Libya’da yeni başbakan ısrarı ülkeyi çatışmaya sürüklüyor

Arap Baharı’nın en şiddetli yaşandığı ülkelerin başında gelen Libya, devrik lider Muammer Kaddafi’nin ardından yaşadığı iç savaş ve siyasî çalkantılarla boğuşuyor.

Ülkedeki krizlere dönemsel çözümler üretilmiş olsa da Libya, her çözümün ardından siyasî krizler ve çatışmalar ile yüzleşiyor. 

Temsilciler Meclisi’nin Başağa’yı görevlendirmesine giden süreç

Hafter güçlerinin Trablus’a yönelik saldırı dalgasının Türkiye’nin de askeri desteği ile kırılmasının ardından Cenevre’de 5 Mart 2021’de Libya Siyasi Diyalog Forumu düzenlenmiş ve Abdulhamid Dibeybe Libya’nın geçiş sürecini yöneten başbakan olarak belirlenmişti.

Dibeybe 10 Mart’ta Sirte kentinde düzenlenen oturumda Temsilciler Meclisi’nden güvenoyu alarak kabinesini oluşturmuştu.

Buna göre Dibeybe ve kabinesi ‘’geçiş süreci’’ olarak adlandırılan ve 6 ay devam edecek süreçte ülkeyi seçime hazırlayacak ve seçimin ardından görevini ‘’seçilmiş’’ otoriteye devredecekti.

Ancak 24 Aralık 2021’de yapılması planlanan parlamento ve başkanlık seçimleri siyasî ve hukukî sebeplerden ötürü gerçekleştirilemedi.

24 Aralık sürecinde Başbakan Dibeybe, görevini yardımcısına devrederek başkanlığa aday oldu. Bu süre zarfında eski İçişleri Bakanı Fethi Başağa ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ve Temsilciler Meclis Başkanı Akile Salih ile bir araya geldi. 

Başağa-Hafter-Akile üçlüsünün siyasî manevraları Dibeybe’nin ivedilikle bıraktığı başbakanlık görevine geri dönmesine neden oldu.

Libya’nın batı bölgesinin bir yıl öncesine kadar “güçlü adamı” olarak tanınan Başağa ile doğu bölgesinin “güçlü adamı” olarak değerlendirilen Hafter’in seçimlere 3 gün kala bir araya gelmesi, ülke kamuoyunda “yeni bir yönetim oluşturma girişimi” olarak yorumlanmıştı.

Başağa da daha önce yayınladığı bir videoda aynı paralelde konuşmuş ve hükümetin meşruiyetinin 23 Aralık gece yarısını bir dakika geçince sona ereceğini öne sürmüştü.

Hafter ise 23 Eylül 2021’de Genelkurmay Başkanı Abdurrezzak en-Nazuri’ye devrettiği ”başkomutanlık” görevini tekrar devraldı. 

Hafter, 24 Aralık’ta yapılması planlanan başkanlık seçimlerine girebilmek için sözde yetkilerini 3 aylığına devretmişti.

Doğu’da alınan kararlar Batı’yı çatışma ve bölünmeye sürüklüyor

Temsilciler Meclisi 8 Şubat’ta toplanarak Dibeybe’nin ülkeyi seçimlere hazırlayamadığı ve 24 Aralık’ta görevini devredemediğini belirterek 10 Şubat’ta ülkenin yeni başbakanının belirleneceğini açıkladı. 

10 Şubat tarihinde Tobruk’taki Temsilciler Meclisi, eski İçişleri Bakanı Fethi Başağa’yı başbakan olarak seçti. 

Temsilciler Meclisi’nde yapılan oturumda, ülkenin doğusundaki milletvekillerinin katılımıyla Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’in başkanlığında yapılan oturumda, milletvekillerinin çoğunluğu Başağa lehine oy verdi.

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise ülkede mevcut hükümetin görevine devam edeceğini ve yeni bir geçiş dönemine izin vermeyeceğini açıkladı.
Başbakan Dibeybe, Libya’daki ulusal televizyon kanalında halka hitaben yaptığı konuşmada, “İktidarı yalnızca seçilmiş bir hükümete devredeceğim ve diğer adayların da çekilmesi durumunda başbakanlık yarışından çekileceğim.” ifadelerini kullandı.

Başbakan seçilmesinin ardından başkent Trablus’a gelen ve Mitiga Havalimanı’nda açıklamalarda bulunan Başağa ise, “Dünya ülkeleri ile ilişkimiz karşılıklı saygıya dayalı olacak. Bu zor süreçteki çalışmaları için Abdulhamid Dibeybe başbakanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’ne teşekkür ediyorum. Bir sonraki hükümet herkes için olacak.’’ dedi.

Libya’nın batısındaki birlik, çatışmaya evriliyor

Temsilciler Meclisi’nin ve dolaylı olarak Akila Salih-Hafter ikilisinin Fethi Başağa’yı başbakan seçerek, Misrata özelinde batıda oluşan birliği dağıtmaya çalıştığı iddia ediliyor.

Nitekim 12 Şubat gecesi Misrata’dan başkent Trablus’a gelen ve Temsilciler Meclisi’nin kararına karşı olduklarını belirten 300 araçlık askeri güç, bu iddiayı doğrular nitelikte bir durum oluşturdu.

Libya’daki en büyük endişe ise ülkenin önce bölünmeye ardından da tekrar çatışmaya doğru itilmesi. Ülkenin doğusu ve batısı arasındaki en önemli denge unsuru olan Misrata’nın ise bu bölünme ve çatışma ortamına zemin hazırlayabileceği düşünülüyor.

Editör : SavunmaTR Haber Merkezi

Buy JNews Buy JNews Buy JNews
REKLAM

Benzer Haberler

Hoşgeldiniz

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi Sıfırlayın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi giriniz.