Çin, ABD ve İsrail merkezli firmalar tarafından geliştirilen siber güvenlik yazılımlarının ülkede kullanımını yasaklama kararı aldı. Ulusal güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, Çin’de faaliyet gösteren tüm yerli şirketlerin söz konusu yazılımları kullanmaları yasaklanacak.
Çinli yetkililer tarafından yapılan açıklamada, yabancı siber güvenlik çözümlerinin ülkedeki dijital altyapı ve hassas veriler açısından güvenlik riski oluşturduğu ifade edildi. Kararın, Çin’in kritik dijital sistemlerinde yabancı teknolojiye olan bağımlılığı azaltmayı amaçladığı belirtildi.
Yasağın 18 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu tarihten itibaren, Çinli şirketlerin yalnızca yerli üretim siber güvenlik yazılımlarını veya hükümet tarafından onaylanmış Batılı olmayan alternatif çözümleri kullanmalarına izin verilecek.
Yasağın kapsamına, ABD merkezli McAfee, Recorded Future, Claroty, Rapid7, Wiz, VMware, Palo Alto Networks, Fortinet, CrowdStrike ve Google’a ait Mandiant gibi şirketler giriyor. Ayrıca, İsrail merkezli Orca Security, Check Point Software, CyberArk, Cato Networks ve Imperva gibi firmaların ürünleri de Çin pazarında yasaklanacak.
Söz konusu adım, Çin ile Batılı ülkeler arasında son yıllarda artan ekonomik ve diplomatik gerilimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Çin, özellikle 2016 yılından bu yana ABD tarafından uygulanan ticaret kısıtlamaları, yaptırımlar ve düzenlemeler nedeniyle teknoloji alanında çeşitli karşı önlemler alıyor.
Pekin yönetimi, bu çerçevede ABD’ye yönelik bazı elektronik ürünlerin ihracatına kalıcı sınırlamalar getirilmesini de gündemine aldı. Ayrıca, Tayvan, Güney Kore ve Japonya gibi elektronik üretim merkezleriyle iş birliği yaparak, Batı’ya yönelik elektronik ürün arzının sınırlandırılması yönünde stratejiler üzerinde çalışıldığı bildirildi.
Uzmanlara göre, Çin’in hayata geçirmeyi planladığı bu tür önlemler, küresel teknoloji tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açabilir. Özellikle dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, nesnelerin interneti (IoT) cihazları ve güvenlik sistemleri gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin maliyetlerinin artabileceği, tedarik süreçlerinin ise sekteye uğrayabileceği değerlendiriliyor.
Pekin’in siber güvenlik alanında aldığı bu kararın, ABD’nin Çin’e yönelik ekonomik baskılarına karşı stratejik bir yanıt niteliği taşıdığı ifade ediliyor.





