banner23

banner26

banner24

Buğra Ayan: Kişilerin ilham zerrelerini kaybetmemesi, yeni ağ toplumuyla mümkün olabilir

Yazar Mühendis Buğra Ayan; Web3, NFT, Metaevren kavramlarının ne olduğunu, dünden bugüne gelinen noktayı ve gelişimleriyle yaşanacak muhtemel senaryoları SavunmaTR ile paylaştı.

ÖZEL HABER 15.12.2021, 15:58
Buğra Ayan: Kişilerin ilham zerrelerini kaybetmemesi, yeni ağ toplumuyla mümkün olabilir
banner34

Web3 kavramının tam olarak ne ifade ettiğini anlatan Buğra Ayan, yeni ağ toplumunun ana unsurlarına ve bu konuyla ilgili belirlenen vizyona ilişkin değerlendirmelerini SavunmaTR ile paylaştı.

"Web3, 'Biz yeni bir internet kurgulayabilir miyiz?' sorusuna cevaben verilen cevaptır"

Web3'le hedeflenen değişiklikleri aktaran Buğra Ayan, bu yeni internet edileninin ne olduğunu ve ortaya çıkış sebeplerini anlattı:

"İnternet teknolojileri gelişmeye başladıkça 'İnternet nedir?' sorusuna verdiğimiz cevap yavaş yavaş değişti. Daha önce bu soruya cevabımız belki de yalnızca web siteleriydi, bir bilgi alma süreciydi. Daha sonra bu yavaş yavaş sosyal ağların da işin içine dahil olmasıyla bir değere dönüştü. Dolayısıyla 'İnternet nedir?' sorusuna verdiğimiz cevap artık bizim dijital kimliğimizin bir parçası oldu. Bizim bir normal kimliğimiz bir de dijital kimliğimiz var ve dijital kimliğimiz internette. Peki bu dijital kimliğin asıl sahibi kim? Bu kimliğin sahibi son 15 yıldır teknoloji şirketleri. Bu da bir yönden rahatsız edici çünkü hem sayı hem de çeşit olarak gitgide daha fazla bilgimizi internete veriyoruz. Örneğin belki aramızla ilgili bir veriyi belki de akıllı saatimizle ilgili bir veriyi internete veriyoruz. Bunların hepsinin şirketlerde toplanması, birçok riski de beraberinde getirebiliyor. İşte bu noktada Web3, 'Biz yeni bir internet kurgulayabilir miyiz?' sorusuna cevaben verilen bir cevaptır. Bunun iki ana odağı var ve birincisi; internet şirketlerinden veriyi alıp dağıtık hale getirmektir. Bir otoriteden veriyi alıp nasıl dağıtık hale getirebilirsiniz? Burada otorite yerine fikir birliği algoritmalarına başvuruyoruz. İkincisi ise buradaki varlıkların mülkiyetinin, teknoloji şirketlerinden bize geçmesidir. Şu anda internette sahip olduğumuz dijital varlıklarımıza örnek verecek olursak; WhatsApp, Facebook hesapları veya bir oyundaki karakterimiz gibi varlıklar söylenebilir. Bunların hepsine sahibiz gibi görünüyor ama buradaki her şeyin sahibi aslında şirketler. Bu kontrolü kendimize alıyoruz. Yani Web3'ün iki ana felsefesi buna dayanıyor. Web3 nedir sorusuna vereceğimiz cevap olarak; Web2'de yaşanan sorunları, özellikle teknoloji otoritesine dayalı güven ve mülkiyet sorunlarını aşan yeni bir web ideali, hayali diyebiliriz."

"Metaverse dediğimiz şeyi 3 boyutlu ve oyunlaştırılmış bir sosyal ağ; yeni bir evren gibi düşünebiliriz"

Metaverse kavramından bahseden Ayan, bu kavramın neden önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi:

"Web 1.0 teknolojilerini düşündüğümüzde birçok şey akla geliyordu ve bunların bazıları gerçekleştirildi. Web 2.0'da da ilk etapta Vikipedia tarzında kullanıcıların etkileşim kurduğu siteler vardı ama sosyal ağlar o dönemin yıldızı oldu. Şimdi Web 3.0'da da birçok şeyi hayal ediyoruz ama bu hayal edilen web düzeninin kitlelerce benimsenmesi ve arka planda bazı sosyolojik unsurlara değinmesi Metaverse ile oluyor. Çünkü Metaverse dediğimiz şeyi 3 boyutlu ve oyunlaştırılmış bir sosyal ağ; yeni bir evren gibi düşünebiliriz. Bizim Web2'de söylediğimiz, insanların fiziksel kimliğinin yansımasıyla dijital kimliğinin oluşması; Web3'te daha da boyut kazanıyor ve dijital kimliğimizin bu 3 boyutlu yeni haline de Metaevren'de temsil ediyoruz. Sosyal ağları 2 boyutlu bir oyun gibi düşünebiliriz, Metaevren'i de 3 boyutlu... Peki burada sosyolojik tarafa nerede değiyor? Örneğin benim annemin orada bir evi oluyor ve yanına bir komşu geliyor. Artık onun bir komşusu var. Bu onun bütün iç dünyasını değiştirebilecek bir şey. Yani artık toplumsal ilişkileri değiştiriyor. Bizim odaklanmamız gereken şeylerden biri; bir teknolojinin yıkıcı olması için aslında toplumun ağ yapısını değiştirmesi lazım. Örneğin Facebook çıktığında daha önceden çevremizde olmayan insanların ağımıza girdiğini gördük. İlkokul arkadaşları bunun bir örneğiydi. Aynı şekilde yeni bir ağ yapısı düşünelim. Burada mahallelerin oluşacağını... Mesela Beşiktaşlıların orada bir mahalle oluşturacağını veya Japon çizgi filmi sevenlerin bir mahalle oluşturduğunu düşünelim. Bu mahallede de bir Kolombiyalı ve bir Türk yanyana yaşıyor. Dolayısıyla ağ yapısı yeniden değiştiği için bu sefer çok yıkıcı bir teknoloji oluşuyor ve kendisinden bahsettiriyor. O yüzden Metaevren önemli ve yıldız olmaya aday konulardan biri." 

"Kişilerin ilham zerrelerini kaybetmemesi, yeni ağ toplumuyla mümkün olabilir"

Yeni ağ ile yakalanacak avantajlardan bahseden Ayan, Web3 sayesinde kişilerin üretkenliğinin körelmeden devam edeceğine değinerek şu ifadeleri kullandı:

 "Son yıllarda önemli blok zincir konferanslarında konuşulanlardan biri insanın içerisindeki kötülüğü teknolojinin durduramayacağı. İçinde kötü niyet taşıyan biri bunu her yere taşıyor veya hırs, kibir gibi kavramlar için de bu geçerlidir. Ama buradaki fayda; üretken bir insanın Web1 aşamasında insanlara sadece seslenerek ve kendini göstererek üretimini desteklediğini gördük. Web2 aşamasında artık ürettiklerine insanların değer verdiğini, sosyal motivasyon yolladığını, sosyal etkileşim yolladığını gördük. Üretimden kastım; bir köy okulu öğretmeni de olabilir bir lise öğrencisi de olabilir veya savunma alanında yayın yapan bir mecra da olabilir. Web3 aşamasında bunun finansal olarak da motive edildiğini, finansal olarak da etkileşimler gönderildiğini göreceğiz. Metaevren içerisinde de bu etkileşimler olacak, onun dışarısında da. Dolayısıyla finansal anlamda da bu etkileşimler gönderildikten sonra artık o üretken kişi üretkenliğini köreltmeden yoluna devam edebilecek ve üretkenliğini tüm insanlığa armağan edebilecek. Aslında Web3'ün en motive eden taraflarından biri bu. Yani gri noktaların içerisindeki kırmızı noktaların tekrar grileşmeden kırmızı kalabilmesi ve etrafında grileşenleri de kırmızılaştırabilmesi ideallerden biri diyebiliriz. Kişilerin ilham zerrelerini kaybetmemesi, başka ilham vere insanlarla hızlı bir şekilde ağ oluşturabilmesi ve onun üretkenliğini bastıran mahalle baskısı gibi unsurların da ortadan kalkması yeni ağ toplumuyla mümkün olabilir."

Merkeziyetsiz bir yapının kurulmasıyla oluşacak motivasyonların halihazırdaki düzene göre değişiklik göstereceğini dile getiren Ayan, "Merkeziyetsiz taraf, biraz daha işin teknolojik tarafı. Bütün bunları yaparken tepede Facebook'un kılıcı olduğu zaman o kadar fikriyat gelişmeyebilir. Sonuçta en tepede birisi sürekli daha fazla kar etmek için uğraşıyordur. Ama merkeziyetsiz bir yapı ve ürünler kurarsak, bu merkeziyetsiz ürünlerin gidişatını da blok zincir üzerindeki referandumlarla belirleriz ve motivasyonlarımız daha da değişebilir. Facebook'taki motivasyon, Facebook'un daha çok gelir elde etmesidir. Ancak bir blok zincirdeki motivasyon veya Metaevren blok zincir üzerine dağıtık olarak kurulursa, Metaevrendeki ana motivasyon bu değildir. Ana motivasyon bu teknolojinin sorunsuz olarak ilerlemesi ve arkadaki ağ toplumunun yeniden şekillenmesi, insanların dijital varlıklarıyla orada üretimlerini geliştirebilmesi, sahip oldukları dijital varlıkların değerini koruması ve diğer yönlerden de NFT gibi veya diğer anlamlarda da bir şeyler üretebilmesidir." şeklinde konuştu.

"İlerleyen günlerde NFT diplomasisi diye bir kavram önümüze gelecek"

NFT kavramını detaylandıran Ayan, bu kavramın dijital kimlikteki yerini anlatarak şunları kaydetti:

"NFT; ikame edilemez dijital varlık diyebiliriz. İkame edilemezden kastıma bir örnek vermem gerekirse; siz 10 lirayı bana, ben 10 lirayı size versem cebimizdekinde bir şey değişmez ama NFT'ler ikame edilemiyor yani onun direkt muadili yok. Peki insanlar bu tarz bir dijital varlığı neden tutar? Bu konuda 3 ana motivasyon var. Birincisi, koleksiyonel olması. Kişi o konuda bir koleksiyon yapmak istiyor. Mesela savunma sanayiinde tarihte yapılan ilk helikopterin çiziminin NFT'si var ve bu resim internette sadece bir kişide bulunacak. İnsanlar gelip tablo gibi ona bakabilir ama altında bunun sahibi bellidir. O zaman insanlar bunu tutabilir. İkincisi, yatırım yapma amaçlı alabilir, yarın değerleneceğine inanır. Üçüncüsü de onu yapan kişiyle arasındaki sosyal bağı güçlendirmek isteyebilir. Örneğin bir savunma sanayii firmasının çok fazla hayranı, takipçisi olabilir ama bir tanesi için sadece 'beğen' butonuna basmak yetmez onun NFT'sini de alıp aradaki bağı daha da güçlendirmek ve bunu kitlelere göstermek isteyebilir. Ama bunların her biri yine yeterli değil. Asıl dördüncü nokta bu NFT'lerin bir metaevren üzerinde kurulmasıdır. Örneğin bir kişi gelip sizin evinizi geziyor ve duvarsa sizin NFT'lerinizi görüyor, sizin dijital kimliğinizi anlamaya çalışıyor. Bir marka düşünün bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında NFT'ler alıp bundan bir sergi kurabilir. Belki ilerleyen günlerde NFT diplomasisi diye bir kavram önümüze gelecek ve farklı ülkeler, birbirleriyle ilişkilerinde bir yumuşak güç olarak NFT üzerinden bir NFT alımı veya bir NFT sergisini destekleme gibi faaliyetler gösterebilir. Dijital diplomasinin bir sonraki aşaması gibi düşünebiliriz. NFT sadece sanat değil, aslında insanın oradaki bir dijital varlığa sahip olma arzusudur. Orada bizim bir dijital kimliğimiz oluşacak ve o kimliğin bir parçası olarak da NFT'leri konumlandırıyoruz."

"Kripto para arabanın egsozundan çıkan gaz, araba blok zincir, şoför ise Web3'tür"

Web3'ün tarihini anlatan Ayan,  "1970'lerde makinalar çok artınca bilim insanları 'Üçüncü bir göz olmadan makinalar kendi arasında anlaşabilir mi?' sorusunu sordu. Makinaların birbiriyle anlaşabildiği modeller geliştikçe 'Makinalar birbirleriyle anlaşırsa biz anonim paranın -o zamanlar öyle geçiyor- akışını da onlara emanet edebilir miyiz?' diye düşünüyorlar. 1985'te bu konuyla ilgili manifestolar yazılıyor, bir sürü teknoloji geliştiriliyor. Burada akıllı kontratlar, eliktik imza algoritmaları, çifte harcama sorunu ve bunun çözümünün yıllarca sürmesi... Burada Cyberpunk ve Extropian diye iki grup var. Bunlar yaklaşık 20 yıl insanların geleceğiyle ilgili tartışıyorlar. İnsanların geleceğiyle ilgili tartışırken ele aldıkları konulardan iki tanesi de 'anonim para' ve 'anonim kimlik'. Anonim para tartışmaları 23 yıl sonra Bitcoin'i getiriyor. Bitcoin'den önce de bir sürü para deneniyor. Satoshi Nakamoto, 23 yıldır aktif olan bir mail grubuna 2008 yılında bunu atıyor. Teknik olarak çözdüğü sorunları belirtiyor ve artık buna geçilebileceğini söylüyor. Artık bu bir standart oluyor. 2008'den sonra Bitcoin var ama bunun kullanım alanının neresi olacağı zihinlerde tam oturmuyor. 2014 yılında Ethereum'un CTO'su Gavin Wood bir manifesto yazıyor ve diyor ki; 'Biz 'web'i yeni bir evreye geçirebiliriz. Eskiden Web3 için yapay zekalı web diyorduk. Ama artık 'web'i dağıtık sistemler üzerine kurabiliriz. Burada da kripto varlıkları kullanabiliriz. Kripto varlıkların kullanılabileceğini söylemesiyle artık 'Bütün web teknolojilerini buraya geçirebilir miyiz?' sorusu geliyor. Bunu yaparsak ne olur? akışkanlık sağlanır. Yani siz burada bir kahve içtiğinizde bu kahve üzerinden Brezilya'daki bir okula anıda bağış yapabilirsiniz ve bunu hiçbir üçüncü teknolojik otorite olmadan yaparsınız. Bu akışkanlığı yetirir. Zaten ondan sonra artık kripto ekosistemi gitgide büyümeye başlıyor. Çünkü müşterisini ve ürünlerini nereye koyabileceğini buluyor, buna da Web3 diyorlar. Gavin Wood manifestoyu 2013'te yazdı, Web3 birkaç aydır daha çok gündemde oldu. 

Kripto para bu işin benzini. Kripto parayı arabanın egsozundan çıkan gaz olarak düşünelim, arabayı blok zincir olarak düşünelim, arabanın şoförü de Web3. Arabanın şoförü gelene kadar araba orada duruyordu ama onun nereye gideceğiyle ilgili çok bir yorum yoktu. Satoshi Nakamoto'nun 'white paper'ında Bitcoin'in tam olarak nerede yıldızlaşacağıyla ilgili bir şey yoktu. O, Gavin Wood'un manifestosuyla ortaya çıktı. Örneğin diyelim ki tarih alanında çalışıyorsunuz ve gittiniz Kafkasya'daki internet sitelerinde bir yazı okudunuz. Yazının devamını görüntülemek için bir blogger sizden küçük bir ödeme alacak. Şimdi bunu uluslararası bankacılık sistemine entegre etmek, vergi kesintileri vs. bu çok kolay bir şey değil. Ama tıklayıp tarayıcınızdaki cüzdanınız açıldığında oradan ödemeyi yapıp, ödemeyi direkt 'blogger'a iletirseniz artık o kişi daha çok yazmaya başlar ve kripto paralarla bunu yapabiliriz. Belki dijital lirayla da yapabileceğiz, o da blok zincir üzerinde olacak. Bu tarz varlıkları buralarda kullanacağız." ifadelerini kaydetti.

29°
açık