AGM-183 ARRW'nun son taşıma testi gerçekleştirildi

Edwards Hava Kuvvetleri Üssü'nde gerçekleştirilen testte ABD ordusunun yeni AGM-183 Havadan Fırlatılan Hızlı Müdahale Silahı (ARRW) testinin uçuşu gerçekleştirildi.

SAVUNMA SANAYİİ 10.08.2020, 10:30 10.08.2020, 16:20
AGM-183 ARRW'nun son taşıma testi gerçekleştirildi

Hipersonik savaşların çağı hızla yaklaşıyor. Edwards Hava Kuvvetleri Üssü'nde gerçekleştirilen testte bir B-52H Stratofortress'in ordunun yeni AGM-183 Havadan Fırlatılan Hızlı Müdahale Silahı (ARRW) için son taşıma testi uçuşunu gerçekleştirmesi oldu. Sonraki aşamalarda yüksek hız, hava savunmasını bozma, taktik hipersonik füze tipi araç sisteminin test fırlatmaları gerçekleşecek.

Testlere dahil olan B-52 uçağı 60-0050 "Dragon's Inferno"nun görüntülerde ARRW test programıyla ilişkili olarak giderek daha ayrıntılı modifikasyonlara uğradığı görülüyor. Bu modifikasyonlar arasında test uçuşunu kayda almak için Hava Kuvvetlerinin test uçuşu ekibinde de genel olarak görülen gün ışığında görülmeyi artıran turuncu renkli eklentiler de yer alıyor. Uçak daha önce de birçok kez bir AGM-183 gövdesi ile uçmuştu, ancak bu testte ilk kez B-52'nin çift füzeyle donatıldığını ve füzelerin daha önceki testlere nazaran daha gelişmiş ve genel olarak gri bir renge bürünmüş oldukları görülüyor.

Yüklemelerin ardından B-52'nin Edwards Hava Kuvvetleri Üssü'nün kuzeyindeki çorak çöl alanında F-16 ile tur atarak Güney Kaliforniya Sahili açıklarındaki geniş kapsamlı yerleşkelere doğru yola çıktığı görüldü.

Yeni hipersonik füzelerin daha önceki taşıma testi görevleri bu seferki kadar sorunsuz ilerlememişti. Hava soluyan bir füze konsepti olan Hipersonik Hava Soluyan Silah Konsepti (HAWC) için planlanmış olan benzer bir görev sırasında füze B-52'den düşmüştü. Yaşanan kazada kimse yaralanmadı, ancak bu yeni bir gelişmiş füze kabiliyetinin fırlatmanın planlanmadığı bir test görevinde bile işlerin ciddi şekilde ters gidebileceğini gösteriyor.

RRW'nin fotoğraflarını çeken kişi Matt Hartman da dahil olmak üzere birçok uçak takipçisinin halka açık uçak izleme uygulamaları aracılığıyla yakından izlediği son taşıma görevi sırasında Hava Kuvvetleri füzenin iletişim telemetrilerini ve GPS verilerini Point Mugu Deniz Üssü boyunca dağılmış olan yer istasyonlarına iletme yeteneğini test etti. Test ilerleyen aylarda ARRW'nin güçlendiricisinin/ateşleyicisinin testi için bir prova mahiyeti taşıdı.

419. Hava Test Filosu ve Müşterek Global Bombardıman Test Komutanı Yarbay Michael Jungquist, bir Hava Kuvvetleri açıklamasında şunları söyledi: “Bu hafta gerçekleşen test prototip silahla iletişim kurma yeteneğimizi gösterdi. Tüm ekip bir sonraki adımı atmaya ve havadan fırlatılan ilk hipersonik silahlarımızın aktif uçuş testlerine başlamak için sabırsızlanıyor. Bu silahlar geleneksel ateş gücünün dünyanın herhangi bir yerinde göz açıp kapama hızında uygulanmasını sağlayacak."

ARRW'nin geliştirilmesindeki asıl amaç ABD, Çin ve Rusya arasında başlayan hipersonik silah yarışında geri kalmamak adına havadan fırlatılan bir hipersonik silah kabiliyetine erişmek için gerekli adımları atmak, tasarlamak ve bu silahı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kağıt üstünden somut boyuta geçirmektir. Hava Kuvvetleri ilk etapta dördü test için ve dördü yedek parça olmak üzere sekiz AGM-183 satın almaya hazırlanıyor. Test çalışmaları için ihtiyaç duyulmaması halinde bunların bazılarının ordunun ilk operasyonel hipersonik silahlarına dönüşme ihtimali ise çok yüksek.

ARRW'nin menzilinin veya maksimum hızının ne olacağı henüz belirsizliğini koruyor, ancak sistemin balistik füze benzeri bir ateşleyiciyle karadan start alarak on binlerce fit yükselmesindense uçağın havada belli bir yüksek hıza ulaştıktan sonra taşıdığı kayan aracı serbest bırakmasının büyük avantaj sağlayacağı belirtiliyor ve aracın 1.000 mili aşan bir menzile ve Mach 5 hipersonik eşiğinin çok ötesine geçen bir hıza sahip olacağı söyleniyor.

ARRW programı ilerlerken programın maliyetleri de yaklaşık yüzde 40 oranında arttı. Hava Kuvvetleri yine de AGM-183'ü mümkün olan en kısa sürede envanterine hipersonik bir silah ekleyebilmeleri için kesinlikle başarılı olması gereken bir girişim olarak görüyor. Bunu başarmak sadece çığır açıcı bir kapasite kazandırmakla kalmayacak, aynı zamanda diğer daha gelişmiş hipersonik silah konseptlerinin geliştirilmesi için de tecrübe ve zaman kazandıracak

16°
parçalı bulutlu