Emekli Tuğgeneral Erenel: "Ermenistan'ın içinde Rusya'nın ciddi güçleri var"

Emekli Tuğgeneral ve İstinye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fahri Erenel SavunmaTR ekibine özel açıklamalarda bulundu.

15 Ekim 2020, 18:14 Yazar
Emekli Tuğgeneral Erenel: "Ermenistan'ın içinde Rusya'nın ciddi güçleri var"

Temmuz ayında Ermenistan güçlerinin Azerbaycan’ın Tovuz şehrine saldırıda bulunması ile başlayan ve 4 Azerbaycan askerinin şehit düşmesi ile alevlenen çatışmalarda, Azerbaycan birçok köyü işgalden kurtardı. Çatışmalar Tovuz bölgesinde alevlenmesine rağmen, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilimin esas sebebi Dağlık Karabağ. Emekli Tuğgeneral ve İstinye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fahri Erenel, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Karabağ, Ermenistan ve Azerbaycan'ın nasıl gerilim bölgesi haline geldiğini ve ABD'nin bu çatışmalardan ne gibi çıkarı olduğunu anlattı.

Ermenistan-Azerbaycan çatışması neden çıktı? Çatışmaların merkezi Tovuz nerede ve neden Tovuz? İşte tüm detayları ile Azerbaycan - Ermenistan çatışması...

Emekli Tuğgeneral Doç Dr Fahri Erenel'den Dağlık Karabağ yorumu: "Stalin'in projesi devam ettiriliyor"

Emekli Tuğgeneral Erenel, "Dağlık Karabağ, Sovyetler Birliği döneminden beri son derece önemli bir bölge. Özellikle Stalin döneminde “böl, parçala ve yönet” stratejisi nedeniyle aynı temele dayanan, aynı ırktan olan veya aynı etnik gruptan olan ülkelerin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri birliği içinde bütünlüğü sağladıkları takdirde, Sovyetler Birliği ile tehdit olacaklarını bildiği için genelde ülkeleri küçük parçalara bölerek yönetmeyi tercih etmişlerdir." dedi.

Erenel, "Esasında bugün Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu projesi ile yapmak istediği budur. Örneğin Suriye’yi üçe bölmek, Irak’ı üçe bölmek gibi. Çünkü bu üçe bölündüğü zaman, bir bütünün küçük parçaları, bütün kadar etkin olamazlar. O yüzden özellikle Stalin döneminde, bu bölgeler örneğin Nahçıvan ile Azerbaycan’ın birleşmesini engelleyecek şekilde, Dağlık Karabağ bölgesini, nüfusu Ermeniler ile değiştirerek, Dağlık Karabağ’ın Rusya alt yapısını oluşturmuş. Ama bir taraftanda şunu demiştir: ‘Evet burası 1828-1829 Türkmence anlaşması gereğince (İran ile yapılan), Türkiye bunu 1829 Osmanlı Edirne anlaşması ile onaylıyor. Diyor ki, Dağlık Karabağ Azerbaycan’ındır. Bugüne kadar Rusya’da dahil Sovyetler Birliği’nden sonra, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a ait olduğu konusunda, farklı bir şey söylemiyorlar. Bu böyle olmakla birlikte bir yandan da demokratik yapıyı değiştirerek Nahçıvan ile Azerbaycan’ın birleşmesini engel olacak şekilde araya bir kama sokuyorlar. Dolayısı ile bu, Azerbaycan zaten İran’ın kuzeyinde Güney Azerbaycan var. Nahçıvan, Azerbaycan ve Güney Azerbaycan bunu yaptığınızda bir petrolü olan bir Azerbaycan’dan söz ediyoruz doğalgaz zengini..Bütün bunları koyduğunuzda Azerbaycan’ın Türkiye ile de birleşerek iş birliği artacak. Rusya karşısına çok büyük bir güç olarak bunlar çıkacak. Bu bölgede bunlar büyük bir güç olursa, o zaman zaten Kafkaslar, özellikle Kuzey Kafkasya, bu bölgeler Rusya’nın elinden zaman içinde, halk ayaklanmalarıyla da, daha önce de oldu Çeçenistan ve diğer örneklerde var, elinden çıkacak. O yüzden bu bölgeyi arka bahçesi olarak görüyor. Bu bölge kendi kontrolünde kaldığı takdirde, Rusya’nın bütünlüğünün sağlanabileceği ve Kafkasya’da kontrölü elinde bulundarabileceği düşünülüyor. "şeklinde yorumladı.

Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel, Rusya’nın her zamanki stratejisinin bu olduğunu söylüyor ve ekliyor; "Gittiği bölgelerde etkisini artırmak için, kendisinin çözebileceği ve kendisine danışılabilecek bir sorun yumağı bırakabilmektir. İşte Kafkaslar’da da bıraktığı, evet diyor ki 1828 Türkmen antlaşması ile, burası bu toprakların Azerbaycan’a ait olduğunu kabul ediyorum diyor. Kabul ettiği tarihte, o topraklarda yüzde 65 Azerbaycan Türkleri var orada yaşıyor. Yüzde 34e yakın Ermeni nüfusu var. Ama ondan 10 yıl sonra başlayarak nüfusu tam tersine çeviyor. İran’dan birçok Ermeni nüfus getiriyor ve buraya Ermeni toprağı diye propagandasını yapıyor. ‘Dağlık Karabağ öz ve öz sizin vatanınızdır buraya gelin’ diye propagandasını yapıyor, baskı kurmaya başlıyor. Taşnak komitesi de devreye giriyor ve buraya topluyorlar. Tam tersi bu seferde Türkler üzerine baskı kurmaya başlıyorlar ve Türkler, bölgelerden Ermeni nüfusu arttıkça, Azerbaycan doğru gitmeye başlıyor. Bu süreç tabi daha sonra Dağlık Karabağ’ın kendine ait özerk bir cumhuriyet ilan etme çabaları var, Ermenistan ile birleşme çabaları var. Bütün bu süreçler için en son, 90lı yılların başları ile birlikte, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı, Rusya’nın da desteğiyle işgaliyle başlayan ve bugüne kadar gelen yaklaşık 30 yıllık bir süreç var." şeklinde yorumladı.

Erenel: “Rusya bu sorunun çözülmesini istemez”

Azerbaycan - Ermenistan arasındaki bu gerilim, Rusya’nın Sovyet Birliği döneminden bu yana devam eden bir problem. Erenel'e göre Rusya, Azerbaycan-Ermenistan probleminin çözülmesini asla ve asla istemiyor. Bunun en güzel örneği de 'Minsk' grubu olduğunu söylüyor. 

Minsk grubunda kimler var? Minsk grubu, bölgede çözüm getirir mi?

Minsk Grubu, Azerbaycan ve Ermenistan’ın taraf olduğu Dağlık Karabağ sorununa çözüm üretmek için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT/OSCE) çerçevesinde oluşturulan bir müzakere ekibidir. Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Almanya, İtalya, İsveç, Finlandiya ve Belarus’un daimi üye olduğu Minsk Grubu'nun eş başkanlığını Fransa, Rusya ve ABD yürütmekte. 

Rusya'nın da ‘Minsk’ grubunda olduğunu hatırlatan Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel, "ABD, Fransa'da bu grubun içinde var. Bu sorunun çözümü için kurulmuş devletler. Baktığımız zaman topraklar konusunda göçmenlerin yerine getirilmesi gibi sorunların barışçıl yollar ile çözümü. Ama kurulduğu günden beri hiçbir şey yapmıyor. Afrika’da Cezayir gibi milyonlar insanı katleden, Afrika ülkelerini bağımsız ilan eden ancak, ülkelerini sömürmeye devam eden, merkez bankalarından Afrika ülkelerinin paralarını kendi ülkesinde gasp ederek çalıştıran, onlara para birimini frank eski para birimi olarak adlandırılan, Fransa’dan habersiz hiçbir şey yapmalarını engelleye bir Fransa, diğer tarafta, kendisine ait olmayan Suriye toprağını, bir imzaya şov yaparak İsrail’e veren, bir çok hakkında Birleşmiş Milletler kararı olup engel olmayıp, onu destekleyen Amerika. Öbür tarafta, en ufacık kendine karşı çıkması ile birlikte Kırım’ı işgal eden, Ukrayna’yı hareketlendiren, en son Belarus’a el koymaya çalışan, Gürcistan’a giren bir Rusya’dan  bahsediyoruz. Geçmişleri bu kadar sabıkalı bu devletin, Minsk grubunda barış gibi çok önemli bir kavramı ön plana alarak, böyle bir girişimde bulunmaları da beklenemezdi zaten. O yüzden de, Minsk grubu bugüne kadar sadece havanda su dövmüştür. Bugün ulaşılan seviyenin sonucu Minsk grubudur esasında. Minsk grubu birçok girişimleri de engellemiştir bu kapsamda. Onlarında işine geliyor bu. Minsk grubunun geçmişi son derece karanlık kendi menfaatleri uğruna her türlü haksızlığı yapmaktan çekinmeyen, kendisine ait olmayan toprakları işgal ederek, uyarılara ve uluslararası örgütlere rağmen (kendisinin de imza attığı örgütler), onları asla ve asla dinlemeyen ve kendilerinin güvenlik konseyinde derhal bu bölgelerden çıkmaları yönünde güvenlik konseyinde aldıkları kararlara uymayan ülkelerden bahsediyoruz." dedi.

Emekli Tuğgeneral Erenel’den ‘İsrail – Filistin’ örneği

İsrail örneğini hatırlatan Doç Dr Fahri Erenel, "BM’nin kararı var. Filisten’e ait topraklardan Golan’dan çıkmıyor. Tam tersine Amerika’da buna çık diyor. Ancak arkasından Trump geliyor “Golan tepeleri İsrail’indir” diye şov yaparak, sanki bir tapu memuru gibi bunu oraya veriyor." diyerek konuyu Rusya ile bağdaştırdı.

Erenel sözlerine şu şekilde devam etti; "Diğer taraftan Rusya’ya bakıyoruz. Rusya geliyor “sen bana böyle yaparsan, ben de Kırım’ı işgal ederim” diyor. Arkasından Ermenistan’ın da Birleşmiş Milletler kararı var; “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ındır çık buradan” diyor, buna Rusya’da güvenlik konseyi olarak evet diyor. Ama diğer taraftan da, Stalin’in ‘böl,yönet, parçala’ politikasının uygulamasına, Ermenistan’ın yaptıklarına ses çıkarmıyor. Bu bölgede Ermenistan’ın içinde, Rusya’nın ciddi güçleri var. Yaklaşık 7000-8000 civarında belki daha fazla asker, gözetleme sistemleri ve bu bölgede bulunan silah sistemlerinde teknolojik olarak daha ileri. Kafkasya’nın güneyine çok çok önem veriyor. Buradaki bir kargaşayı etkileyemezsem, bütün Kafkasya’ya yayılır endişesi var. Buradan da Rusya’ya Moskova’nın içlerine doğru gider. Şu anda Belarus ile uğraşıyorum birde bu taraflar ile uğraşmayayım diyor. O yüzden, burada bu son olayda Ermenistan Nikol Paşinyan ile birlikte batı yanlısı bir politika izlemeye başladı. Yaklaşık 2 yıldır Rusya ciddi rahatsız bu durumdan. Paşinyan’a birçok sert ifadelerde bulundu. Putin geçtiğimiz günlerde telefonuna çıkmadı, benim işim var dedi Paşinyan’a karşı. Bu resmen Rus medyasına Rus Dışişleri Bakanlığı tarafından bilgi olarak da verildi. Paşinyan, git dedi senin ilişki kurduğun ülkelerden destek iste dedi."

ABD - Çin - Rusya üçgeninde 'Azerbaycan - Ermenistan' çatışması 

Ermenistan temmuz ayında Azerbaycan’ın kuzeyinde, hiç anlaşmazlıkla ilgisi olmayan ve Azerbaycan’ın öz topraklarına Tovuz’a saldırdı. Doç. Dr. Fahri Erenel, burada Azerbaycan’ın, dünya kamuoyunun tepkisini ölçmeye çalıştığını ve TANAP, Çin’den başlayıp Türkiye üzerinden 'tek yol tek kuşak', Türkiye – Gürcistan - Azerbaycan demiryolu hattı hepsinin geçtiği stratejik bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Tovuz' füze saldırısında bulunulmasını değerlendiren Erenel, "Ermenistan, tepki ne olacak dedi onu tarttı. Dünya kamuoyu 2,3 kınama dışında hiç kimse sesini çıkartmadı. Rusya dinleme tesisleri, istihbaratı ile Ermenilerin her hareketinden haberdar. Batı ülkelerinin talimatı ile yaptığını da biliyor. Ermenistan’a bunu kim yaptırabilir? ABD. Çünkü Çin’in ‘tek yol – tek kuşak’ ile irtibatını buradan geçtiği için bunu kesmek ABD- Çin ilişkileri açısından çok önemli. Diğeri buradan giden petrol, demiryolu bağlantıları, Çin’den gelen demir ipek yolu projesinin de ayağı. Tovuz bölgesi dediğimiz zaman Amerika’yı dikkate almadan, Tovuz’a neden saldırı yapıldı asla ifade edemeyiz." dedi.

Tovuz ve Azerbaycan köylerine saldırının arka planı 

Erenel, Tovuz ve Azerbaycan köylerine saldırının arkasındaki nedenleri de anlattı. "Ermenistan belli bir süre geçtikten sonra esas sorunu olan bölgede saldırılarını başlattı. Tovuz’da baktı Rusya’dan ses çıkmadı. ABD dedi ki, birde bu tarafta bakalım bunu deneyelim. Fransa, Amerika veya İran’da olabilir. Bunun üzerine ciddi bir güç kapasitesi yapmadan herhangi bir durumda kendisini destekleyeceklerini zannederek Azerbaycan ile böyle bir saldırıya geçti. Tabi saldırıya geçmeden daha öncede esasında Dağlık Karabağ’ın dışında 7 ili de işgal etti. Bunlar Dağlık Karabağ’ın da dışında. Buraları işgal etmesinin temel nedeni de Dağlık Karabağ müzakerelerinde, 7 ili elinde koz olarak kullanmaktı. Azerbaycan’ın öz toprağı olan bu toprakların bir kısmını ‘senin için madem önemli Dağlık Karabağ’ı şu şartlar ile kabul et. Bende sana 7 ili veriyim’ demekti. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dedi ki Ermenistan’a; “5 ili derhal geri verin 2'sinide daha sonra dedi." şeklinde yorumladı.

20°
parçalı bulutlu