banner23

banner26

banner24

banner25

16.10.2020, 12:10

Savunma ve Havacılık Sektöründeki Liderlerin Dijital Dönüşümü: Bir Ulusal Güvenlik Meselesi

Dijital dönüşüm gerçekleştirmede genel itibariyle isteksiz kalan savunma ve havacılık sektörünün dönüşümüne yönelik önemli adımlar, esas olarak sektör liderlerinin öncülüğünde atılıyor. Bu çalışmada da savunma ve havacılık alanındaki bazı liderlerin dijital dönüşüm yaklaşımlarını inceleyeceğiz.

Lockheed Martin’in dijital dönüşümden sorumlu başkan yardımcısı Jeffrey Wilcox’un belirttiği üzere yeni bir emtia olan veri ile çalışan yeni bir gelişim çağına girdik. Bu kapsamda Wilcox “veri petroldür” ifadesine atıfta bulunsa da bir takım zorlukların bulunduğunu da belirtmiştir.

Wilcox’un konu hakkındaki ifadeleri değerlendirildiğine:

(1) Küçük ve orta ölçekli şirketler temel düzeyde dijital beceriye sahip işçi bulmakta güçlük çekmektedir. Yapay zeka alanında uzman eğitimci bulmak da güçtür.

(2) Yapay zeka “üstünlük” için verilen bir “savaştır”. Bu savaş hem şirketler hem de ülkeler arasında cereyan etmektedir.

(3) Lockheed Martin’in veri üreten oldukça fazla sayıda sistemi vardır ve bu çok miktardaki veriyi tekrar değere dönüştürmeye ilişkin zorluklar bulunmaktadır.

Lockheed Martin’e göre sektör ve ABD Savunma Bakanlığı veri akışını yönetmeye katkı sunmak için yapay zekaya yönelmiştir. Bu kapsamda Lockheed Martin’e göre şirket; insanların güvenliği, performansı ve durumsal farkındalığını en yüksek seviyeye çıkarmaya yardımcı olmak maksadıyla onlarca yıldır güvenilir yapay zeka teknolojileri geliştirmektedir. Büyük miktardaki bilgiyi incelemek için geliştirilen yapay zeka çözümlerinin ise pilotların ve komutanların daha hızlı ve bilinçli kararlar almasına destek olması hedeflenmektedir.

Boeing global hizmetler CEO’su (değerlendirmeyi yaptığı dönemde CIO) Ted Colbert, veri analizinin değeri görüldükçe ona olan talebin de artacağını belirtmiştir. Ancak Colbert’e göre bu süreçte:

(1) Kullanımdaki artış konusunda stratejik ve tedbirli olunmalıdır.

(2) Proje portföyü ile ivme kazanılmalı ve uzun vadeli bir yaklaşıma sahip olunmalıdır.

Röportajda Boeing’in ürün geliştirme sürecinin onlarca yıl sürmesine karşın yüksek performanslı bir dijital kültürün çevik olması gerektiğinin vurgulanması üzerine Colbert bunun temel zorluk olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan bu zorluk Boeing’e özgü değildir. Genel itibariyle değerlendirildiğinde savunma ve havacılık sektöründe ürünleştirme süreleri oldukça uzundur. Uzun süren ürünleştirme süreçleri ise dijital dönüşümün uygulanabilirliğini güçleştirmektedir.  

Savunma ve Havacılık Sektöründeki Liderler İçin Dijital Dönüşüm Neden Önemli?

Leonardo, Confindustria (İtalyan Sanayiciler Birliği Konfederasyonu) ile yaptığı işbirliği çerçevesinde ana tedarikçilerini dijital dönüşüme yönlendirmek için Şubat 2020’de bir girişim başlattı. Bu kapsamda, İtalya’nın 12 bölgesinden 40 KOBİ’nin dijital olgunluk ve siber güvenlik açısından değerlendirilmesi, sonrasında ise Sanayi 4.0 Teknolojileriyle bağlantılı fırsatları kaçırmamak için bu şirketlerin aşamalı biçimde dijital dönüşüme yönlendirilmesi planlamaktadır. Leonardo’nun faaliyet alanlarından biri devletler ve şirketlerin dijital dönüşümünü gerçekleştirmeye yönelik çözüm ve hizmetler sunmaktır. Bununla birlikte Leonardo’nun bu adımı dijital dönüşümün kapsama alanının yansıtılabilmesi bakımından önemli bir örnektir. Zira söz konusu adım ile Leonardo tedarikçilerinin dijital dönüşümüne katkı sağlarken kendisi de bu süreçten fayda görecektir.

Thales’e göre yüksek irtifada uçan süpersonik uçaklar havacılık sektöründeki sınırların aşılabilmesi için mühim iken bu süreçte hava trafik yönetimi karmaşık hale gelecektir. Öte yandan hava trafik yönetimi, geleneksel hava taşıtlarına ek olarak dronlar ve stratosferik balonlar gibi yeni taşıtların neden olduğu zorlukların da üstesinden gelmek durumundadır. Thales ise bir dijital dönüşüm teknolojisi olarak nitelediği “yapay zekayı” bu karmaşıklığın aşılabilmesine yönelik yeni bir fırsat olarak ele almaktadır. Nitekim Thales’e göre “yapay zeka”, insanların yeteneklerini tamamlayacak ve geliştirecek; insanların tekrarlayan veya düşük değerli görevlere katılımlarını azaltırken kritik görevlere daha fazla zaman ayrılmasını sağlayacaktır.

Northrop Grumman’ın üst yöneticilerinden Kenneth Todorov’a göre potansiyel düşmanların füze teknolojilerini geliştirmesi ve bu teknolojilerin daha sofistike ve güvenilir olması doğrultusunda balistik füze tehditleri artmakta. Dolayısıyla ABD için güçlü ancak erişilebilir bir savunma sisteminin geliştirilmesi zorlaşmaktadır. Bu doğrultuda Todorov,  bilinen tehditlere karşı koyan ve geleceğe ilişkin henüz bilinmeyen tehditleri öngören esnek ve geliştirilebilir yetenekler sunmak zorunda olduklarını ve bunu her zamankinden daha hızlı biçimde yapmaları gerektiğini söyledi. Todorov’a göre bu durum dijital dönüşümü gerekli kılmaktadır. Çünkü dijital olarak dönüştürülmüş bir savunma sistemi, füze tehdidi arttıkça yazılımlarla geliştirilebilir.

Neticede dijital dönüşüm diğer sektörlerde olduğu gibi savunma ve havacılık sektöründeki şirketlere de önemli ekonomik katkılar sunmakta ve elde edilen çıktıların niteliğini arttırmaktadır. Ancak bunun ötesinde dijital dönüşüm, savunma ve havacılık sektöründeki şirketlerin müşterisi olan devletlerin ulusal güvenliklerini koruyabilmelerine katkı da sunmaktadır. Ulusal güvenlik kaygıları doğrultusunda savunma ve havacılık sektöründeki şirketlerin dijital dönüşüm karşısında temkinli bir tutum sergilemesi göz önüne alındığında bu katkı çok daha kıymetli hale gelmektedir. Ayrıca sektördeki bir kesim şirket dijital dönüşüme önem verirken diğer bir kesimin genel olarak bu dönüşüme tepkisiz kalmaya çalışması bu oyuncular arasında teknik ve ekonomik kapasite farklılıklarının oluşmasına veyahut halihazırda mevcut bulunan farklılıkların artmasına neden olabilmektedir. Bu durum da savunma ve havacılık sektörünün taşıdığı önem doğrultusunda doğrudan doğruya ulusal güvenlik üzerinde çeşitli etkiler doğurabilmektedir.

23°
açık