Sikorsky’nin MATRIX otonomi sistemi, BETA Technologies tarafından geliştirilen hibrit-elektrikli MV250 platformuna entegre edildi. İş birliği, özellikle yüksek riskli ve tehdit altındaki bölgelerde insansız lojistik görevlerinin daha güvenli ve düşük maliyetle yürütülmesini hedefliyor.
Tehdit altındaki bölgelerde lojistik ikmal ihtiyacının giderek daha kritik hale geldiği bir dönemde, Sikorsky ile BETA Technologies yeni bir otonom hava platformu geliştirmek üzere iş birliğine imza attı. İki şirket, Sikorsky’nin MATRIX otonomi teknolojisini BETA’nın MV250 hava aracına entegre ederek, savunma müşterilerine insansız lojistik görevleri için yeni bir çözüm sunmayı amaçlıyor.
Sikorsky yetkililerine göre MATRIX teknolojisi, farklı platformlara güvenli, güvenilir ve sertifikalandırılabilir otonomi kabiliyetinin kısa sürede kazandırılmasını mümkün kılıyor. Sistem, operatörlerin çeşitli platformları yalnızca birkaç dokunuşla yönetebilmesine olanak tanıyacak şekilde tasarlandı.
BETA Technologies Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Kyle Clark ise ortaklığın, iki ayrı teknoloji yatırımını tek bir operasyonel platformda bir araya getirdiğini belirtti. Clark, Sikorsky’nin yıllardır otonominin güvenli, güvenilir ve operasyonel açıdan faydalı olduğunu kanıtladığını ifade ederken, MV250’nin ise düşük maliyetli, yüksek hızlı ve otonom entegrasyona uygun bir platform olarak geliştirildiğini söyledi.
Clark’a göre MATRIX’in MV250’ye entegre edilmesi, personelin risk altına girmesine gerek kalmadan yüksek riskli görevlerin icra edilmesini sağlayabilecek. Ayrıca bu birleşim, savunma kullanıcılarına çekişmeli operasyon ortamlarında insansız lojistik faaliyetlerine geçiş için düşük maliyetli ve hızlı bir çözüm sunuyor.
Askerî terminolojide “çekişmeli lojistik” olarak tanımlanan kavram, düşmanın ikmal güzergâhlarını aktif olarak tehdit edebildiği bölgelerde malzeme ve ekipman sevkiyatını ifade ediyor. Ucuz insansız hava araçları ile hassas güdümlü silahların yaygınlaşması, geleneksel kara ikmal konvoyları ve alçak irtifada uçan nakliye uçaklarını geçmişe kıyasla daha savunmasız hale getirirken, bu alandaki çözümlere duyulan ihtiyaç da artıyor.
BETA Technologies, MV250’nin küçük insansız hava araçlarının taşıyabileceği yük kapasitesi ile tam boy kargo helikopterlerinin görev ölçeği arasında kalan “orta sınıf lojistik” ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandığını belirtiyor. Platform, hızlı ve insansız ikmal görevlerine odaklanırken, ALIA hava aracı ailesinin mevcut ticari altyapısını GE Aerospace ile teknoloji ortaklığı kapsamında geliştirilen hibrit güç sistemiyle birleştiriyor.
MV250’nin Modüler Açık Sistem Yaklaşımı (Modular Open Systems Approach – MOSA) mimarisi de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. Donanım ve yazılım bileşenlerinin tek bir tescilli sisteme bağımlı olmadan değiştirilebilmesine imkân tanıyan bu mimari, Sikorsky’nin MATRIX sistemini platforma kısa sürede entegre edebilmesinde önemli rol oynadı.
Sikorsky, Ekim 2025’te gerçekleştirilen Northern Strike 25-2 tatbikatında MATRIX donanımlı bir Black Hawk helikopteriyle sistemin kabiliyetlerini sergiledi. Gösterim sırasında tek bir Kara Kuvvetleri operatörü; gövde içi yük taşıma, harici askılı yük nakli, paraşütle hava ikmali ve personel kurtarma dâhil olmak üzere farklı görevleri planlayıp icra etti.
Şirketin verdiği bilgilere göre MATRIX bugüne kadar entegre edildiği platformlarda toplam 1.000 saatin üzerinde uçuş gerçekleştirdi, 500’den fazla test ve gösterimi başarıyla tamamladı. Sistem ayrıca Savunma Bakanlığı ile itfaiye topluluklarından 100’den fazla operatörün eğitiminde kullanıldı ve 20’den fazla farklı hava platformuna entegre edildi. Sikorsky, bu verilerin MATRIX’in farklı hava araçlarına uyarlanabilen esnek yapısını ortaya koyduğunu belirtiyor.
MATRIX aynı zamanda ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) Aircrew Labor In-cockpit Automation System (ALIAS) programının teknik temelini oluşturuyor. Şirkete göre ALIAS kapsamında yürütülen çalışmalar, bugün MATRIX teknolojisinin üzerine inşa edildiği araştırma altyapısını oluşturdu.
Kaynak: Defence Blog






