Irak'ın karanlık yüzü: Kesnizaniler

CIA ve MOSSAD’ın etkisi altına aldığı, parasal olarak desteklediği, karanlık işler yürüten ve akıl almaz görüntüleriyle dikkat çeken bir örgüt; Kesnizaniler.

ARAŞTIRMA-ANALİZ 18.02.2021, 20:18
Irak'ın karanlık yüzü: Kesnizaniler

Irak’ta Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra ortaya çıkıp sıra dışı imajları ve İslam anlayışlarıyla dikkatleri üzerine çeken ve dini bir örgüt olarak gözüken Kesnizaniler’in dünden bugüne Irak’ta büyümesi mercek altına alındığında kaynağın “ilahi” değil de “siyasi” olduğu söylenebilir.

Kesnizani “Ben hiçbir şey bilmiyorum.” manasına gelmektedir. “Hiçbir şeyi bilmeyen” ama devletin organlarına sızabilen bu örgütün geçmişine gidersek; yaklaşık 200 yıl önce Irak’ın Süleymaniye şehrine yerleştiği, orada İslam’ı tebliğde bulunduğu, kendi halinde dini bir grup olduğu biliniyor. Bu grubun varlığı Muhammed Kesnizani’nin başa gelmesiyle örgütsel bir yapı halini aldı.

Burada Muhammed Kesnizani'den sonra Kesnizani denilen dini grubu iki açıdan ele alabiliriz:

  • Kendi içinde dönüşümü,
  • Örgüt halini alarak devlet idaresini ele geçirmesi.

Kendi içinde dönüşümü

Dönüşüm İslamiyet kurallarının yanına Yahudilerin tılsım, büyü gibi Kabala öğretilerinin dahil etmesiyle başladı. Özellikle dini toplantılarında; bıçak gibi keskin nesnelerle şov yapmaları, cam parçalarını yemeleri, ateşle oynamaları, kendilerini şişlemeleri buna örnektir.

Örgütün kanlı ayinlerinden

Bu şovlardan zarar görmemeleri keramet şeklinde yorumlanan ritüeller hem “gerçeği göremeyen insanlar”ı örgüte bağladı hem de kitleleri peşinden sürükledi.

Öte taraftan örgütte dikkat çeken şeylerden biri de örgüt liderinin

  • Irak’ta “Sufi Tariqas Merkez Konseyi"ni ve "Uluslararası Sufizm ve Spiritüel Çalışmalar Merkezi"ni kurması,
  • "Kasnazn Ansiklopedisi" olarak bilinen sufizm içerikli ansiklopediyi ve başka birçok kitaplar yayınlamasıdır.

Meseleye “kuş bakışı” olarak baktığımızda, kendilerini “bilimin güçlü bir destekçisi” olarak gören bu örgütün bahsettiğimiz merkezleri ve daha bilinmeyenleri; okumuş, eğitim seviyeleri yüksek insanları kendilerine bağlamak için kurduğu söylenebilir. Nitekim Irak’ı ABD’ye teslim edenler, devletin sırrını ifşa edenler devletin üst kademelerindeki “bilen” insanlardı.

Kesnizani’lerin Saddam’ı devirme mücadelesi

Örgütün devleti ele geçirmeye çalışması da gözden kaçırılmayacak ikinci unsurdur. Amacı Irak’ı “Arap” dünyasının lider ülkesi yapmak, Basra Körfezi’nde hakimiyet kurmak ve bölgenin petrolleriyle “ülkenin hayat standartlarını daha da yükseltmek” olan Saddam Hüseyin’in etrafı, içeriden “Kürt” aşiretine mensup sözde şeyh Muhammed Kesnizani ve bağlıları tarafından sarılmıştı. Yıllarca devletin kadrolarına sızmak için uğraşan Kesnizaniler bunu başardılar. Çünkü Saddam’ın ilk eşi Sacide Hayrullah, kardeşleri Vatban ve Barzan, oğlu Uday, yardımcısı İbrahim İzzet El Duri, dönemin Genelkurmay Başkanı, Askeri İstihbarat Başkanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı gibi etrafındaki daha birçok kişi Muhammed Kesnizani’ye tabi olduklarını bildirmişlerdir.

Saddam Hüseyin ve ailesi

Ardından Kesnizaniler, Saddam’ın kitle imha silahları bulundurduğu iddiasını ortaya atan (Irak’ın Basra Körfezi’ne egemen olmasını istemediği ve bölge petrollerini kontrol altına almak için) ABD ve İngiltere’nin ve bölgede Bağdat’ı işgal edip genişlemek isteyen İsrail’in desteğini almıştır.

MOSSAD ve CIA, çıkar ilişkisi içerisinde olduğu Kesnizanilere para aktararak amaçladıkları bilgileri -Muhammed Kesnizani'nin oğlu Nehru vasıtasıyla- elde ediyordu. Devletin mahremiyetini örgüt vasıtasıyla para karşılığı CIA ve MOSSAD’a satan devlet kademesindeki örgüt üyeleri, ibret almak isteyenler için; kökleşmiş vatan sevgisi olmayan ve amaçsız bir “insan yığını”ndan başka bir şey değildir.

Muhammed Kesnizani'nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Nehru Kesnizani

Irak’ın düşmesinde askerlerin büyük payı var

Arap ve Kürtlerin tamamına yakını örgütün kuklası haline gelmiş Irak’ta, Saddam Hüseyin duruma müdahale etmekte gecikti. Oysa etkinliğinin artmaya başladığının farkında olduğu için örgüt lideri Muhammed Kesnizani'ye İçişleri Bakanlığı teklifinde bulunduğu 1980’li yıllarda harekete geçseydi Irak askerleri “tek kurşun atmadan” ülkeyi ABD’ye 2003’te kolaylıkla teslim etmezdi. Bunda ülkedeki askerlerin de payı var. Çünkü Muhammed Kesnizani’nin ABD ve İngiltere’nin işgali karşısında direnişe geçmemeleri talimatına ve El-Duri’nin evlerine dağılmaları emrine uyan askerler; tepeden gelen karara karşı koymamış, inisiyatif alıp mücadele etmemişlerdir. Muhammed Kesnizani böylece istediği hedefine ulaşmıştı; çünkü kendisine sorgusuzca boyun eğip birer figür haline gelen askerler yeni kurulacak “özgür” Irak’ta sorun olmaktan çıkmıştır.

Örgüte dayanan yeni bir askeri yapılanma

Örgüt lideri Muhammed Kesnizani, yeni kurulan hükümetin kadrolarına binlerce üyesini doldurmakla kalmamış, Saddam’ın iktidar olduğu dönemdeki silahlı güçlerin karşısında bir seçenek olarak kurduğu “El-Difa El-Medeni”ye, örgütün eski askerlerden oluşan üyelerini yerleştirmiştir. Devletin önde gelen isimlerinden Talabani ve Barzani’nin de destek vermesiyle Irak’taki paralel devlet yapılanması tescillenmiş oldu. 

Ordunun silahları dağıtılınca her yer mayın tarlasına döndü

ABD’nin işgali sonrası ordunun dağılması ve yönetimde boşluğun meydana gelmesi yeni bir problem ortaya çıkarmıştır. Dağılan ordunun silahları aşiretlere verildi ve ülkedeki yönetim boşluğundan kaynaklanan denetimlerin de zayıflamasıyla aşiretlerin silahlanmasında artış yaşandı. Buna bağlı olarak halkın güvenlik endişeleri arttı ve yasa dışı bireysel silahlanma yoluna da gidildi. Kimsenin kimseye güvenmediği ve bir kaosun yaşandığı Irak’ta her yer mayın tarlasına döndü.

Örgütün yönlendirmesine uyanlar bin pişman

Diğer taraftan ABD ve İngiltere’nin “özgürlük” vaadine ve örgütün o zamanlardaki gücüne aldanarak Saddam’ın heykelini yıkan Iraklıların okuyamadığı bir mesele var ki o da pişmanlıkları beraberinde getirmiştir. Devletin başındaki Saddam Hüseyin’den memnun olmadıkları için onu devirmek istediler ve ABD-İngiltere-İsrail’in bir maşası olan örgütün galeyanına gelip aslında devletin düzenini sarstılar ve işgalden yıllar sonra bile sürekli duyduğumuz; patlayan bombalar, kadın- erkek, genç-yaşlı demeden işkenceye uğrayan ve öldürülen insanların oluşturduğu acı manzaranın sorumlusu oldular. Sonuç olarak milyonlarca Irak vatandaşı kaş yapmak isterken gözlerinden oldu.

parçalı bulutlu