972. yılında Pasinler Muharebesi

Sultan Alpaslan: Tarih okur musunuz?

Romen Diyojen: Hayır okumayız. Bizler matematik, felsefe, astronomi gibi pozitif bilimleri okuruz.

Sultan Alpaslan: Okumadığınız aşikar.

Romen Diyojen: Nerden anladınız?

Sultan Alpaslan: Biz bu savaş taktiğiyle sizi daha önce de yenmiştik…”

Büyük Selçuklu Sultanı Sultan Alpaslan’la, Roma İmparatoru Romen Diyojen arasında Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra geçen bu diyalog tarih bilmenin önemini gözler önüne seriyor.

Selçuklu Devleti ve Roma İmparatorluğu, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden önce de karşı karşıya gelmişti. Bu karşılaşmaların ilki olan Pasinler Muharebesi, Anadolu’nun Türkleşmesindeki en önemli savaşlardan biri olarak kabul edilir.

(Büyük Selçuklular’ın ilerleyiş güzergahı haritası)

Selçukluların Anadolu toprakları üzerine düzenlediği akınlar ve keşif çalışmaları Roma İmparatorluğu’nu rahatsız ediyordu. Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, Selçuklu şehzadelerini çeşitli bölgelerin fethi ile görevlendirmişti. Bu şehzadelerden Musa Yagu’nun oğlu Hasan Büyük, Zâb Nehri kenarında yenilgiye uğradı (1048). Bunun üzerine Tuğrul Bey, İbrahim Yınal ve Kutalmış’ı söz konusu yenilginin intikamını almak için Anadolu gazasına memur etti.

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in kardeşi İbrahim Yınal Bey’in yaptığı Anadolu seferleri sonunda, Roma İmparatorluğu ile Selçuklu Devleti “Kapteron” veya “Kapterou” adı verilen Pasinler (Hasankale/Erzurum) bölgesinde karşı karşıya geldiler. Pasinler Muharebesi, Selçukluların Romalılarla yaptığı ve yüzyıllarca sürecek olan Roma-Selçuklu Savaşları’nın ilk büyük meydan muharebesi olarak kayıtlara geçti.

Selçuklu ordusu, 18 Eylül 1048 tarihinde Pasinler Ovası’nda 50 bin kişilik Rum, Ermeni, Gürcü ve Abazalar’dan kurulu bir Roma ordusuyla karşılaştı. Selçuklu ordusunu Tuğrul Bey’in üvey kardeşi İbrahim Yınal Bey’le amcaoğlu Kutalmış kumanda ediyordu.

Pasinler Muharebesi akşam saatlerinde başladı ve tüm gece sürüp gün doğumuna kadar devam etti. Roma kuvvetleri ve Romalı generaller Katakalon Kekaumenos ve Aaronios iki kanadı komuta ediyordu. Doğu Romalılar’ın orta hattını isi Gürcü, Rum, ve Ermeni birlikler oluşturdu. Orta hatta Gürcü prensi IV. Liparit komuta ediyordu.

(Kurt Kapanı taktiği)

Büyük Selçuklu ordusu “Kurt Kapanı” taktiği ile düşmanı şaşırttı

Selçuklular o zamana kadar Roma ordularının karşılaşmadığı oldukça farklı bir bozkır ordusu taktiği kullandı. Muharebe, Selçuklu ordusunun hafif süvarilerinin hattın tamamına şiddetli bir şekilde saldırmasıyla başladı. Doğu Roma ordusunun kanatlarında bulunan güçler Selçuklu ordusunu kanatlardan geri püskürttüler. Fakat orta hatta İbrahim Yınal Bey’in birlikleri Gürcü kuvvetlerini aşıp komutanları olan IV. Liparit’i esir almayı başardı.

Romalılar’ın orta hattının çökmesi ve komutan IV. Liparit’in esir alınma haberi kanatlarda Selçuklu ordusunu püskürten birliklerine ulaşamadı ve Roma kuvvetleri Selçuklu ordusunun kanatlarından ilerlemeye devam etti. Sabah olduğunda galibiyet kazandıklarına düşünen Roma ordusu, orta hattın çöktüğünü ve Gürcü Prensi IV. Liparit’in esir alındığını öğrendi.

(İoannis Skillicis’in el yazması Madrid Skilicis Kroniği eserinden savaşa dair bir çizim)

Kabus Romalılar için devam ediyordu. Geri püskürttüklerini sandıkları birliklerin aslında Selçuklular’ın sadece küçük bir grubu olduğunu ve İbrahim Yınal Bey’in ana ordusunun büyük bir kısmını düşmana sezdirmeden ve zayiat vermeden alandan çektiğini anladılar. İbrahim Yınal Bey, muharebe alanındaki ganimetleri ve tutsakları toplayıp geri çekilmişti.

İbrahim Yınal Bey’in bu başarısı Tuğrul Bey tarafından da takdirle karşılandı. Tuğrul Bey, bu büyük başarıdan dolayı İbrahim Yınal’ı 40 bin altınla ödüllendirmek istemişse de o bunu kabul etmemişti. Kazanılan bu büyük zafer, Balkanlar’daki Peçenek tehlikesinin de baş göstermesiyle Roma’nın barış istemesine neden oldu.

(Tuğrul Bey’in İran’ın Rey kentindeki anıtmezarı, türbe olarak da geçer.)

Tuğrul Bey’i ikna eden “şeref yemini” oldu

Tuğrul Bey esir alınan Gürcü Prensi IV. Liparit’in ve Roma askerlerinin salıverilmesi için teklif ettikleri büyük fidyeyi kabul etmedi ve Liparit’i ömrünün sonuna kadar Selçuklular’la çatışmaya girmeyeceğine dair yaptığı şeref yemini üzerine salıverdi. Roma İmparatorluğu gerek batıda topraklarını tehdit eden bir diğer Türk kabilesi Peçenekler’in oluşturduğu tehditten gerekse Liparit’i kurtarmak istemesinden dolayı anlaşmaya mecbur bırakılmıştı.

Yapılan uzun görüşmelerden sonra varılan anlaşmayla Anadolu’ya yapılan Selçuklu akınlarına bir süre ara verildi. Bu sürede Roma özellikle Doğu Anadolu’daki bazı kritik önemdeki askerî mevzileri güçlendirme yoluna gitti.

Pasinler Muharebesi’nde alınan galibiyet Selçukluları, Anadolu’nun fethi konusunda cesaretlendirmiş ve Malazgirt’e giden yolu açmıştır. Pasinler Muharebesi sonucunda Anadolu’ya yapılan akınlar hız kazanmış ve Anadolu Türk yurdu olmaya başlamıştır.

Editör : SavunmaTR Haber Merkezi

Buy JNews Buy JNews Buy JNews
REKLAM

Benzer Haberler

Hoşgeldiniz

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi Sıfırlayın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi giriniz.