banner23

banner31

banner24

banner25

Alper Özbilen: Yazılım ve elektronik sektörü olmadan 2023 hedefleri yakalanamaz

PAVOTEK Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Alper Özbilen, Target dergisine verdiği röportajda; Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasında yazılım ve elektronik sektörünün önemi, PAVOTEK'in pandemi sürecindeki üretim faaliyetleri gibi konularda önemli açıklamalarda bulundu.

TEKNOLOJİ 08.07.2021, 16:09
Alper Özbilen: Yazılım ve elektronik sektörü olmadan 2023 hedefleri yakalanamaz

PAVOTEK Yönetim Kurulu Başkanı Alper Özbilen, şirketin 2021 yılına nasıl başladığına ve pandemide üretim faaliyetlerinin nasıl sürdürüldüğüne yönelik soruları şu şekilde yanıtladı:

"Şüphesiz pandemi ülkemiz için zorlu bir süreç olarak devam ediyor. Bizim gibi donanım üreten, prototip geliştiren şirketler için ürün üzerinde çalışılması ve prototiplerin test edilmesi kaçınılmaz bir durum. Bütün bu süreçlerin uzaktan çalışma ile yürütülebilmesi ise işin tabiatı itibariyle mümkün değil. Bu şartlar altında, gerekli tüm tedbirleri almak kaydıyla hem AR-GE hem de üretim süreçlerimizi şartların elverdiği azami ölçülerde devam ettirmeyi başardık.

Ürün ve çözümlerimizi sunduğumuz Havacılık, Savunma, Telekomünikasyon ve Enerji Sektörlerindeki kritik projelerde herhangi bir gecikmenin oluşmaması için tüm çalışma arkadaşlarımla yoğun bir tempo içerisine girdik. Havacılıktaki güç sistemlerinin millileştirilmesi ve yerlileştirilmesi kapsamında 2021 yılında TUSAŞ ile MMU Platformu için bir sözleşme imzaladık. Denizcilik alanında da VLF Telsiz Sistemini bir teknoloji kazanım yükümlülüğü olarak geliştirmeye başladık. Sayısal haberleşme başta olmak üzere AR-GE ve ürünleşme faaliyetlerimize aralıksız biçimde devam ettik."

"Global şirketler kriz anında ulusal çıkarlarının korumayı tercih ettiler"

Pandeminin, iş süreçlerini evrensel ilkelere göre işlettiğini belirten global şirketlerin kriz anında lokal çıkarlara dayanan kararlar verdiklerini açık bir şekilde ortaya çıkardığından bahseden Alper Özbilen, söz konusu şirketlerle ilgili, "Dünyanın pek çok yerinde çeşitli şubeleri, organizasyonları bulunsa da kritik bir ürün yahut komponent temininde sorun yaşandığında kendi merkez ülkelerinin çıkarlarını korumayı tercih ettiler. Her fırsatta global olduğu iddia eden şirketlerin en ufak bir türbülansta lokal çıkarlara öncelik vermesi; bir nevi ‘doğan samimiyet testini’ geçememek olarak değerlendirilmelidir.  Bunu gözlemek şaşırtıcı olmasa da daha ağır krizlerde nelerle yüzleşeceğimizi anlamak bakımından ders niteliğindedir. Özellikle sayısal haberleşme alanında çoğu yabancı rakibimizin merkez ülkesi bazen ABD, bazen Çin bazen başka bir ülkeyken; her ne kadar ihtiyaç temelli büyüme politikasını gözetiyor olsak da bizim merkezimiz, önceliğimiz elbette Türkiye’dir." ifadelerine yer verdi.

"Endüstriyel sunucularımızın doğrulama testlerine ağustos itibariyle başlıyoruz"

Türkiye'nin ilk yerli ve milli ağ anahtarını yaptıklarından, haberleşme alanındaki kabiliyetlerini siber güvenlik alanına taşıdıklarına değinen Alper Özbilen, "Türkiye’nin ilk yerli ve milli ağ anahtarını yapmıştık. Haberleşme alanında ağırlıklı olarak ağ sistemleri konusunda faaliyet gösteriyorduk. Şimdi buradaki kabiliyetlerimizi siber güvenlik donanımları konusuna da taşıdık. Dünyada birkaç ülkenin gerçekleştirebildiği 10 ve 100 Gbps hızında kayıpsız veri transferinde kısa sürede başarı gösterdik. Bu teknolojik atılım neticesinde ağ sistemleri konusundaki ürün ailelerimizdeki çeşitliliği daha da artırıyoruz. Toplama Ağ Anahtarları (Aggregation), Kabinüstü Ağ Aanhtarı (TOR) ve omurga anahtarları gibi yüksek hızlı ağ anahtarları konusundaki faaliyetlerimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz.

TUBİTAK BİLGEM ile birlikte geliştirdiğimiz Donanım Güvenlik Modülünü (HSM), son kullanıcıların istifadesine uygun bir ürün olarak arza başladık. Önümüzdeki günlerde güvenli iletişim konusundaki yeni çözümlerimizi kullanıcılarımız ile buluşturacağız.

PAVOTEK olarak uzun bir süredir askerî bilgisayar ve terminallerde önemli ürün aileleri geliştirdik. Bu alandaki tecrübemizi askerî konsol sistemleri, yüksek performanslı işlemciler (HPC) ve endüstriyel sunucular konularına da taşımayı hedefliyoruz. Endüstriyel sunucularımızın doğrulama testlerine ağustos itibariyle başlıyoruz. Komuta kontrol sistemlerindeki ağ bileşenleri dışında birçok bileşenin de millileşmesini hedefliyoruz.

Türkiye için hayati olan pek çok alanda Türkiye’nin üretim sürekliliğinin korunabilmesine ve bu gereksinimlerin bizzat ülkemizin şartlarına ve güvenlik güçlerimizin gereksinimlerine uygun biçimde karşılanabilmesine katkı sunuyoruz. İthalatı ikame etmenin ötesinde, ülkemize yerli olanaklarla üstün nitelikler sunmaya azami gayret ediyoruz." şeklindeki ifadeleriyle şirketin hali hazırdaki faaliyetlerine değindi.

"Otonom Sistemler, Güç ve Enerji Sistemleri, C4ISR ve Haberleşme alanlarında çözümler üretiyoruz"

Özbilen, üretilen ürün ve sistemlerin hangi sektörlerde kullanıldığına ve savunma sanayiindeki oranlarına dair önemli bilgiler paylaştı. Özbilen, "PAVOTEK olarak, Otonom Sistemler, Güç ve Enerji Sistemleri, C4ISR ve Haberleşme alanlarında çözümler üretiyoruz. Ciromuzun % 70’den fazlasını savunma ve havacılık sanayiinden elde ediyoruz. Sayı olarak ise ürünlerimizin çoğu sivil alanlarda kullanılıyor. Sivil ürünler ölçek ekonomisine ulaşmamızı sağlayarak askerî alana maliyet etkin çözümler sunmamıza imkan tanıyor. Önümüzdeki yıllarda sivil, endüstriler alandan kaynaklanan cironun savunma alanını geçeceğini değerlendiriyor ve bunu hedefliyoruz. Sivil tarafı kesinlikle bir alt başlık olarak görmüyor, aksine burada var olma mücadelesinin savunma alanı kadar kıymetli olduğunu değerlendiriyoruz.  

Maalesef günümüzde birçok platform 1990 öncesinin doktrinlerine göre tasarlanmış durumda. Bu tür yapıların önemli bir kısmı ise mevcut yapılara daha sonradan eklenen bilgisayar sistemleri ile kontrol ya da monitör edilmekte. Dolayısıyla artan tehditler karşısında çok sayıda platform, siber saldırılara karşı açık halde mevcudiyetlerini devam ettirmektedir. PAVOTEK olarak bizler, bu konuda çözüm sunmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz. Önümüzdeki süreçte de siber güvenlik alanındaki çözümlerimizle, fonksiyonel ömrü süren ve sürecek olan savunma platformlarının siber dayanıklılığı için çözümler geliştirmeye devam edeceğiz." ifadeleriyle teknoloji ürünlerinin üretimindeki bazı detaylara yer verdi.

Özbilen, konuşmasının devamında yazılım ve elektronik sektörü konusunda ABD ve Çin örneği üzerinden açıklamada bulunurken Türkiye'nin 2023 hedeflerindeki payı ve sektörün dışa bağımlılığını azaltan etkisine, "Yazılım ve elektronik sektörünün nitelikli kabiliyetlerine erişmeden, yüksek teknolojili ürün geliştirmek mümkün değildir. Biden yönetimi altında kıyasla yavaşlamış gibi gözükse de ABD’li otoritelerin; Çin’in 5G çipleri gibi kritik bileşenleri ithal etmesini güçleştirmesinin, mikroelektronik üretimini ülkeye geri çekmeye çalışmasının ve yetkinlikleri ne olursa olsun Çin kaynaklı yazılım ve kritik elektronik bileşenleri ulusal güvenliğe yönelik bir risk olarak değerlendirmesinin ana gerekçesi de ülke ekonomilerinin yazılım ve elektronik sektörüne olan bağımlılığıdır. Son dönemde giderek belirginleşen küresel çip krizinden de görüleceği üzere elektronik sektöründe çeşitli nedenlerle oluşan arz kıtlığı farklı sektörlerde maliyetlerin artmasına, üretimin gecikmesine ve hatta ciddi duraklamalara neden olabilmektedir." ifadeleriyle dikkat çekti.

"Pandemide söylem düzeyinden eyleme geçildi"

Pandeminin çalışmalara etkisine ve yerli yazılımların yabancılara oranla sektöre sağladığı faydaların neler olduğuna dair değerlendirmede bulunan Özbilen şunları söyledi: 

"Bilgilerin internet ve ağlar üzerinde işlenmesinin, akmasının ve depolanmasının rekabet edebilmenin ön şartı haline geldiği, siber saldırıların ekonomik ve itibari kayıplara neden olduğu herkesin malumuydu. Ancak pek çok alanda büyük kırılımlar oluşturan pandemi, iş dünyamızın dijital farkındalığını belirgin bir biçimde artırdı. Pandeminin neden olduğu zorluklar içerisinde söylem düzeyinden eylem düzeyine geçişte önemli adımlar atıldı. Ancak gereklilikler için süreç analizi yapmak, uygulanabilir bir dönüşüm planı hazırlamak ve bunların kabul edilir hale getirilmesi bakımından hala önümüzde uzun bir yol var. 

Maalesef, dijital dünyada bundan kaçış yok diyerek  ‘verilerimizin yabancı aktörlere akması, aktarılması’ süreci önemsizleştirilebilmektedir. Yerli yazılım ve donanım tercihinin önündeki en büyük problemlerden biri sistematik dezenformasyonun ‘kıymetli olan veriyi itibarsızlaştırma’ çabasıdır.

Yerli üreticiler açısından diğer bir problem de yabancı geliştiricilerden talep edilmeyenlerin yerli geliştiricilerden kolaylıkla talep edilebilmesi meselesidir. Örneğin yerli yersiz kaynak kod talepleri ve tasarım dokümanları yabancılardan talep edilemezken ayakta kalmaya ve varlığını devam ettirmeye çalışan yerli üreticilerden kolaylıkla istenebilmektedir. Ölçek ekonomisi sebebiyle zaten dezavantajlı durumda olan yerli üreticiden daha fazlasını talep ederken piyasa koşullarının altında fiyatlar teklif edilebilmektedir. Yabancı üreticilerin ‘ayıplı mal’ kapsamında bile değerlendirebilecek kusurlu ürünleri için ‘güncelleme’ yapması, yayınlaması sorun görülmeyebiliyor. Şifreli tünel bağlantılarıyla performans/iyileştirme maksatlı denilerek verilerin toplaması normal kabul edilebiliyor. Yerli ürünlerin kendi ülkesindeki bu yalnızlığı üzücü olabilmektedir. Ülkemiz menfaatleriyle tümüyle uyumsuz olan bu yaklaşımlar, yerli yazılımların önemine ilişkin farkındalık eksikliğinden kaynaklanmaktadır."

"Yarının gereksinimlerine cevap vermek için çalışıyoruz"

Son olarak 2023 hedeflerine işaret eden Özbilen, "PAVOTEK olarak 2003 yılından beri yürüttüğümüz tüm faaliyetlerimizde Türk insanının neler geliştirebileceğini hem yerli pazara hem de yakın coğrafyamızdaki pazarlara kanıtladık. Askerî ve sivil alanda yüzlerce çeşit ürün geliştirdik. Bir milyondan fazla ürünün üretimini ve satışını gerçekleştirdik. Bu istatistiklerin katlanarak artmasını sağlamayı hedefliyoruz.

Yeni ve geleneksel teknolojilerin aynı anda ticari değer arz ettiği ve küresel güç dengelerinin değişeceğinin aşikar hale geldiği şu günlerde, yarının gereksinimlerine cevap vermek için çalışıyoruz.

Cumhuriyet’imizin 100'üncü şirketimizin ise 20'nci yılı olacak olan 2023 yılında, küresel düzeyde başarılar elde etmek istiyoruz. Bu hususta üstün niteliklere sahip yerli switch’lerimizin seri üretiminin yanı sıra satış ve servis işlemlerini, bir bütün olarak yürüttüğümüz PNETWORKS markasına özel bir önem veriyoruz." dedi.

24°
parçalı az bulutlu