Hulusi Akar: SAMP-T alım sürecini hızlandırmak istiyoruz

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İtalya’nın Il Messaggero gazetesine verdiği röportajda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bakan Akar, Türkiye’nin terörle mücadeledeki son durumu ve SAMP-T füzesinin alım sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Kara Harekatı için kimseden izin alacak değiliz”

13 Kasım’da İstiklal Caddesi’nde 6 kişinin şehit düştüğü ve 81 kişinin yaralandığı bombalı saldırıyı kimin planlandığına yönelik soru üzerine Akar, saldırının faili ve suç ortaklarının yakalandığını hatırlattı.

Bakan Akar; polisin dikkatli soruşturması ve şüphelilerin itiraflarının, saldırının PKK/YPG terör örgütü tarafından Suriye’den planlandığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek olası kara harekatına ilişkin şunları söyledi:

“AB, NATO ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanınan PKK, uluslararası toplumu yanıltmak amacıyla farklı isimler altında faaliyet göstermektedir. Kilit nokta, PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG’nin tek ve aynı örgüt olduğudur. Ne yazık ki PKK/YPG’nin Türkiye’nin dört ayrı noktasında gerçekleştirdiği son saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 14 sivil hayatını kaybetmiş ve 94 kişi de yaralanmıştır. Terör örgütü PKK/YPG, Türkiye’nin huzur ve güvenliğini hedef almaktadır. Ülkemizin ve sınırlarımızın korunması için BM Şartı’nın 51. Maddesi’nden kaynaklanan meşru müdafaa hakkımızı kullanmaktayız. Bunu yaparken de kimseden izin almamız söz konusu değildir. Dost ve müttefiklerimizden bu terör örgütüyle tüm bağlarını kesmelerini ve terör belasına karşı mücadelemizde bizimle samimi dayanışma ve iş birliği içinde olmalarını bekliyoruz.”

“Operasyonlarımız sadece teröristlere karşı”

Akar, yapılan operasyonlarda Türkiye’nin etnik gruplarla probleminin olmadığını, amaçlarının terör unsurlarını yok etmek olduğunu ifade eti:

“Bizim ne Kürtlerle ne de başka bir etnik grupla sorunumuz var. Operasyonlarımız sadece teröristlere karşıdır. Bu konudaki yoğun dezenformasyon ve propagandaya rağmen, şu noktayı ısrarla vurguluyoruz: Nasıl DEAŞ İslam’ın ve Müslümanların temsilcisi değilse aynı şekilde ayrılıkçı terör örgütü PKK/YPG de Kürtlerin temsilcisi değildir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin “Suriye ve Irak’taki hedeflerine” ilişkin soru üzerine Akar, Türkiye’nin, Suriye halkı için diğer tüm ülkelerden daha fazlasını yaptığına dikkati çekti.

“Her türlü adımı atmakta kararlı olduğumuzun bilinmesi gerek”

Türkiye’nin daima uluslararası hukuka, tüm komşularının toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduğunu vurgulayan Bakan Akar, şunları kaydetti:

“Ancak ülkemizin güvenliğini sağlamak için her türlü adımı atmakta kararlı olduğumuzun da bilinmesi gerek. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri, DEAŞ’a karşı sahada göğüs göğse mücadele eden ve en radikal teröristlerinden 4 bin 500’ünü etkisiz hale getiren tek ordudur. Ayrıca, 9 bin 500 yabancı teröristi Türkiye’den sınır dışı ettik ve 100 binden fazlasının da ülkemize girişini engelledik. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın da ifade ettiği üzere vatanımıza, halkımıza, sınırlarımıza ve güvenlik güçlerimize saldıran terör örgütlerini etkisiz hale getirmek için gerekli tüm tedbirleri alacağız. Bir NATO müttefiki olarak Türkiye’nin Avrupa ile terörizm ve mülteci akını arasındaki son engel olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın.”

“NATO’yu da etkileyen haksız kısıtlamalarla karşı karşıyayız”

Türkiye’nin son dönemde yerli ve milli savunma sanayiinde yaşanan gelişmelerinin, NATO açısından neyi ifade ettiğinin sorulması üzerine Akar şunları kaydetti:

“70 yıldır güçlü ve güvenilir bir müttefik olarak Türkiye, transatlantik güvenliğe her zaman hayati katkılarda bulunmuştur. Türkiye, tarihin en başarılı ittifakı olan NATO’nun merkezinde yer almakta, tüm değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmakta ve yerine getirmektedir.”

Sürekli gelişen ve öngörülemeyen güvenlik ortamının güçlü bir yerli savunma sanayii gerektirdiğine vurgu yapan Akar, şöyle devam etti:

“Hiç şüphesiz, gelişmiş ulusal savunma yeteneklerine sahip olmak NATO’nun da gücünü artırmaktadır. Müttefikler olarak kuvvetlerimiz ne kadar güçlü olursa NATO’nun da kolektif olarak o kadar güçlü olacağı aşikardır. Bu nedenle İtalya da dahil olmak üzere müttefiklerimizle savunma teknolojisi ve ürün geliştirme konularında iş birliğine büyük önem veriyoruz. Tercihimiz her zaman ve her şeyden önce Müttefiklerimizle iş birliği yapmaktır. Ancak, ne yazık ki bazı müttefiklerimizin savunma sanayisi iş birliğine getirdiği ve sadece Türkiye’yi değil, İttifak’ı da olumsuz etkileyen haksız kısıtlamalarıyla karşı karşıyayız. Tüm bu kısıtlamaların kaldırılmasını bekliyoruz.”

NATO, Belarus diplomatlarına erişim kısıtlaması getirdi

“SAMP-T Hava Savunma Sistemi projesini kesinlikle hızlandırmak istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasındaki görüşmede SAMP-T savunma sistemlerinin de ele alındığı belirtilerek, “Bu alanda ve daha genel anlamda tüm Akdeniz alanının güvenliği alanında İtalya-Türkiye iş birliği ne durumda” denilmesi üzerine Akar, Türkiye ve İtalya’nın, NATO’nun güney kanadındaki iki önemli müttefik olarak uzun zamandır ortak geleneklere, değerlere ve ortak bir Akdeniz kültürüne sahip olduğunu söyledi.

İki ülkenin 2007’den bu yana stratejik ortak olduğunu anımsatan Akar, “İş birliğimiz ve ikili ilişkilerimiz savunma, ticaret, eğitim ve sağlık gibi hemen her alanda gün geçtikçe daha da gelişmektedir. SAMP-T Hava Savunma Sistemi projesini kesinlikle hızlandırmak istiyoruz. Ayrıca, sahada test edilmiş Türk savunma sanayii ürünleri, ikili iş birliği için yeni fırsatlar sunuyor. İtalya’nın önceki Savunma Bakanı Lorenzo Guerini ile yakın çalıştım ve halihazırdaki Savunma Bakanı Guido Crosetto ile bu ilişkiyi daha da geliştirmeyi dört gözle bekliyorum” açıklamalarında bulundu.

Editör : SavunmaTR Haber Merkezi

Buy JNews Buy JNews Buy JNews
REKLAM

Benzer Haberler

Hoşgeldiniz

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi Sıfırlayın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi giriniz.