banner23

banner26

banner24

banner25

25.09.2020, 20:07

Huawei’nin pazardan dışlanması ülkelerin daha güvenli bir hale gelmesini sağlar mı?

ABD’nin mevcut statükoyu koruma, Çin’in yeni bir hegemon güç olma çabalarını içeren teknolojik ve ticari savaşta ABD’nin yaklaşımı doğrultusunda Çin ve dolayısıyla Huawei’nin bir tehdit unsuru olduğu kabul edilirse Huawei’nin pazardan dışlanması ülkelerin daha güvenli bir hale gelmesini sağlar mı?

Çin’in bir tehdit olarak algılanması, Huawei’nin pazar dışına itilmesine bir gerekçe teşkil ederken tam da bu durum Çin kaynaklı tehditlerin artmasına neden olabilmektedir. Nitekim Haziran 2020’de Avustralya’da özel ve kamu kurumlarının maruz kaldığı kapsamlı siber saldırı Avustralya Başbakanı Scott Morrison’a göre devlet tabanlı bir aktörün eylemidir.  ABC’ye konuşan Avusturalyalı iki eski yetkiliye göre ise bu saldırı (büyük olasılıkla) Huawei’ye yönelik yasaklamalar ile ilişkilidir. Dahası uzmanlardan biri bu saldırının Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Güvenlik Bakanlığı ile bağlantılı olabileceğini de değerlendirmiştir.   

Çin kaynaklı tehditler doğrudan doğruya resmi kurumlar aracılığıyla da oluşabilmektedir. Bu kapsamda Çin’in İngiltere Büyükelçisi Liu Xiaoming İngiltere’nin 5G altyapısından Huawei’yi aşamalı olarak kaldırma planı karşısında Temmuz 2020’de gazeteciler ile yaptığı bir görüşmede “Arkadaşınız olmak istiyoruz. Ortağınız olmak istiyoruz. Ancak Çin'i düşman bir partner yapmak istiyorsanız sonuçlarına katlanmak zorundasınız.” ifadesini kullanmıştır. Benzer biçimde Xiaoming Haziran 2020’de yaptığı açıklamada Huawei kararının Pekin tarafından İngiltere'nin Çin'in gerçek ve sadık bir ortağı olup olmadığının bir “turnusol testi” olarak görüldüğünü vurgulamış ve bu süreçte Çinli şirketlerin nükleer enerji santrali ve HS2 yüksek hızlı demiryolu ağı inşa planlarının da bozulabileceğini belirtmiştir.   Çin’in bu tehditleri karşısında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise ABD’nin nükleer enerji santrali inşasından güvenilir 5G çözümlerinin geliştirilmesine varıncaya değin İngiltere’nin her türlü ihtiyacına yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etmiştir.   

Huawei’nin pazardan dışlanması ek maliyetlerin oluşmasına da neden olabilmektedir. Uzmanlara göre Huawei ekipmanlarının İngiltere'nin 5G altyapısından çıkarmanın neden olacağı maliyet 2 milyar sterline varabilecek bir boyuttadır. Ayrıca İngiltere’de 5G altyapısının 4G altyapılarının üstüne inşa edilmesi Huawei’nin 4G ve 5G ekipmanlarının ağdan çıkarılması zorunluluğunu da doğurabilir. Dahası bu süreçte 4G ağında aksaklıkların oluşması muhtemel bir sonuçtur.  Vodafone İngiltere CTO’su Scott Petty sürecin henüz belirsiz olduğu Haziran 2020’de operatörlerin mevcut ekipmanlarını değiştirmek için zaman ve para harcamaya zorlanması durumunda İngiltere’nin 5G alanındaki üstünlüğünü kaybedeceğini söylemişti.

Söz konusu maliyetlere rağmen İngiltere Temmuz 2020’de, 2027 yılına kadar Huawei ekipmanlarını 5G altyapısından çıkarma kararı aldı.  Zira ülkelerin Huawei’ye ilişkin kararları salt ekonomik kararlar değildir. Bu doğrultuda;

(1) ABD’nin müttefik ilişkileri ve baskı politikası,

(2) Çin devletinin Çinli Teknoloji devi Huawei için eşine az rastlanır biçimde açıktan sergilediği tavır ve destek, 

(3) Huawei’nin hayatta kalmak için izlediği strateji,

(4) Huawei’nin Batılı ülkelerce ciddi bir tehdit unsuru olarak görülmesi ve

(5) Huawei’nin pazardan çıkarılmasının yaratacağı doğrudan ve dolaylı maliyetler ülkelerin verecekleri kararları etkilemektedir. Tüm bu unsurların yarattığı belirsizlik hali doğrultusunda Huawei’nin pazardan dışlanması veyahut dışlanmaması ülkelerin daha güvenli bir hale gelmesine neden olamayabilir. Ancak bu süreç aşikar biçimde şirketler ve ülkeler bazında önemli değişikliklerin doğmasına neden olacaktır.  

ABD ve Çin’in içerisine girdiği “savaşın” bir tezahürü olarak pazar dışına itilmeye çalışılan Huawei’nin süreç içerisindeki başarı yada başarısızlığı ise bu savaşın galibinin belirlenmesinde etkili olacaktır.

Mevcut statükosunu korumak isteyen ABD ve yeni bir hegemon güç olmaya çabalayan Çin arasında şekillenen teknolojik ve ticari savaşın Huawei ve özellikle 5G özelinde belirginlik kazanması ise 5G’nin taşıdığı önemi yansıtmaktadır.

Tabi olarak ülkemiz için mühim olan ABD ve Çin arasındaki “savaştan” ziyade bu savaşın temel konusu olabilecek kadar kıymetli olan 5G teknolojisidir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Şubat 2020’de yaptığı bir açıklamada “Yerli 5G teknolojisi altyapısını kurmadan 5G’ye geçemeyiz.” ifadesini kullanarak yerli 5G teknolojisinin ülkemizin menfaatleri açısından taşıdığı önemi net bir biçimde ortaya koymuştur.   

22°
açık