banner23

banner26

banner24

banner25

Dünya kamuoyundan İsrail terörizmine tepkiler büyüyor, bazı batılı ülkelerin iki yüzlülüğü ise yine dikkatlerden kaçmadı…

Ramazan ayının başından beridir Filistinlilere ve hanelerine tacizde bulunan terör devleti İsrail’e yönelik tepkiler giderek artıyor. Orta Doğu ve İslam dünyasından birçok ülke saldırıları kınadı. Bazı Avrupa ülkeleri ve AB’nin iki yüzlü tavrı ise yine şaşırtmadı.

GÜNDEM 09.05.2021, 03:08
Dünya kamuoyundan İsrail terörizmine tepkiler büyüyor, bazı batılı ülkelerin iki yüzlülüğü ise yine dikkatlerden kaçmadı…
banner34

Ramazan ayının başından beridir etkin bir biçimde Filistinli vatandaşların evlerine baskınlar düzenleyen, ibadet etmek için Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal mekanlarından biri olan Mescid-i Aksa’da toplanan Müslümanlara saldıran terör devleti İsrail’e dünya kamuoyundan tepkiler ve kınamalar geldi.

Mevzu bahis kendi vatandaşları yahut menfaatleri olunca dünyayı ayağa kaldıran bazı batılı ülke ve organizasyonların, on yıllardır olduğu gibi bu son süreçte de İsrail barbarlığına yönelik takındıkları iki yüzlü tavır yine şaşırtmadı. Bunun yanı sıra, bazı Orta Doğu ve İslam ülkeleri ise saldırıları en sert şekilde kınadılar.

KATAR

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ülkesinin, "İsrail güçlerinin Filistinlilere yönelik saldırılarını durduracak her türlü rolü oynamaya hazır" olduğunu belirtti. Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, Temim, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı telefonla arayarak, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da yaşananlarla ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Ülkesinin, Kudüs'te varoluş mücadelesi veren ve haklarını geri kazanmak için çalışan Filistin halkının yanında olduğunu vurgulayan Şeyh Temim, "Katar, İsrail'in saldırılarını durduracak ve Filistin halkına yönelik zulmü sonlandıracak her türlü rolü oynamaya hazırdır." ifadesini kullandı.

Şeyh Temim ayrıca, Filistinlilerin birlik olmasının ve bu saldırılara karşı koymak için ulusal birlik hükümetinin kurulmasının önemine işaret etti.

Filistin Devlet Başkanı Abbas ise Kudüs'te yaşanan son gelişmelere dair Temim'e bilgi verdi ve ulusal birliğin sağlanması konusunda onunla aynı görüşü paylaştığını dile getirdi.

İşgal altındaki Doğu Kudüs, Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinlilere zorunlu göç tehdidi nedeniyle gergin günlere sahne oluyor. İsrail polisinin Mescid-i Aksa'daki saldırıları da kutsal kentteki gerilimi artırıyor.

ÜRDÜN

Ürdün ve Filistin, uluslararası toplumu, Mescid-i Aksa'daki ihlallerini durdurması için İsrail'e baskı yapmaya çağırdı. Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Es-Safedi ve Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki telefonda görüştü.

İkili görüşmede bakanlar, "işgal altındaki Doğu Kudüs'te artan tehlikeli gerginlikten işgalci İsrail yönetiminin sorumlu olduğunu" belirtti.

Ürdün ve Filistin Dışişleri Bakanları, "Kudüs'ün kırmızı çizgi olduğunu" ifade ederken "İsrail saldırılarının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğuna" işaret etti.

Uluslararası toplumu, artan ihlallerini durdurması için İsrail'e baskı yapmaya çağıran Safedi ve Maliki, Arap dışişleri bakanlarının Kudüs'teki durumu görüşmek üzere gelecek hafta düzenleyeceği olağanüstü toplantı için hazırlık yapıldığına işaret etti.

İşgal altındaki Doğu Kudüs, Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinlilere zorunlu göç tehdidi nedeniyle gergin günlere sahne oluyor. Ayrıca İsrail polisinin Mescid-i Aksa’daki saldırıları da kutsal kentteki gerilimi artırdı.

İsrail polisi, cuma akşamı teravih namazı sırasında Mescid-i Aksa'daki cemaate ses bombaları ve plastik mermiyle müdahale etmişti. Filistin Kızılayı, İsrail polisinin müdahalesi nedeniyle 205 Filistinlinin yaralandığını açıklamıştı.

Arap Birliği, Filistin'in talebi üzerine pazartesi olağanüstü toplanarak İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik saldırılarını görüşmeyi kararlaştırmıştı.

İSVEÇ

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Kudüs'teki şiddet olaylarından endişe duyduklarını belirtti. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Twitter hesabından, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'da ve Kudüs'ün diğer bölgelerinde Filistinlilere yönelik şiddet kullanmasına ilişkin açıklama yaptı.

"Kudüs'teki son şiddet olaylarından endişeleniyoruz. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından açıkça aktarılan endişeleri paylaşıyorum" ifadelerini kullanan Linde, ABD Dışişleri Bakanlığının konuyla ilgili açıklamasını da paylaştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "ABD, Harem-i Şerif ve Şeyh Cerrah bölgesi dahil Kudüs'te tarafların karşı karşıya geldiği ve çok sayıda kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylardan dolayı oldukça endişelidir. Şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz, fakat özellikle ramazanın son günlerine girilirken bu şekilde kan dökülmesi rahatsız edicidir. Buna, cuma günü İsrail askerlerine yapılan saldırı ve buna mukabil Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılar dahildir ve bunları kesin bir şekilde kınıyoruz." ifadelerine yer verilmişti.

Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, dün akşam İsrail güçlerinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ve Şeyh el-Cerrah mahallesinde Filistinlilere yönelik saldırılarında 205 Filistinlinin yaralandığı, bunlardan 88'inin Kudüs'teki hastanelere kaldırıldığı belirtilmişti.

RUSYA

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinli sivillere yönelik saldırısını sert şekilde kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde Doğu Kudüs'teki durumun kötüleştiğine dikkat çekilerek burada bulunan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşanan olaylar hatırlatıldı.

Rusya'nın söz konusu durumdan "derin" endişe duyduğu kaydedilen açıklamada, "Buradaki sivil halka yönelik saldırıları sert şekilde kınıyoruz. Tüm tarafları şiddetin tırmanışına yol açan herhangi bir adımdan kaçınmaya çağırıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Rusya'nın, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin kararlarında yer alan ilkeli ve tutarlı pozisyonunu doğruluyoruz. Buna göre, Doğu Kudüs dahil, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail tarafından yerleşimlerin oluşturulması ve burada bulunan arazi ve mülklerin kamulaştırılmasının yasal dayanağı yok. Bu tür eylemler, uluslararası hukuka aykırı ve Filistin ile İsrail devletlerinin 1967 sınırlarına göre kurulması çerçevesinde meselenin barış yoluyla çözülmesini engelliyor."


PAKİSTAN

Pakistan, "İsrail işgal güçlerinin" Mescid-i Aksa’da ibadet edenlere yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, özellikle kutlu ramazan ayında düzenlenen bu tür saldırıların, tüm insani normlara ve insan hakları hukukuna karşı olduğu vurgulanarak İslamabad yönetiminin, "İsrail işgal güçlerince Mescid-i Aksa'da ibadet edenlere yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, "Yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua ediyoruz. Filistin davasına olan kararlı desteğimizi yineliyoruz ve bir kez daha uluslararası toplumu Filistin halkını korumak için hemen harekete geçmeye çağırıyoruz." denildi.

Bölgede kalıcı barış için ilgili Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) kararlarıyla uygun, iki devletli çözüme olan ihtiyacın altı çizilen açıklamada, bunun 1967 öncesi sınırlarda, başkenti Kudüs olan yaşayabilir ve bağımsız Filistin Devleti ile birlikte olması gerektiği kaydedildi.

ABD

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Kudüs'ün Şeyh Cerrah ve Silvan mahallelerindeki Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılmasından derin endişe duyduklarını belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price tarafından, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'da ve Kudüs'ün diğer bölgelerinde Filistinlilere yönelik şiddet kullanmasına ilişkin bir açıklama yapıldı.

Kudüs'teki şiddet kullanımı konusunda İsrail polisinin doğrudan kınanmadığı açıklamada, artan şiddetin sona ermesi konusunda hem İsrail hem de Filistin tarafına "sükunet" çağrısında bulunulması dikkati çekti.

Açıklamada, "ABD, Harem-i Şerif ve Şeyh Cerrah bölgesi dahil Kudüs'te tarafların karşı karşıya geldiği ve çok sayıda kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylardan dolayı oldukça endişelidir. Şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz, fakat özellikle ramazanın son günlerine girilirken bu şekilde kan dökülmesi rahatsız edicidir. Buna, cuma günü İsrail askerlerine yapılan saldırı ve buna mukabil Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılar dahildir ve bunları kesin bir şekilde kınıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Şiddetin sona ermesi için hem İsrail hem de Filistinli yetkililere çağrı yapılan açıklamada, tüm tarafların provokatif eylem ve söylemlerden kaçınması gerektiği kaydedildi.

Harem-i Şerif'in tarihi statüsünün, hem sözde hem de uygulamada korunmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, "İlgili liderler tüm şiddet eylemlerini reddetmeli, tüm Kudüs sakinlerinin güvenliği sağlanmalı ve tüm failler sorumlu tutulmalıdır." ifadelerine yer verildi.

Şeyh Cerrah konusunda İsrail tarafına uyarı

ABD'nin bölgede gerginliği artıracak tek taraflı adımları desteklemediği vurgulanan açıklamada, şu değerlendirme yapıldı:

"Çoğu, nesillerdir orada yaşayan Kudüs'ün Şeyh Cerrah ve Silvan mahallelerindeki Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılması durumundan dolayı da derin şekilde endişeliyiz. Yetkililere, Şeyh Cerrah mahallesi sakinlerine şefkat ve saygı ile davranma, bu karmaşık tarihi davaları kendi bütünlüğü içinde ele alma ve gerçek insanların hayatını nasıl etkilediğini değerlendirme çağrısı yapıyoruz."

Ayrıca Batı Şeria'da devam eden ev boşaltma, yeni yerleşim yerleri inşası veya yıkımı ve terör eylemlerinin, bölgede barışı zora soktuğu belirtilen açıklamada, ABD'nin hem İsrailli hem de Filistinli yetkililerle yakın temas halinde olduğu ifade edildi.

Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, dün akşam İsrail güçlerinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ve Şeyh el-Cerrah mahallesinde Filistinlilere yönelik saldırılarında 205 Filistinlinin yaralandığı, bunlardan 88'inin Kudüs'teki hastanelere kaldırıldığı ifade edilmişti.

ARAP BİRLİĞİ

Arap Birliği, Filistin'in talebi üzerine pazartesi olağanüstü toplanarak İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik saldırılarını görüşecek. Mısır hükümetine bağlı "Ahbar el-Yevm" gazetesinin haberine göre, Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Hüsam Zeki, toplantının daimi üyeler nezdinde Katar başkanlığında Kahire'de toplanacağını söyledi.

Zeki açıklamasında, toplantıda İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki saldırı ve ihlallerinin ele alınacağını ifade ederek, Mescid-i Aksa başta olmak üzere İslami mukaddesata karşı işlediği suçların masaya yatırılacağını belirtti.

Toplantıda ayrıca, İsrail'in Mescid-i Aksa'da namaz kılanlara müdahalesi ve Şeyh Cerrah Mahallesi başta olmak üzere işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilerin yerleşim yerlerinin gasbedilmesinin de görüşüleceği bildirildi.

İşgal altındaki Doğu Kudüs, Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinlilere zorunlu göç tehdidi nedeniyle gergin günlere sahne oldu. Ayrıca İsrail polisinin Mescid-i Aksa’daki saldırıları da kutsal kentteki gerilimi artırdı.

DÜNYA MÜSLÜMAN ALİMLER BİRLİĞİ

Dünya Müslüman Alimler Birliği, İsrail'in Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarını durdurmak için Filistin içinden ve dışından tüm İslam ümmetine halk ve resmi düzeyde ayaklanma çağrısında bulundu. Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ahmed er-Reysuni ve Genel Sekreteri Ali Muhyiddin el-Karadaği'nin imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik artırdığı şiddet olayları ve Aksa'da ibadet edenlere kurşun ve göz yaşartıcı bombayla saldırılarının büyük bir endişeyle takip edildiği vurgulandı.

Açıklamada, Arap ve İslam dünyasının liderleri, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Birliği ve tüm ilgili tarafların, İsrail'in kutsallara yönelik saldırılarını durdurmak için gerekli etkili ve kararlı tedbirleri almak amacıyla ciddi çalışmalarının zorunlu olduğu kaydedildi.      

Birliğin açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:

"Birlik olarak, Kudüs halkının kutsal Mescid-i Aksa'ya ve Şeyh Cerrah Mahallesi sakinlerine yönelik İsrail saldırılarına karşı kararlı duruşunu selamlıyoruz ve bu kararlı duruşu desteklemek için Filistin içinden ve dışından halk ve resmi düzeyde ayaklanma çağrısında bulunuyoruz."

Açıklamada, Arap ve İslam ülkelerinden, İsrail'in saldırılarını kınamayla yetinmeyip fiili adımlar atmaları istendi.

İKİ YÜZLÜ AB

Avrupa Birliği, işgal altında bulunan Doğu Kudüs'teki olaylarla ilgili, "Harem-i Şerif'te kışkırtıcı eylemlerden kaçınılması ve statükoya saygı duyulması gerektiğini" bildirdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in ofisinden yapılan açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria ve özellikle Doğu Kudüs'te gerginlik ve şiddet olaylarının tehlikeli şekilde tırmandığı hatırlatıldı.

Harem-i Şerif'te dün gece meydana gelen olaylarda birçok kişinin yaralandığı belirtilen açıklamada, "Şiddet ve tahrik kabul edilemez. Tüm taraflardaki faillerden hesap sorulmalıdır." ifadesi yer aldı.

AB'nin Kudüs'teki gerginliğin düşürülmesi için yetkili makamları acilen harekete geçme çağrısına yer verilen açıklamada, "Harem-i Şerif çevresinde tahrik edici eylemlerden kaçınılmalı ve statükoya saygı gösterilmelidir." denildi.

Açıklamada, tüm taraflardaki siyasi, dini liderlerle topluluk önderlerinin itidal ve sorumluluk göstermesi, durumu sakinleştirmek için her çabayı sergilemesi istenerek "Şeyh Cerrah'ta ve Doğu Kudüs'ün diğer bölgelerinde Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılmasıyla ilgili durum da ayrıca endişe vericidir. Bu tür eylemler uluslararası insani hukukta yasa dışıdır ve sahada gerilimi körüklemekten başka bir işe yaramaz." değerlendirmesi yapıldı.

Kaynak: AA
17°
parçalı az bulutlu