ATİNA – Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki küresel hamleleri ve yerli teknoloji firmalarının uluslararası işbirlikleri, komşu Yunanistan’da yakından takip ediliyor. Türk insansız hava aracı üreticisi Baykar’ın, İtalya merkezli Piaggio Aerospace firmasını bünyesine katma süreci ve bu kapsamda planlanan ortak üretim faaliyetleri Atina yönetiminde tedirginlik oluşturdu.
“Bize Karşı Kullanılmasını Hayal Edemeyiz”
Yunanistan ve İtalya’dan heyetlerin bir araya geldiği çalışma toplantısının ardından düzenlenen basın açıklamasında, Türk-İtalyan savunma işbirliği gündeme geldi. Toplantıda söz alan Yunan heyeti sözcüsü, Baykar’ın Piaggio Aerospace’i satın alarak insansız hava aracı (İHA) ve uçak üretimi planlamasından duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Sözcü, söz konusu gelişmenin sadece ticari bir adım olarak görülemeyeceğini savunarak, şunları kaydetti:
“Baykar’ın Piaggio’yu satın alıp drone ve uçak üretmeyi planladığını duyduğumuzda çok üzüldük. Türkiye’nin dost ve müttefikimiz İtalya ile birlikte ürettiği drone ve uçakların bize karşı kullanılmasını hayal edemeyiz.”
Avrupa Havacılık Sektöründe Stratejik Dönüşüm
Bir süredir mali güçlükler nedeniyle İtalya’da kayyum yönetiminde bulunan Piaggio Aerospace’in satın alma süreci, İtalyan makamlarının onayıyla tamamlandı. Bu stratejik adım; Baykar’ın yüksek teknoloji platformları ile Piaggio’nun P.180 Avanti EVO iş jetleri, uçak motoru bakım-onarımı ve sertifikasyon alanındaki köklü tecrübesini bir araya getirmeyi hedefliyor.
Baykar yetkilileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, işbirliğinin temel amacının Avrupa havacılık ekosistemine katkı sağlamak, üretim ve mühendislik kapasitesini artırmak olduğu vurgulanıyor. Planlama kapsamında İtalya’daki tesislerin korunması ve mevcut iş gücüyle üretim faaliyetlerinin güçlendirilmesi bekleniyor.
Savunma sanayii analistleri, bu anlaşmanın Baykar’ın Avrupa’daki sanayi varlığını genişletmesi açısından kritik bir eşik olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, Piaggio’nun Avrupa havacılık standartlarındaki tecrübesi, insansız sistemler başta olmak üzere yeni nesil projelerin gelişimine hız kazandıracak.
Türk savunma sanayii firmalarının artan ihracat kapasitesinin bir yansıması olarak görülen bu ortaklığın, önümüzdeki dönemde Ar-Ge, bakım-onarım ve yeni hava platformları özelinde somut çıktılar vermesi öngörülüyor.




