Pakistan Donanması, Hint Okyanusu’nda düzenlediği canlı atış tatbikatında Çin üretimi LY-80(N) hava savunma füzesini başarıyla test etti.
Pakistan Donanması Halkla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından 10 Ocak 2026’da yapılan açıklamaya göre, Type 054A/P sınıfı güdümlü füze fırkateyni PNS Taimur (F-262) üzerinden gerçekleştirilen testte, füze dikey lançer atım sistemiyle ateşlenerek uzun menzilde bir hava hedefini başarıyla imha etti.
Atışın, sistemin operasyonel yeterliliğini ve denizde çok katmanlı hava savunma konseptine uyumunu teyit ettiği belirtildi.
Tatbikat sırasında, LY-80(N) füzesinin yüksek hızlı bir hava hedefini, yaklaşık 40 kilometrelik menzilde etkisiz hale getirdiği ve bunun, sistemin azami 60 kilometrelik menziliyle uyumlu olduğu bildirildi.

Çin’in HQ-16 füzesinin deniz versiyonu olan LY-80(N), Çin Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknolojisi Kurumu (CASC) tarafından geliştirildi. Sistem, Rus yapımı Buk-M1 teknolojisinden esinlenilerek tasarlandı, ancak modern savaş ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırıldı.
Pakistan Donanması’na 2022 yılında katılan PNS Taimur, Çin’in Hudong-Zhonghua Tersanesi tarafından inşa edildi. Gemide LY-80(N) hava savunma sisteminin yanı sıra C-802 veya YJ-12 gemisavar füzeleri, torpido sistemleri, yakın hava savunma silahları, elektronik harp donanımları ve uzun menzilli radar sistemleri bulunuyor.
Füze sistemi, 32 hücreli dikey lançer atım sistemi, gelişmiş muharebe yönetim sistemi ve aktif faz dizili radar ile entegre çalışıyor. Bu yapı sayesinde 360 derecelik hedef tespiti ve çoklu hedefe karşı aynı anda angajman yeteneği sağlanıyor.

Tatbikatın, bölgesel güvenlik dengeleri açısından da önem taşıdığı ifade ediliyor. Özellikle Hindistan’ın Hint Okyanusu’ndaki askeri varlığını artırdığı bir dönemde Pakistan’ın bu tür hava savunma kabiliyetleri kazanması, caydırıcılık açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Pakistan’ın Çin ile yürüttüğü savunma iş birliğinin son örneği olan bu testin, ülkenin açık denizlerdeki etkinliğini artırmayı hedeflediği bildirildi. Analistler, söz konusu gelişmenin bölgesel deniz güvenliği denkleminde yeni bir sayfa açabileceğine dikkati çekiyor.






