banner23

banner26

banner24

Yerli ve milli uydumuza “ilk şehit kadın Pilot Ayfer Teğmen’in ismi verilsin” teklifi

Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Görevlisi A. Sefa Özkaya sosyal medya hesabından "yerli ve milli" uydumuza ilk şehit kadın Pilot Ayfer Gök'ün isminin verilmesini teklif etti.

GÜNDEM 10.02.2021, 19:39
Yerli ve milli uydumuza “ilk şehit kadın Pilot Ayfer Teğmen’in ismi verilsin” teklifi
banner34

9 Şubat akşamı açıklanan uzay alanındaki hedef ve projelerden sonra gündeme, “astronot” yerine kullanılabilecek isimlerin ve “yerli ve milli” uydunun adının belirlenmesi geldi. Herkes isim önerisinde bulunurken güzel bir isim teklifi de Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Görevlisi A. Sefa Özkaya’dan geldi.  Özkaya, Twitter hesabında yerli ve milli uyduya, 8 Şubat 2001 tarihinde şehit düşen Pilot Teğmen Ayfer Gök’ün isim ve soy isminin verilmesi teklifinde bulundu.

A. Sefa Özkaya milli uydunun isminin “AYFER” olması gerektiğini şöyle açıkladı:

“GÖK VATAN Şehit Pilot Teğmen Ayfer Gök'ün hayatını ilk defa burada yazdığımdan beri şehidimizi tanımayan herkes tanıdı. Şimdi ise sıra bir uydumuza isminin verilmesini önermeye geldi. Mesela bir uydumuzun adı ‘AYFER’ olabilir. Böylelikle AYFER, GÖK'lerdeki görevine devam eder.

Batıda önemli şahsiyetlerin isimleri çok güzel kıymetlendiriliyor. Ayfer Teğmen, henüz çok genç bir subay olmasına rağmen içindeki GÖK VATAN aşkıyla pek çok gence örnek olacak kararlılığa ve azme sahipti. ODTÜ'yü kazandı ama kaydını Hava Harp Okulu'na yaptı.

Hem Ebedî Filo'nun askerlerinden olan Ayfer Gök'ün adını her sene anmanın bir adım daha ötesine geçmek, hem bir köy ilkokulundan mezun olan kız çocuklarının neleri başarabileceğini onlara göstermek hem ahde vefa için hem de ‘masmavi saray’ımız ‘GÖK’ Vatan için teklif ediyorum.

Anadolu'nun bir köyünden, Burdur Bucak'tan uzaya uzanan bir hikâye. Ne güzel olmaz mı? O halde şöyle diyelim mi? #UydumuzunAdiAyferOlsun

Özkaya, Türkçe olmayan “astronot” kelimesi yerine de Ayfer Gök’ün soy isminden mülhem “Gök” ve “asker” anlamına gelen “su/sü” kelimelerinin birleşiminden oluşup “gökteki asker” anlamına gelen “Göksu” ismini önerdi:

“Uzaya gidecek astronotlar için isim önerim: Göksu Gök ve su. Su, asker demek. Göksu: Uzaydaki asker ‘Su uyur, düşman uyumaz’daki ‘su’ bu anlama geliyor."

"Kullanımda ‘sü’ şeklinde de geçer. Uzaya gidenlerin adı ‘Göksu’ olsun. Ama uzaya gönderilecek uydumuzun adı ‘AYFER’ olsun. #UydumuzunAdiAyferOlsun

Yerli ve milli uydumuza ismi verilmesi düşünülen “Ayfer Gök”ün kim olduğunu yine Ahmet Sefa Özkaya Twitter hesabı üzerinden şu şekilde aktarmıştı:

“1976’da Burdur Bucak’ta Ümmügülsüm ve Halit Gök çiftinin 3 kız kardeşten sonra 4. kızları olarak bir bebek doğar. Adını Ayfer koyalar. Yani ‘ayın parlaklığı’. Yüzü de ay gibi parlamaktadır zaten.

Ayfer’in başına gelen elem dolu şeyler 1 yaşındayken başlar. 1 yaşındayken kamyon şoförü babasını kaybeder. Yokluk içinde 3 kardeşiyle birlikte okur. İçine kapanık bir kızdır ama gökyüzünü sever.

Bucak Lisesi’ne kaydolur. Derslerinden çok başarılıdır. Ama içine kapanık bir kızdır. Duygularını içine atar, gözleri ise gökyüzüne dalar. 

Antalya Havalimanı’ndan kalkan uçakları seyrederken arkadaşlarından birine döner: ‘Biliyor musun? Bir gün ben de onun içinde olacağım’ der. ‘Bir gün ben de ‘Çelikten Kanatlar’a sahip olacağım.’ Ayfer bir gün balkonlarında para kazanmak için kurdukları halı dokuma tezgâhının başındayken üzerinden bir jet uçağı geçer. Çarpılır! Sadece hayranlıkla açıklanacak bir şey değildir bu. Ablası ona çok çalışırsa onun da pilot olabileceğini söyler.

Ayfer bir süre sonra astsubay olan amcası Kemal ile konuşur. Amcası da ona ‘Askerî pilot da olabilirsin. Hem o zaman yolcu uçağı değil savaş uçağı da uçurabilirsin.’ der. Ayfer’in gözlerinde bir ışık çakar. İçine kapanık kız, gökyüzüne açıktır.

Ayfer, Bucak Lisesi’ni başarıyla bitirir ve üniversite sınavına girer. ODTÜ Matematik Bölümü’nü kazanır. Herkes çok sevinir ama ODTÜ Ayfer’in umurunda bile değildir. Çünkü ‘Gözleri gökyüzüne dalanların yeryüzünde olmayan hayalleri vardır…’

Hava Harp Okulu’na kaydını yaptırırken okulun bahçesinde sevinçten zıplar. Artık sadece dünyalar değil, bütün gökyüzü de onun olmuştur. Günler eğitim, derslerle geçer. Hv. Harp Okulu Marşı’nı okur: Kalbimizde korku yok, çelikten kanadımız, tayfunlardan yılmayan Hava Harp Okulu’yuz.

Çok çalışır, 1994’te başladığı HHO’nu 1998’de tamamlar. Artık bir subaydır. Hem de havacı subay… Üniforma da ay gibi yüzüne çok yakışmıştır. Tayfunlardan yılmayan Hava Harp Okulu’ndan mezun olmuştur.

2000’de İzmir Çiğli’deki Uçuş Okulu’nda pilotaj eğitimini tamamlar, artık o bir savaş pilotudur: F-5 Savaş pilotu. Artık kendi çıkarttığı ses bile ona yetişemeyecektir. Kalbinde korku yoktur, kanadı çeliktendir.

Uçmak en büyük arzusudur. Jeti yerden her kaldırışında gözleri gökyüzüne dalar. Onun da her uçuş sevdalısı gibi gözleri mavi boşluğa âşıktır. O boşlukla aynı soyadına sahip olduğu için ise ayrıca çok mutludur: Ayfer GÖK.

Jetini evirir, çevirir, takla attırır, tırmanır, dalar. Artık onun da devasa bir oyuncağı olmuştur. Çocukken eliyle kaldırıp havada döndürüp taklalar attırdığı uçağın içinde artık kendisi vardır. Birbirlerine yarım metre mesafede uçan dev oyuncaklar…

Bu arada aşık olma zamanı gelmiştir ve kendi soyadı olan ’gök’e en yakın soyadlı birine kaptırır. Kemal KARLITEPE. Ayfer GÖK, Kemal KARLITEPE’ye çarpılır. İki teğmen nişanlanırlar. Evlilik hayallerinin yanında uçmaya da devam etmektedir.

2001’de önce 2 komutanını, sonra sınıf arkadaşı Murat Orbay uçağı ile Kayseri’de yere çakılarak şehit düşer. Ertesi gün bütün gazetelerde, AA muhabirinin çektiği, şehit cenazesinde arkadaşı için ağlayan bu güzel kadın subayın resmi vardır. Ayfer, ismi bilinmese de ünlü olmuştur.

Ayfer, arkadaşının şehit olmasından 21 gün sonra 8 Şubat 2001 günü yine F-5’i ile havalanır. Saat 13:15’dir. Uçağına gökyüzüne doğru çeker. Fakat biraz sonra havalandığı üssü ile irtibatı kesilir. Telsizi kullanarak üsle irtibat kurmayı dener. Olmaz! Motorun sesi boğuklaşır.

Ayfer GÖK, nişanlısı KARLITEPE’den sonra ikinci bir ‘karlı tepe’ye çarpılır. Boğuk motor sesi, bütün çareleri dener ve fırlatma koltuğuna basarak kendini uçaktan kurtarır… Fakat diğer uçaktaki arkadaşı anons geçer: ‘Ayfer çakıldı! Ayfer çakıldı! Paraşütle atladığını görmedim!’

Kaza yerine gitmeye çalışan ekipler dozerlerle yolu açar. Yağan kar sebebiyle yolun sürekli dolmasıyla bu da işe yaramaz ve araç gereçsiz hızlı bir şekilde yaya olarak yola devam ederler. Enkaz bulunur. Ayfer yoktur! Kurtulmuş mudur?

Enkazın bulunduğu yerde yoktur. Paraşütü de ağaçlara asılı halde bulunmuştur. Uçaktan atladığına ve paraşütten kurtulduğuna göre sağ olmalıdır! 1,5 metre kar kalınlığına rağmen aramaya devam edilir.

Ayfer Gök, Türkiye’nin ilk şehit kadın savaş pilotudur. Babasız büyüyen içine kapanık yetim kız son nefesini vermiştir. Çelikten kanatlarıyla ve korkusuz kalbiyle…Duvağı, tabutunun üzerine örtülür. Defnedilmeden önce bir yarbay gelerek duvağı alarak ailesine teslim eder.

Her nasılsa fırlatma koltuğu ile uçaktan uzağa düşmüş veya atlamış, ama paraşütü onu kurtaramamıştır. Belki de uçak yere çakılınca koltuk fırlamış, paraşüt açılmamıştır. Ölüm geldiği zaman, bunların hepsi detay kalıyor. Aslolan ölüm, gerisi teferruattır. Gökyüzü de toprağa dahildir.

25 yaşında, sevgili nişanlısına, annesine ve ailesine veda eder. Arkadaşı Murat’ın şehadetinden 21 gün sonra, Türkiye’nin ilk kadın şehit pilotu olmuştur. Artık AA muhabiri, onun ağlayan gözlerini değil, tabutunu çekecektir.

Ayfer’in Hacısarılar Mezarlığı’nda bulunan şehitlikteki mezar taşında Akif’in ‘Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın’ yazmaktadır. Gökyüzüne sığamayanın mezarını hangi yeryüzü alır?

Ayfer'in adı memleketi Bucak'taki lisede ve Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi ve Teknoloji Eğitim Merkezi (SATEM) Komutanlığı’nın salonlarından birinde hâlâ yaşıyor.

İsminden başka günümüze ulaşan başka bir şeyi daha var. Pilot elbisesi. Bugün bu elbise İstanbul’da, Yeşilköy’de bulunan Hava Müzesi Komutanlığı’nda. Yolunuzu oraya düşürdüğünüzde ‘çelikten kanatlı’ ay-yüzlü Şehit Teğmen Ayfer Gök’e asker selamı vermeyi unutmayın.

Burdur’un Bucak İlçesi’ndeki Hacısarılar Mezarlığı’nda bulunan şehitlikte yatan değerli komutanım, gözleri gökyüzüne dalan çelik kanatlı Şehit Teğmen Ayfer Gök, bütün şehit kadınlarla birlikte sizin de kadınlar gününüz kutlu olsun. Saygılarımla... A. Sefa ÖZKAYA”

24°
açık