"Türk Savunma Sanayii ürünleri, Azerbaycan ordusuna taktik üstünlük sağlıyor"

Kafkasya Uzmanı Azerbaycanlı gazeteci Ceyhun Aşirov Azerbaycan-Ermenistan arasındaki savaşın perde arkasını ve merak edilenleri SavunmaTR’ye anlattı.

GÜNDEM 02.11.2020, 16:35
"Türk Savunma Sanayii ürünleri, Azerbaycan ordusuna taktik üstünlük sağlıyor"

Savaşın sürdüğü bölgeden son dakika gelişmelerini aktararak uluslararası kamuoyunu aydınlatan ve konu ile ilgili dünya basınının dikkatini çeken Azerbaycan ve Kafkasya uzmanı gazeteci Ceyhun Aşirov, Azerbaycan-Ermenistan savaşını her yönü ile SavunmaTR’ye değerlendirdi.

“Ermenistan güçleri cephede diz çökmüşse bunun ana sebebi Azerbaycan ordusunun fedakârlığı ve Türk SİHA/İHA’ların sahadaki performasıdır.”

Gazeteci Ceyhun Aşirov Türk Savunma Sanayii ürünlerinin Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarını geri alma mücadelesinde ve Ermenistan’ın saldırgan tutumuna karşı koyma stratejisi doğrultusunda savaşın seyrini değiştirdiğini ifade etti.

Dağlık Karabağ bölgesi son derece dağlık ve zor bir coğrafyadır. Şehirler ve bölgeler adeta kalelerin ve dağların eteğinde kurulmuştur. Ayrıca bölgede sığınaklar ve çok ciddi tüneller mevcuttur. Ermenistan günün birinde bu bölge ve bölgedeki cephelerde Azerbaycan ile savaş olacağını hesaba katarak 30 senedir hazırlık yapmış, savunma hatları oluşturmuştur. Zaten birinci Karabağ savaşı 3 sene sürdü ve çok büyük ekonomik kayıplar yaşandı. Eğer Türk İHA, SİHA’ların yardımı olmasaydı Azerbaycan ordusu çok uzun zaman bölgede savaşmak zorunda kalacak, bu da hem ekonomik hem de insani olarak ciddi kayıp anlamına gelecekti. Ama şimdi İHA ve SİHA’lar ile öncede alan temizliği yapılarak Ermenistan ordusunun saldırıları bertaraf ediliyor ve ciddi zarara uğratılıyor. Hatta şunu söylemek mümkün ki, Ermenistan’ın 30 yıldır bölgeye yığdığı tank ve top birlikleri nerdeyse elinden çıkmış durumdadır. Özellikle Azerbaycan’ın başta ikinci büyük şehri Gence’yi sonra Berde ve Terter’i vuran Güney Kafkasya’nın en büyük elektrik ve su barajının olduğu Mingeçevir şehrini bombalayan füze sistemleri de Türk SİHA’ları vasıtası ile tespit edilip imha edilmiştir.

Eğer bugün Azerbaycan halkı sınır şehirlerinde biraz rahat ediyorsa, sahada Azerbaycan ordusu çok daha az kayıp vererek ilerliyorsa, Ermenistan güçleri cephede diz çökmüşse bunun ana sebebi Azerbaycan ordusun fedakârlığıdır. İkinci sebep ise Türk SİHA ve İHA’ların sahadaki performasıdır. Ayrıca Türk savunma sanayiinin yani Türk SİHA’larının Azerbaycan ordusunda olması, Azerbaycan ordusuna psikolojik ve manevi olarak çok büyük güç ve motivasyon vermektedir. Karşı tarafın ise bütün psikolojisini bozarak gücünün kırılmasına sebep olmaktadır. Takdir edersiniz ki bir savaşta psikoloji ve manevi durum çok çok önemlidir.”

“Bugün yaşanan savaşta öyle görünüyor ki Ermenistan kendi gücü ve potansiyeli ile ne Karabağı işgal edebilirdi ne de bu işgali 27 sene sürdürebilirdi.”

Agit Minsk grubunun Karabağ sorununu çözme gayreti yerine sessiz kalarak ötelediğini belirten Aşirov, Ermenistan’ın arkasındaki güçlere dayanarak saldırgan tutumundan hiç geri durmadığına değindi.

“Karabağ savaşında Rusya Ermenistan’ı bölgede askeri üsleri ile destekledi. Özellikle 102. Rus Alayı çok meşhurdur. Bunun yanında Karabağ sorunun çözümünden sorumlu Agit Minsk gurubu da Ermenistan’ı ya destekledi ya da bu duruma sessiz kalarak sorunu uzattı ve öteledi. Öyle ki, Birleşmiş Milletler (BM)’in 4 kararına rağmen Ermenistan 27 sene Dağlık Karabağ’ı işgal altında tuttu, fakat bu görmezden gelindi.

Bugün yaşanan savaşta görünüyor ki Ermenistan kendi gücü ve potansiyeli ile ne Karabağı işgal edebilirdi ne de bu işgali 27 sene sürdürebilirdi. Öte yandan Ermenistan’ın hem Rusya ile hem de Kolektif Güvenlik Teşkilatı ile askeri işbirlikleri var. Bu anlaşmalara da güvenerek Ermenistan hep saldırgan bir tutuma sahip olmuştur. Bugün bile kendi bölgelerinden -yani Karabağ dışındaki kendi şehirlerinden- Azerbaycan şehirlerine füzeler, roketler atmaktadır. Tüm bunları yaparken de az önce söylediğim askeri güvenlik anlaşmalarına güvenmektedir.

Ayrıca yurt dışındaki Ermeni lobisi maddi açıdan çok çok güçlü. Bugün dünya medyasında çıkan yalan haberler, Azerbaycan’a siyasi baskılar hep bunun neticesidir. Ermenistan lobisinin tüm dünyada yaptığı lobi çalışmaları ile her zaman Ermenistan’ın arkasındaki güçlerden biri oldu ve Karabağ işgalini kabul ettirmeye çalıştı. Bununla beraber İran’da her zaman Ermenistan’a arka çıkmıştır. Özellikle Karabağ’ın güney bölgesinde Aras Nehri ve Hudaferin Köprüsü üzerinden her zaman Ermenistan’ı destekledi. Azerbaycan yıllar süren bu savaşta hep yalnız ve müttefiksiz kalmıştı ama Türkiye devreye girdiği zaman işin boyutu değişti.”

[Ermenistan güçlerinin Azerbaycan'da sivillere yönelik saldırılarından bir görüntü]

“Ermenistan, bütün komşu ülkelerin toprak bütünlüklerini tehdit ediyor!”

“Ermenistan aslında sadece Azerbaycan’ın değil komşusu Gürcistan ve Türkiye’nin de topraklarında hak iddia ediyor ve komşularının toprak bütünlüğünü tehdit ediyor. Resmi kitaplarında ve eğitim sistemlerinde ‘’büyük Ermenistan’’ diye haritalar var ve o haritalarda Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan’dan toprak talepleri var. Bir taraftan büyük Ermenistan ve büyük arazi iddiasında olan Ermenistan’ın bugünkü nüfusu 2 milyonu biraz geçiktir. Bir defa bu teknik olarak mümkün değil. 2 milyonluk nüfusla bu kadar büyük alanı kontrol edebiliyor olması imkansıza yakın. Dolayısıyla Ermenistan tamamıyla irrasyonel ve akıl dışı politikalar izliyor.”

“Bir takım siyasi ve başka sebeplerle ateşkes dayatılmazsa Azerbaycan çok kısa bir zamanda hakkı olan 7 bölgeyi de geri alacaktır.”

Ermenistan’ın neredeyse bütün ateşkes anlaşmalarını bugüne kadar bozduğunu ifade eden Ceyhun Aşirov, siyasi ve uluslararası baskıların olmadığı takdirde Azerbaycan’ın kısa sürede hakkı olan 7 bölgeyi geri alabileceğini söyledi.

“Savaşın başından beri ateşkes çağrıları yapılıyor; özellikle Minsk gurubundan. Zaten birer kez, Rusya, Fransa ve ABD tarafından ateşkes sağlandı. Ama Ermenistan Gence ve Berde’ye saldırarak bu ateşkesleri bozdu. Zaten 30 senedir ateşkes süreci var ama bu sorun çözülebilmiş değil. Açıkçası bugün ateşkes demek bu sorunu bir 30 sene daha ötelemek anlamına geliyor. Çünkü sahada herkes görüyor ki Ermenistan yeniliyor, resmen diz çökmüş durumda! 3 sene uğraşıp başka ülkelerin yardımı ile işgal ettiği yerleri bir ayda kaybediyor. Azerbaycan ordusu Kafkasya’nın kalbi sayılan Şuşa’nın kapılarına dayanmış durumda. Bundan dolayı ateşkes yapmak istiyorlar. Şunun da altını çizmek istiyorum; eğer bir takım siyasi ve başka sebeplerle ateşkes dayatılmazsa Azerbaycan çok kısa bir zamanda hakkı olan 7 bölgeyi de geri alacaktır. Fakat Azerbaycan 5 bölgeyi aldıktan sonra Minsk gurubu Laçin, Şuşa ve Kelbecer için ateşkes süreci başlatarak süreci uzatmak dolaysıyla Ermenistan’ı tabiri yerindeyse ipten almak istemektedir.”

parçalı bulutlu