banner23

banner31

banner24

İnsan faktörünün muharebe sahasından çekilmesi

Muharebe sahasının en değerli ve en pahalı unsuru insandır. Devletler savunma sistemlerine ayırdıkları bütçelerin katbekat fazlasını, nitelikli insan yetiştirmek için harcamaktadır. İşte tam da bu yüzden operasyonel faaliyetler yapılırken insan kaybının en aza indirildiği teknolojiler üzerine yoğunlaşılmaktadır.

ARAŞTIRMA-ANALİZ 03.08.2021, 16:44
İnsan faktörünün muharebe sahasından çekilmesi

İnsan unsurunun sahada daha az görev aldığı senaryoların oluşturulduğu düzlemde de yeni nesil savunma teknolojileri gelişmekte ve muharebe sahasının yapısı her geçen gün değişmektedir. Hayatın akışına paralel olarak evrimleşen muharebe sahası ise değişimin başladığı kırılma anlarında bütün oyuncularına, insan faktörünü daha da korunaklı hale getirecekleri imkanlar sunmaktadır. Yapay zekanın savunma teknolojilerine uyarlanması da günümüzde yaşanan kırılmanın en bariz örneklerinden biridir.

İnsanlık var olduğu günden bu yana mensubu bulunduğu toplumun çıkarlarını ve varlığını korumak için savaşmaktadır. Muharebe sahasının en değerli aktörü olan insanın da sahadan çekilmesi ancak savunma teknolojilerinin makineleşmesi ile olacaktır. Savunma teknolojilerinin makineleşmesi için gereken teknoloji ise yapay zeka teknolojisidir.

Muharebe sahasının makineleşmesinin altında yatan sebepler

Ülkeler arasındaki rekabet sürekli olarak boyut değiştirmektedir. Rekabetin boyut değiştirmesini sağlayan en önemli kırılma noktası ise II. Dünya Savaşı’dır. Devletler II. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde rekabet ederken birbirlerini yok etmeyi hedeflemekte ve savaş planlarını ona göre yapmaktaydı. Savaşın yıkıcı etkileri, şehirlerin bombalanması ve öngörülemez sivil kayıplarının olması; büyük devletlerin, savaşları üçüncü dünya ülkelerine bırakmasına sebebiyet verdi. Savaşları üçüncü dünya ülkelerine bırakan büyük devletler, burada destekledikleri yerel gruplar ve çeşitli terör örgütleri üzerinden kendilerine güç devşirmeye başladı.

Yeraltı kaynakları bakımından zengin ve ekonomik gelişmesini tam manasıyla tamamlayamamış ülkelerde büyük devletlerin vekalet savaşları vermesi, muharebe sahasında kullanılan çeşitli seviyelerdeki platformların değişmesine neden oldu.

Hedeflerin ve platformların değişmesi ile birlikte orduların da ağırlık merkezleri değişmeye başladı. Özellikle son yıllarda geliştirilen savunma teknolojilerinin ana konsepti, insanı sahadan çekip makinelerin sahaya yerleştirilmesi üzerine kuruldu. İnsansız hava, kara, deniz ve denizaltı araçlarının geliştirilmesi ve savunma harcamalarının büyük çoğunluğunun bu alanda yapılıyor olması; ilk etapta sivil teknoloji üzerinden belirginleşen yapay zeka kavramının muharebe sahasına entegrasyonunu sağladı.

İnsansız platformlar ilk olarak bir kontrol istasyonundan yönlendirilen sistemler şeklinde hayatımıza girdi. Ancak radar teknolojilerinin gelişmesi ve sinyallerin tespit edilebilir olması, otonom sistemlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Yapay zekanın aktif kullanıldığı tam otonom araçlar bugün bulundukları üsten havalanarak hedeflerini etkisiz hale getirip üslerine geri dönebiliyor. Hedeflediği insanın yüzünü tanıyabilen silah sistemleri için çalışmalar sürerken; insanlar, “insansız” savaşların ne zaman yaşanacağını merak ediyor.

"Görsel: euronews."

Yapay zeka ve “Algoritmik Harp” konsepti

İletişim altyapılarının gelişimi de yapay zekayı ve muharebe sahasının makineleşmesini etkileyen bir diğer etken durumunda. İlk olarak 2017 yılında ABD Savunma Bakanlığı tarafından kullanılan “Algoritmik Harp” konseptinin, 5G altyapısının oluşmasının ardından muharebe sahasında adından daha çok söz ettirmesi bekleniyor. Algoritmik Harp kısaca, muharebeleri yönlendirmede yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarının kullanılması olarak özetleniyor.

Yapay zekanın muharebe sahasında aktif biçimde kullanılması, 5G teknolojisinin gelişerek haberleşmeyi hızlandırması ve Algoritmik Harp konseptinin kabul görmesi; muhtemelen muharebeye yeni boyutlar kazandıracak.

ABD’li askerî yetkililer “Algoritmik Harp” konseptiyle, cephede savaşın gidişatına dair modellerin ivedilikle çıkarılabileceğini öngörüyor. Bu süreçte çarpışmalara ilişkin kararların doğru zamanda ve doğru biçimde alınacağı, böylelikle daha az can kaybıyla etkin sonuçların elde edileceği belirtiliyor.

Silahlı kuvvetlerin düşmana etkin bir biçimde karşılık vermesi, operasyonel ve taktik olarak üstünlük sağlaması; “Algoritmik Harp” konseptinin temel amacını oluşturuyor. Yapay zekanın muharebe sahasına yönelik etkisinin sistematikleştirilmiş ve 5G teknolojisi tarafından desteklenmiş bir biçimi olan “Algoritmik Harp” konsepti ile sahada kullanılan makinelerin birbirleri ile olan veri alışverişi çok daha hızlı ve sağlıklı olacak. Yani 5G teknolojisinin gelişmesi ve yapay zekanın muharebe sahasına inmesi ile birlikte insansız savaş senaryolarının gerçekleşmesi muhtemel gözüküyor.

Yapay zekanın muharebe sahasına entegrasyonu sürekli olarak gelişen teknolojiyle aynı hızda ilerliyor. Bu ilerleme de bize yakın gelecekte ileri teknolojiyle donatılmış yapay zeka kontrolündeki bir avcı uçağının, drone’un ya da denizaltı gibi araçların; bölgeye yerleştirilmiş sensörler ve algoritmalar vasıtasıyla oluşturdukları senaryoları yürütebilmelerini sağlayacak. Yapay zeka ve 5G teknolojisi sayesinde düşman sahasındaki en ufak hareketi anında tespit edebilen makineler, insanlar tarafından yönetilmelerine kıyasla çok daha hızlı müdahalelerde bulunabilecek. Örneğin yapay zeka kontrolündeki drone’lar; insan kontrolündeki arama kurtarma helikopterlerine kıyasla, çatışma bölgelerinde yaralanan askerleri bulmada çok daha hızlı hareket edebilecek.

Birçok farklı konseptte kullanılabilecek olan yapay zekanın daha uzak bir gelecekte robot asker teknolojisine evrilmesi bekleniyor. Havada, denizde, denizaltında ve karada görev yapacak otonom sistemlerin; haberleşme hızının artmasıyla elde edilen verilerin analizi de hızlanacak. Sahadan toplanan verileri insana oranla çok daha hızlı ve sağlıklı analiz edecek yapay zeka sistemleri, komuta-kontrol merkezine en sağlıklı bilgiyi ulaştıracak. Muharebe sahasındaki askerler ise hem drone hem de robot askerlerin topladığı verilerden istifade ederek çok daha sağlıklı hareket edebilecek.

Haberleşme altyapılarının gelişmesi ve yapay zekanın muharebe sahasında aktif kullanılması; yeni nesil savaş konseptlerinin doğmasını ve insan unsurunun sahadan çekilmesini sağlayacak. Bu sonucun ötesinde yapay zeka tartışmasının popülist söylemler üzerinden yürümesi bizleri yalnızca konunun bağlamından uzaklaştıracaktır. Gelişen teknolojiyi takipte kalmak ve yeni konseptlere ayak uydurmak silahlı kuvvetler açısından elzem bir durumdur.

22°
parçalı bulutlu