08.08.2020, 18:45

Çok fazla güce sahipsiniz

Küresel teknoloji pazarının dev şirketleri ABD’li Amazon, Facebook, Google ve Apple’ın CEO’ları ABD pazarındaki tekelleşme ve tekelleşmeye ilişkin ithamlarla ilgili olarak 29 Temmuz’da ABD Kongresi’ne ifade verdiler.
Kongre Komisyonu'nun Başkanı Demokrat David Cicilline konuşmasında tarihsel örneklere de değinerek Amerikan demokrasisinin her zaman tekel (monopol) gücü ile “savaşta” olduğunu söyledi. Bu bağlamda Cicilline’ye göre ABD, geçmişten bu yana özel şirketlerin Amerikan ekonomisini ve demokrasisini kontrol etmemesi için harekete geçti. Bu ifadeden anlaşılacağı üzere, ABD’li dijital devlerin senato karşısında ifadelerinin alınması da aynı kapsamda görülüyor. Konuya ilişkin kişisel değerlendirmem, bu ifade sürecinin kendisi ve bunun kamuya açık şekilde yapılması, hem özgüven göstergesi hem de üstü kapalı bir meydan okuma. Netice itibariyle, takdire değer bir süreç olduğunu da belirtmek isterim.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg teknoloji sektörünü “bir Amerikan başarı öyküsü” olarak nitelendirse de Cicilline’ye göre bu dört dev çok fazla güce sahip ve bu güç, rekabet, yaratıcılık ve yenilik biçimlerini ortadan kaldırıyor.
Amerikan Kongresi’nin bir “mücadele” içerisinde ya da görüntüsünde bulunduğu ABD’li şirketlerin gücünün kaynağı nedir? Cumhuriyetçi Jim Sensenbrenner’ın da açıkça belirttiği üzere teknoloji pazarı veriye (dataya) dayalıdır; pazar, veriye sahip olanlar tarafından yönetilmektedir. Dolayısıyla “verileri kontrol eden pazarı kontrol eder."
Sahip oldukları veri, teknoloji devlerine doğrudan doğruya ABD’yi etkileme olanağı sunarken bu durum yeni soruların sorulmasını da gerekli kılıyor.

Sensenbrenner’ın ifadesi doğrultusunda soruları şu şekilde sıralayabiliriz:
“(1) Verilerin sahibi kim?
(2) Şirketlerin bunu (verileri) müşterileriyle veya rakipleriyle paylaşmasının sorumluluğu nedir?
(3) Bu verilerin adil piyasa değeri nedir?
(4) Bu verilerin elde edilmesinde tekelci bir şey var mı?
(5) Peki bu verilerin para haline getirilmesine (parasallaştırılmasına) ne dersiniz?”
Bu çok önemli soruların cevapları ne ABD ne de küresel pazar için net değildir. Bu belirsizlik hali Amazon CEO’su Jeff Bezos’un ifadelerinde de net bir biçimde gözlendi. Nitekim Demokrat Pramila Jayapal Bezos’a Amazon’un kararlarını alırken satıcıların verilerine erişip erişmediğini sormasının ardından Bezos bu soruya evet yada hayır olarak cevap veremeyeceğini söyledi. Bu doğrultuda Bezos satıcılara ait verileri kullanmamaya yönelik bir politikaları olsa da söz konusu politikanın hiçbir zaman ihlal edilmediğini garanti edemeyeceğini ifade etti.

Demokrat Val Demings, Google’ın davranışsal reklam sattığını belirterek Google CEO’su Sundar Pichai’ye toplanan kullanıcı verisinin miktarı arttıkça şirketin daha çok gelir elde edip etmediğini sordu. Pichai ise genel olarak bunun doğru olmadığını iddia etti. Pichai’ye göre Google tarafından toplanan verilerin çoğu kullanıcılara yardımcı olmakta ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaktadır.
Son yıllarda AB’nin Google, Apple, Facebook gibi şirketleri çoğunlukla rekabete aykırı hareket etme yönündeki politika ve tavırlarından ötürü bir takım yaptırımlara tabi tutmasını unutmamak gerekir. Aklımızda tutmamız gereken, artık hepimizin hayatının ve hatta iş süreçlerinin parçası haline gelen bu şirketlerin temel önceliklerinin kendi çıkarları olduğu ve kendi ülkeleri için bile endişe verici güce ulaştıkları gerçeğini.
Veriye ilişkin yukarıdaki soruların cevaplarının net hale gelmesi ABD dışındaki ülkelerin ve farklı ülke vatandaşlarının çıkarları bakımından da son derece kıymetlidir. Teknoloji devlerinin ana ülkesi ABD’de bizzat CEO’lara yöneltilen bu soruların, an itibariyle sadece bir pazar olan ülkemizde de sorulur hale gelmesi ise önemli bir gereklilik.

Veri işlendiğinde bilgidir. Bilgi paradır, güçtür. Miktarca çok, çeşitli ve nitelikli bilgi ise büyük güçtür yani iktidardır. An itibariyle ABD’li dijital teknoloji devlerinin gücü, ABD senatörlerini bile endişelendirdir boyuttayken, bizlerin kayıtsız ve sessiz kalması tarihi açıdan da ağır mesuliyetidir. İç siyaset bağlamında değil, ulusal pazar, ulusal güvenlik, vatandaşını farkında olmadığı tehlikeden koruma yükümlülüğü bağlamında rasyonel ve akademik zeminde çok daha fazla tartışmaya ve sorgulamaya ihtiyacımız var.

23°
hafif yağmur