Nadir toprak elementlerindeki tedarik sıkıntıları, havacılık sektörünü onlarca yıl önce kullanılan alternatif türbin kaplamalarını yeniden değerlendirmeye yöneltti. Ancak sektör uzmanları, Çin’e olan bağımlılığın kısa vadede sona ermesinin mümkün görünmediğine dikkat çekiyor.
ABD ile Çin arasındaki gerilimlerin kritik mineral tedarikini etkilemesi, havacılık sektöründe uzun süredir geri planda kalan bazı teknolojileri yeniden gündeme taşıdı. Havacılık şirketlerine tedarik sağlayan bazı üreticiler, modern nadir toprak elementi bazlı malzemelere alternatif olarak 1970’li ve 1980’li yıllardan kalma türbin kaplama formüllerini yeniden test ediyor.
Çin; itriyum, indiyum fosfit ve tungsten gibi havacılık ve savunma sistemlerinde kullanılan kritik malzemelerin tedarikinde belirleyici konumda bulunuyor. Bu malzemeler jet motoru kaplamalarından türbin parçalarına ve yarı iletken çiplere kadar farklı alanlarda kullanılıyor.
Kanada Ulusal Araştırma Konseyi (NRC), nadir toprak elementi sıkıntılarının özellikle jet motorlarının en yüksek sıcaklıklara maruz kalan bölümlerinde kullanılan termal bariyer kaplamalarına yönelik alternatif arayışını hızlandırdığını bildirdi. NRC ve sektörden bazı ortakları, zirkonyum dioksit ile nadir toprak elementi içermeyen diğer seramik oksitlerin modern kaplamalara alternatif oluşturup oluşturamayacağını araştırıyor.
NRC kıdemli araştırma görevlisi Rogerio Lima, yaklaşık 50 yıl önce kullanılan malzemelerin günümüzde daha gelişmiş ölçüm araçları ve mühendislik imkânlarıyla yeniden geliştirilebileceğini belirtti.
Avrupalı termal kaplama üreticisi Oerlikon Metco da halihazırda bazı nadir toprak elementi içermeyen ürünler sattığını, ayrıca yeni alternatifler üzerinde çalıştığını açıkladı. Şirketin geliştirdiği çözümler arasında magnezyum ve kalsiyum oksit kullanılan zirkonya bazlı termal bariyer kaplamaları bulunuyor. ABD’deki bazı tedarikçilerin de daha az kritik parçalar için benzer alternatifleri değerlendirdiği belirtiliyor.
Bunun yanında, kullanılmamış fazla kaplama malzemelerinin geri dönüştürülmesi de tedarik baskısını azaltabilecek seçeneklerden biri olarak görülüyor. Ancak mevcut çalışmaların Çin’e bağımlılığı tamamen ortadan kaldırması beklenmiyor.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nde daha önce görev yapan ve Center for a New American Security’de kıdemli araştırmacı olan Geoffrey Gertz, en iyimser senaryolarda bile nadir toprak elementlerinde Çin’e bağımlılığın sona ermesinin aylarla değil, yıllarla ölçüleceğini ifade etti. Gertz’e göre bu durum, Çin’in ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerinde önemli bir etkiye sahip olmaya devam edeceği anlamına geliyor.
Kaynak: Reuters





