ABD, NATO müttefiki İsveç’in topçu ve orta menzilli ateş gücü kapasitesini artırmaya yönelik önemli bir savunma satışına yeşil ışık yaktı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, İsveç hükümetine M142 High Mobility Artillery Rocket System (HIMARS) ve ilgili ekipmanların satışının onaylandığı bildirildi.
Toplam değeri yaklaşık 930 milyon dolar olarak tahmin edilen paket kapsamında İsveç’in 20 adet M142 HIMARS sistemi tedarik etmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra satış paketinde çeşitli güdümlü çok namlulu roket sistemleri (GMLRS) mühimmatları da yer alıyor. İsveç’in talebi doğrultusunda 35 adet M31A2 GMLRS unitary pod, 35 adet M30A2 alternatif harp başlıklı GMLRS podu, 35 adet M403 genişletilmiş menzil (ER) GMLRS alternatif harp başlıklı pod ve 35 adet M404 ER GMLRS unitary pod pakete dahil edildi.
Bunlara ek olarak, 20 adet M57 Army Tactical Missile System (ATACMS) podu ve 24 adet International Field Artillery Tactical Data System de satış listesinde bulunuyor. Paket ayrıca düşük maliyetli eğitim roketleri, AN/PRC-158 ve AN/PRC-160 telsizleri, anahtar yükleyiciler, gelişmiş GPS alıcıları, teknik dokümantasyon, yedek parça, test ekipmanları ve eğitim unsurlarını kapsayan geniş bir lojistik ve teknik destek setini de içeriyor.
ABD yönetimi, söz konusu satışın Washington’un dış politika ve ulusal güvenlik hedefleriyle uyumlu olduğunu belirtiyor. Açıklamada, Avrupa’da siyasi istikrar ve ekonomik ilerleme açısından önemli bir aktör olan NATO müttefiki İsveç’in güvenliğinin güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Planlanan satışın İsveç’in mevcut ve gelecekteki tehditlere karşı savunma kapasitesini artıracağı ve ABD ile diğer müttefik kuvvetlerle birlikte çalışabilirliğini geliştireceği değerlendiriliyor. Ayrıca paket, ülkenin topçu sistemleri ile orta menzilli ateş gücü yeteneklerini de önemli ölçüde güçlendirecek.
Satış kapsamında ana yüklenici olarak ABD’nin Texas eyaletindeki Grand Prairie kentinde bulunan Lockheed Martin şirketi görev alacak. ABD makamları, İsveç’in söz konusu sistem ve hizmetleri silahlı kuvvetlerine entegre etme konusunda herhangi bir zorluk yaşamayacağını da belirtiyor.






