Ganire Paşayeva: Azerbaycan Bayrağı bütün Karabağ’da dalgalanacak

Azerbaycan Milli Meclisi Kültür Komisyonu Başkanı ve milletvekili Ganire Paşayeva, Azerbaycan’ın işgal güçleri karşısında kazandığı zaferi ve sonuçlarını SavunmaTR’ye değerlendirdi.

ÖZEL HABER 17.11.2020, 15:52
Ganire Paşayeva: Azerbaycan Bayrağı bütün Karabağ’da dalgalanacak

“Azerbaycan ordusu bu defa işgalcilerin gözünün yaşına bakmadı”

Azerbaycan Milli Meclisi Kültür Komisyonu Başkanı ve milletvekili Ganire Paşayeva SavunmaTR için verdiği röportajda, Azerbaycan topraklarının işgale uğramasının arka planında yer alan nedenlere ve Ermenistan’ın dayanaklarına değindi.

“Ermenistan gibi, tam anlamıyla küçücük bir “devlet”in hem savaşıp toprak zapt etmesi hem de ayakta durabilmesi pek mümkün değil. Ermenilere devlet teşkilatı henüz yüz yıl önce nasip oldu. O da kendi kazanımları ile değil, tam tersine başka devletler/güçler tarafından dizayn edildi. Osmanlı İmparatorluğu ve Kaçar Hanedanlığı’na isyan ve ihanet eden “millet-i sâdıka”, zamanın Çarlık Rusyası ve bazı batılı güçlerce kışkırtıldı ve tarihî Azerbaycan-Türk topraklarında “Ermenistan Cumhuriyeti” kuruldu. Kurulduğu zaman toplam 9 bin km² araziye kurulmuşsa da yakın tarihte bildiğiniz gibi 20 bin km² Azerbaycan toprağını daha işgal ettiler.

Sovyetler Birliği’nin şımarık çocuğu Ermenistan, Sovyetlerden aldığı sübvansiyon ve yardımlarla geçindi. “Biz kazandık, onlar yedi.” desek yanlış olmaz. İşgal ettikleri topraklarda zorla bir Ermeni intibahı yaratmaya çalıştılar ve bir konfor alanı oluşturdular. İşte bu gibi olaylardan ilham alarak Kremlin’den, dünya Ermenilerinden, diasporalarından ve lobi güçlerinden ciddi destek gören Ermenistan, 90’lı yıllarda Yukarı Karabağ’da yeni katliamlara başladı. Hocalı soykırımını yaptılar. Azerbaycan’ın dünya birliğince tanınmış hukukî topraklarının %20’sini 30 yıl kadar bir süre işgal altında tuttular... Elbette bu kendi güçleri ile gerçekleşmedi. AGİT Minsk Grubu’nun barış sağlamak yerine, barışa karşı engel olması yolsuzluğu ile gerçekleşti! Dünyadaki çifte standartlardan güç alarak ve haksız/hukuksuz durumlardan yararlanarak gerçekleşti tüm bunlar…

Yani, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri kendi topraklarını azâd ettiğinde nerelerden uygunsuz ve rasyonel olmayan talepler geliyorsa, kimler adil barışın değil de eski asılsız “statüko”nun merakındaysa, Ermenistan tam olarak onlardan güç alıyor.

Ama muzaffer Azerbaycan ordusu işgalcilerin bu defa gözünün yaşına bakmadı. Artık bıçak kemiğe dayandı ve daha fazla tahammül edemedik. İşgalci Ermenistan kendi isteğiyle çekilmek istemediği için harp meydanından kovula kovula çözüldü bu iş. Çözülmeyenler de çözülecektir inşallah!

Yalnız şunu belirtmeliyim ki eğer zamanında Ermenistan’a silah ve askerî mühimmat sevkiyatı durdurulsaydı, Ermenistan daha çabuk adil barışa boyun eğecek ve savaş daha çabuk sonlanacaktı.

[Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva doğum yeri olan Tovuz'da]

Uzun yıllar boyu çok büyük önlemler almış bir düşmanla karşı karşıyayız. Bu düşman yalnız değildir, yıllar boyu, kuruluşundan beri sırtında hep birilerinin eli olmuştur. O kadar çok silah ve askerî mühimmat depolamışlar ki özgüvenleri yüksek gibi gözükebiliyorlardı. Zannediyorlardı ki Azerbaycan hâlâ 90’lı yılların Azerbaycanıdır. Karşılarındakinin yani Azerbaycan Türkleri’nin, ecdadımızdan gelme dövüş ruhuna, yenilmezliğe sahip olduğunu hesaplamamışlardı. Bizim bir kimsenin toprağında gözümüz yoktur, lâkin hiç kimsenin de bize ait olanları gasp etmeye kalkışmasına asla müsaade etmeyiz.”

“Azerbaycan askeri, tüm kirli planları bozdu”

“Zengezur’un Azerbaycan’dan alınıp zorla Ermenistan’a verilmesi ve Türk dünyasının birbirinden kopartılma çabası, Sovyetler’in ve bu konuda Sovyetler ile aynı düşüncede olan bazı dış güçlerin ortak çıkarıydı. Yıllarca bunun üzerine çalıştılar. Azerbaycan’ın dünya birliğince tanınmış topraklarının da işgal edilmesi aynı senaryonun devamıydı. Her ne kadar Azerbaycan’ın 7 rayonu (ilçe), Ermenistan tarafından Yukarı Karabağ için tampon bölge-tehlikesizlik şeridi gibi tarif ediliyorsa da Yukarı Karabağ sanki Zengezur için tampon bölge rolündeymiş gibi bir durum oluşturmaya çalışılmıştı. Kahraman Azerbaycan askeri tüm kirli planları bozdu, düşmanı bozguna uğrattı ve kendi öz topraklarımızı bize geri kazandırdı. Bununla beraber uluslararası hukukun çiğnenmesini durdurmuş olduk. Birleşmiş Milletler’in (BM) 1993’te kabul etmiş olduğu 4 kararnamenin icraatını temin etmiş olduk. Atalarımızın dediği gibi: Hak inceler, yüzülmez. Bizim işimiz hak işidir, biz bir zefer kazandık!”

“Türkiye’nin devleti ve milletiyle Azerbaycan’a verdiği desteğin eşi benzeri yoktur”

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm siyasi, bürokratik, diplomatik iradesiyle ve özellikle de Türk Milletinin sarsılmaz desteğiyle Azerbaycan’ın zaferinde mihenk taşı olduğunu belirten Paşayeva, Türkiye ve Azerbaycan’ın birliği ile bölgeye yeni bir düzen geleceğini belirtti.

“44 günlük bu savaş Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlandı. Cumhurbaşkanımız sn. İlham Aliyev’in dediği gibi, bu Azerbaycan ile Türkiye’nin müşterek zaferidir. 44 gün süren Azerbaycan Büyük Vatan Muharebesi günlerinde Türkiye Cumhurbaşkanı sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın, TBMM Başkanı sn. Mustafa Şentop’un, Milli Savunma Bakanı sn. Hulusi Akar’ın, Dışişleri Bakanı sn. Mevlüt Çavuşoğlu’nun, TBMM’deki 4 güçlü partinin, saygın sivil toplum örgütlerinin, medya organlarının ve birlik-beraberlik içinde Türk Devleti ve halkının, Azerbaycan’a verdiği manevi ve siyasi-diplomatik desteğin eşi benzeri yoktur. Şimdi bölge yeniden dizayn ediliyor diyebiliriz.

Nahçıvan ile Azerbaycan’ın batı bölgeleri arasındaki nakliyat altyapısının restorasyonu bu planda özellikle değerlendirilmelidir. Azerbaycan’ın Karabağ’daki zaferi Rusya-Türkiye işbirliğinin yeni bir içerik kazanmasını da şartlandırmış oldu. Ermenistan bugün kendi kazıdığı kuyunun dibine yuvarlanmaktadır. Bölgede istikrarın, barışın, birlikte yaşayışın, uluslararası hukukun tek düşmanı vardı: Ermenistan. Şimdi Ermenistan eskisi gibi şımarık çocukluk yapamaz hale geldi. Kelbecer’den göç eden Ermeniler’in vandallığını; evleri, meşeleri yakmasını herkes görüyor. Şimdi dünya görüyor ki Ermeniler’in uzun yıllardır barbarlıkla suçladığı Azerbaycan Türkleri hakkında atılan iftiralar boşa çıkmıştır. Bütün yalanları gün yüzü gibi ortaya çıkıyor... Bugün bölgenin mevcut durumunda aynı zamanda Ermeniler’in maskesinin düşürülmesini de görmekteyiz.

[İşgal ettikleri Kelbecer'i terkeden Ermeniler'in ateşe verdikleri alandan bir görüntü]

Bir de “Şuşaya kim hakimse, Karabağa da o hakimdir” tezini hesaba katarsak Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan devlet yöneticileri arasında imzalanan ortak mutabakat, Şuşa azâd edildikten sonra meydana geldi ve Ermenistan Kelbecer, Ağdam ve Laçin’den çekilmeyi kabul etti. Dağlık Karabağ’ın statüsü hakkında o beyanatta tek bir cümle olmadı. Azerbaycan kendi zaferi ile dikte eden taraf olmuştur. İleride bugünden de daha güçlü olacağız. Türkiye-Azerbaycan birliği bölgeye yeni düzen getirmeye devam edecektir.”

“Azerbaycan Bayrağı bütün Karabağ’da dalgalanacak”

Sözlerini büyük güçlerin bugüne kadar Azerbaycan’da yaşanan kıyıma ve işgale göz yumduğunu ifade ederek tamamlayan Ganire Paşayeva, Azerbaycan’ın son zaferinin Ermenistan’ın sivil vatandaşları için dahi hayırlı olacağını belirtti.

“Kalan son işgal askerinin de Karabağ’dan çıkacağı gün uzakta değildir. Son tarih 1 Aralık’tır. Biz bütün dünyaya çok çağrıda bulunduk, haklı durumumuzu duyurmaya çalıştık. Ama maalesef, çoğu zaman arzu edilen desteği göremedik. Daha önce de söylediğimiz gibi 44 gün içinde bize “Savaşı durdurun!” diyenler yüzsüzlük ettiler. Bizi müzakere masasına davet etmeye yüzleri olmaması gerekiyordu aslında. Her şey apaçık ortada: bir işgalci Ermenistan vardı, bir de işgale mâruz kalmış Azerbaycan…

Azerbaycan işgale maruz kalmasına rağmen barışçıl çözüm masalarına hep taraftar oldu ve 30 yıl boyunca barış sürecine sadık kaldı. Ama ne oldu?  1 km toprak savaşsız teslim edildi mi bize? Maalesef bunun cevabı hayır! Uzun sözün kısası, 27 Eylül sabahı Ermenistan silahlı kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan yeni hücumu, bardağı taşıran son damla oldu ve Azerbaycan ordusu harekete geçti.

Dünya birliği çok geç olmadan herkesi kendi ismi ile çağırmalıydı, işgalciye “işgalci” demeliydiler, elini yüzünü yıkamamalıydılar, ona yeni işgaller için destek vermemeliydiler. Tüm bu destekler günahsız Azerbaycanlı sivillerin kanını akıttı, sivil yerleşim yerlerini viran etti... Buna bir son vermeleri lazım. Yapacaklarsa da cevabımızı kabullenmeleri gerekiyor! Umarım Ermenistan, daha güçlü bir Azerbaycan demir yumruğu ile tamamen darmadağın olur. 44 gün içinde neler olduğunu herkes gördü. Azerbaycan’ı dalga geçer gibi müzakere masası ile oyalandırmanın mümkün olmayacağını artık herkes biliyor. Her şey daha hayırlı olacaktır diye umut ediyoruz. Azerbaycan kendi arazi bütünlüğünü kendisi restore edecek. İnsanların yüzü gülecek. Bölgeye adaletli barış ve emin bir gelecek hâkim olacak ve Azerbaycan bayrağı tüm Karabağ’da dalgalanacak. Aslında sakince düşünseler böylesi bir durum Ermenilerin kendisi için de çok gereklidir. Başkalarının maşası olmaktan kurtulsunlar istiyoruz biz. Bölgenin köklü halklarına ve bizlere insanca davranmayı öğrensinler. İşte böylesi bir yaklaşım evvela onlar için iyi olacaktır...”

parçalı bulutlu