakmak, bağımsız milletvekili olarak mazbatasını dönemin İstanbul Valisi’nden almıştır.

Türkiye o dönem ilk çok partili mebus seçiminin ardından ilk defa cumhurbaşkanlığı seçimine de gitmişti. (O dönemde cumhurbaşkanı meclis tarafından seçiliyordu.) Daha önce aldığı cumhurbaşkanlığı tekliflerini reddettiğini gazetelere verdiği demeçlerde belirten Çakmak, bu defa adaylığı kabul etmiş olsa da İsmet İnönü’ye karşı girdiği yarışı kaybetmişti. Fevzi Paşa daha sonra meclis tutanaklarına da geçen konuşmalarında seçimin adil olmadığını savunmuş ve hile karıştığını iddia etmişti.

Daha sonra yapılan Demokrat Parti kongresinde, belli bir kısım partililer tarafından Celal Bayar’ın yerine partinin başına geçmesi istenen Fevzi Çakmak bu tekliflere de sıcak bakmamıştır.
Emekliliğinin ardından siyasete kayıtsız kalmayan Fevzi Paşa aynı zamanda sivil toplum çalışmalarında da bulunmuş ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tüm dünyada artan insan hakları çalışmalarının Türkiye’de gelişmesine ön ayak olarak İnsan Hakları Cemiyeti’nin (İHC) başkanlığını yapmıştır.

Demokrat Parti’nin muhalefetini yeterli görmeyen ve partinin muhalefet anlayışı ile kendi muhaliflik anlayışı belli bir dönemden sonra uyuşmayan Fevzi Paşa, fahrî genel başkanı olarak bir başka muhalefet partisi olan Millet Partisi ile siyasî hayatına devam etmiştir. Millet Partisi Fevzi Paşa ile büyük bir ilgi toplamış ve toplumsal normlar üzerine yoğunlaşmıştır.
Ömrünün son yıllarını Millet Partisi mensubiyeti ve İstanbul milletvekilliği ile geçiren Mareşal Fevzi Çakmak, hasta yatağında dahi memleket meselelerini yakından takip etmiş, yazılar kaleme almış, çeşitli beyanatlarda bulunmuş ve gazetelere röportaj vermiştir.

Bayrakları yarıya bizzat milletin kendisi indirdi!

1950 yılında paşanın vefatı bütün millet yasa boğmuştur. Ölümünün arkasından kaldığı hastanede şüpheli bir şekilde öldürüldüğü iddiaları dilden dile dolaşan Fevzi Paşa için, dönemin hükümetinin de yas ilan etmemesi bütün Türk Milleti’nin öfkelenmesine sebebiyet vermiştir. Çünkü I. Dünya Savaşı’nın / Kurtuluş Şavaşı’nın büyük kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı  olan bu vatanperver paşanın vefat gününde yas ilan edilmemesi bir tarafa devlet radyosunda eğlence programlarına bile ara verilmemiştir…

Türk halkı bu edep dışı tutumu protesto ederek bayrakları yarıya bizzat kendisi indirmiş, eğlence yerlerini kapattırmış ve resmî töreni kabul etmeyerek dinî tören düzenleyerek mareşali dualarla defnetmiştir.

Bugün vefatının 71. yıl dönümü idrâk edilen Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak Paşa, Eyüp Sultan’da bulunan kabrinde ve Türk Milleti’nin kalbinde istirahat buyuruyor. Ruhu şâd olsun…

Kaynakça;

*Anadolu Ajansı, "Milli mücadelenin sembol ismi: Mareşal Fevzi Çakmak", 2020

** Doç. Dr. Ali Çiftçi, "Mareşal Fevzi Çakmak'ın 1949-1950 Yılları Arasındaki Siyasal Faaliyetleri", Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2019

15°
açık