Batılı hükümetler, savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmak ve mühimmat üretimini kendi topraklarına taşımak amacıyla devasa bütçeler ayırarak adeta bir yarışın içine girdi.
The Wall Street Journal (WSJ) tarafından derlenen bilgilere göre, NATO ülkeleri genelinde barut ve patlayıcı üretimine yönelik en az 24 yeni proje halihazırda yürütülüyor ve sadece ABD’nin silah üretim merkezlerinden Arkansas’ta üç yeni fabrikanın kurulması planlanıyor. Rusya’nın dört yıl önce Ukrayna’yı işgal etmesi, Batı’nın küresel tedarik zincirindeki dar boğazlara ne kadar bağımlı olduğunu ve aralıksız devam eden bir savaşta mühimmat üretme konusundaki zafiyetlerini açıkça gözler önüne serdi.
Ukrayna’daki çatışmalardan önce Washington ve müttefikleri, ellerindeki akıllı ve yüksek teknolojili mühimmat stoklarının yeterli olduğuna inanıyor; tehlikeli, toksik ve çevresel riskleri yüksek olan geleneksel patlayıcı üretimini ise Soğuk Savaş sonrasında büyük ölçüde Asya gibi bölgelere devrediyordu. Ancak WSJ’nin aktardığı verilere göre, modern savaşların yoğun top mermisi ihtiyacı bu durumu tamamen değiştirdi. ABD, on yıllardır ilk kez kendi topraklarında TNT üretmeye hazırlanırken, Avrupa’da da benzer şekilde yeni tesisler inşa ediliyor. Tedarik zincirindeki bu millileşme hamlesi, Batı’nın mühimmat üzerindeki egemenliğini yeniden kazanmasını ve ithalata dayalı sistemin yarattığı kırılganlıkları ortadan kaldırmasını hedefliyor.
Üretimi artırma çabalarına ve kritik kimyasallar için ayrılan on milyarlarca dolarlık devasa bütçelere rağmen, Batılı şirketler ciddi bürokratik ve çevresel engellerle karşı karşıya kalıyor. Rusya ve Çin gibi ülkeler, esnetilmiş mevzuatlar sayesinde patlayıcı fabrikalarını bir veya iki yıl içinde hızla faaliyete geçirebilirken; ABD ve Avrupa’daki projeler sıkı güvenlik denetimleri, detaylı çevresel analizler ve yerel izin süreçleri nedeniyle yıllarca gecikebiliyor. Sektör temsilcileri, Batılı demokrasilerdeki bu sıkı denetimlerin olağan olduğunu belirtse de mevcut düzenlemelerin acil mühimmat kapasitesine ulaşma hızını önemli ölçüde yavaşlattığına dikkat çekiyor.






