Emete Gözügüzelli: Hepimiz Türk devletinin, Türk milletinin parçasıyız

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kıbrıs Akademik Birimi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Emete Gözügüzelli, Türkiye bağlamında Azerbaycan ve Kıbrıs Türkleri’nin ilişkilerine dair SavunmaTR'ye özel açıklamalarda bulundu.

ÖZEL HABER 22.11.2020, 16:41
Emete Gözügüzelli: Hepimiz Türk devletinin, Türk milletinin parçasıyız

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Azerbaycan ve  uluslararası camia tarafından tanınması hususunda SavunmaTR muhabirine özel açıklamalarda bulunan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kıbrıs Akademik Birimi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Dr. Emete Gözügüzelli, Azerbaycan'ın KKTC'de Türk egemenliğini bildiğini belirtti.

"Uluslararası hukukta tanınma işlemi siyasi bir işlemdir"

Karabağ meselesinin her zaman Kıbrıs Türkleri’nin tanınmasının önünde bir engel olduğunu ifade eden Emete Gözügüzelli; "Uluslararası hukukta devlet ibaresi ve tanımına baktığımızda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kuruluş sürecinden bugüne kadar kurucu meclis ile devlet olma özelliğini ortaya koymuş; 1985 Anayasası ile birlikte egemen bir devlet yapısı olduğunu uluslararası alanda ifade etmiştir. Bu ifade, kamuoyu ve meclis iradesiyle yansıtılmıştır. 1933 Montevideo Sözleşmesi, esasında Kıbrıs'ta kurulan Türk devletinin tamamen ayrı ve egemen bir devlet olduğu özelliğini taşımaktadır.Tabii ki bu bağımsızlık, Birleşmiş Milletler’in aldığı kararlarla kınanarak kabul edilmedi. Oysa uluslararası hukukta tanınma işlemi siyasi bir işlemdir. Bugün Kosova da BM üyesi değildir fakat diğer devletler tarafından ayrı bir devlet ve varlık olarak tanınmaktadır. Neden? Çünkü uluslararası ilişkilerin olmazsa olmazı çıkarlar bağlamında, Kosova üzerinde çıkar çatışması olduğu görülmektedir." ifadelerini kullandı.

"Kıbrıs Türkleri’nin egemenliği Azerbaycan tarafından bilinmektedir"

Kıbrıs Türkleri’nin egemenliğinin Azerbaycan tarafından bilinmekte olduğunu söyleyen Gözügüzelli, "Şu an resmî olarak ifade edilmese de Kıbrıs Türkleri’nin anavatanı olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin yardımıyla ve katkısıyla uzun bir süreden beri Kıbrıs Türkleri’nin temsilciliği Azerbaycan'da bulunmaktadır. Bu temsilcilik Azerbaycan'da ayrı bir elçilik binası ve bir mülkiyet alanı içerisinde kendisini, varlığını sürdürerek her iki ülke arasındaki ilişkileri ilerletmektedir." dedi.

(KKTC Bakü Temsilciliği ofisi)

"Hepimiz Türk devletinin, Türk milletinin parçasıyız"

Kıbrıs, Azerbaycan ve Türkiye Türklerinin, Türk devletinin birer parçası olduğunun altını çizen Emete Gözügüzelli; "Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti devleti uluslararası alanda Kıbrıs Türkleri için verdiği mücadeleyi Karabağ Türkleri için de vermiştir. Azerbaycan için verdiği mücadele sonunda da adalet yerini bulmuştur. Bundan sonraki süreçte Kıbrıs Türkleri’nin iki egemenlik yapısının uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde ifade edilmesinin çok yararlı olacağı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı tarafından net bir şekilde ifade edilmektedir.

Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar'ın da ifade ettiği gibi Kıbrıs'ta güvenlik anlamında herhangi bir oldu bittiye dahi müsaade edilmeyeceği net bir şekilde ortaya konmaktadır.Bütün bu esaslarda Türkiye'nin temel gayesi Kıbrıs Türkleri’nin hak ve menfaatinin ilerletilmesi, ayrı egemenlik statülerinin Rumlar karşısında dünyaya ifade edilmesidir." ifadelerini kullandı.

"Bizi birbirimize kenetleyen Türkiye Cumhuriyeti’dir"

Azerbaycan'ın her zaman Kıbrıs Türkleri’nin yanında olduğunu belirten Gözügüzelli; "Kıbrıs Türkleri de Azerbaycan'ın yanındadır. Bizi birbirimize kenetleyen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye Cumhuriyeti'nin gücü, hak ve hukuku ve savunma anlamındaki otoritesi tamamıyla bölgedeki etkinliğinin, kudret ve kabiliyetinin ifadesidir. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte Kıbrıs Türkleri’nin ayrı bir devlet olarak tanınması, tamamıyla siyasi bir işlemdir. Ancak her şeyden önce, Kıbrıs'ta kendi evimizi, devletimizin içini düzeltmemiz gerekir. Şu an yapılması gereken en önemli tartışma budur.

Kendi evimizin içinde beşinci kol faaliyetleriyle geçmiş bağlarımızı, tarihimizi, kimliğimizi ortadan kaldırmak, Rumlarla birleşip Kıbrıs oluşturmak adına Kıbrıs'ta fonladıkları sivil toplum, medya ve siyasilerin ada içerisinde inşa etmeye çalıştıkları kaygı ve olumsuz, negatif tutumlara karşı Kıbrıs'ta atılması gereken ciddi adımlar yer almaktadır. Bu adımlar Kıbrıs Türkü’nün hasret kaldığı adalet, Kıbrıs Türkü’nün hasret kaldığı nizamdır. Bu nizam sağlıktan ulaşıma, eğitimden turizme vb. pek çok alandan ibarettir. Bu alanların devletin kurumsal sistemine yansıtılması gerekmektedir. Binlerce yıllık devlet adabı ve kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti, bu alanda Kıbrıs Türkü’ne en büyük destek, en büyük örnektir. Bizim anavatana bundan sonraki süreçte yapmamız gereken şey, müşterek kader birliğimiz içerisinde faaliyetlerimizi derinleştirmek, genişletmek ve bu bağlamda gelecek nesillere yaşanabilir vatan toprağı ve kurumsal devlet mekanizmasının işleyebileceği bir ülke iade etmektir." dedi.

"Milli iradenin daha güçlü bir şekilde uluslararası alanda ifade edilmesi gerekir"

KKTC'de sağlık, eğitim ve ulaşım gibi alanlardaki problemlere değinerek sözlerini tamamlayan Gözügüzelli; "Bunların yanında düzeltilmesi gereken yasalar, başkanlık rejimine geçilmesi gereken bir süreç, anayasa değişikliği gibi pek çok sıkıntı var ve halen hükümet kurulmadı. Bunların aşılması için önce eğitim sisteminin toparlanması ve milli iradenin daha güçlü bir şekilde uluslararası alanda ifade edilmesi gerekir. Zaten Azerbaycan, Kıbrıs Türkü’nün yanında olsa da hemen bir siyasi tanınma yönünde adım atılacağı kanaatinde değilim. Bu Kıbrıs Türkleri'nin yanında olunmadığı anlamına da gelmez. Bu ziyaret, dolayısıyla her üç ülkenin de bir bütünsellik içerisinde uluslararası alanda birlik, beraberliğinin ifadesi olacaktır. Birlik beraberlik Türkiye bayrağı gölgesinde olacaktır. Çünkü bugün bu tarihi yaşıyorsak, gücümüzü birlikte paylaşıyorsak, dayanışmamızı müşterek olarak ifade ediyorsak bu Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük gücünden kaynaklanır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat milli savunma sanayiine, milli ve yerli olma projesine verdiği destekten dolayıdır. Dolayısıyla bu tarihî süreci ve beraberliğimizi pekiştirecek pek çok faaliyet ve ikili ilişkiler, bizim bundan sonraki gelecekte Türk dünyası temelinde birlik beraberliğimiz üzerine tesis edeceğimiz diğer olumlu gelişmelerin de habercisi olacaktır" dedi.

15°
açık