ABD’de Biden ve Trump yönetimlerinin, Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketinden Ukrayna, İran, Yemen ve Lübnan’da Starlink hizmetini etkinleştirmesini veya devre dışı bırakmasını defalarca talep ettiği ortaya çıktı. Washington’ın dış politika ve ulusal güvenlik hedefleri doğrultusunda yaptığı bu girişimler, ABD’nin özel bir şirkete yönelik bağımlılığını yeniden gündeme taşıdı.
ABD yönetimlerinin, son yıllarda Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketinin uydu internet hizmeti Starlink’i dış politika ve güvenlik hedefleri doğrultusunda kullanmak için çeşitli girişimlerde bulunduğu bildirildi.
Reuters’ın konuya ilişkin bilgi sahibi altı eski üst düzey ABD yetkilisine dayandırdığı habere göre, Joe Biden ve Donald Trump yönetimleri, Starlink hizmetinin bazı ülkelerde açılması veya kapatılması amacıyla SpaceX ile birçok kez iletişime geçti.
Söz konusu taleplerin, İran bağlantılı silahlı grupların uydu iletişiminden yararlanmasını engellemek, Ukrayna ordusunun haberleşme kapasitesini desteklemek ve İran’daki hükümet karşıtı göstericilere internet erişimi sağlamak amacıyla iletildiği belirtildi.
ABD, Husiler ve Hizbullah’ın Starlink erişimini engellemeye çalıştı
Biden yönetimi döneminde ABD’li yetkililerin, Yemen’deki Husiler ile Lübnan’daki Hizbullah’ın Starlink terminallerini kullanmasını önlemek amacıyla SpaceX ile koordinasyon yürüttüğü aktarıldı.
Yetkililere göre Washington, söz konusu grupların aracılar üzerinden temin edilen Starlink terminallerine eriştiğine ilişkin istihbarat bilgilerini şirketle paylaştı.
Ekim 2023’te İsrail ile Hizbullah arasında Lübnan’ın güneyinde yaşanan çatışmalar sırasında, Hizbullah bağlantılı kişilerin Starlink terminallerine erişmiş olabileceği yönündeki bilgiler Beyaz Saray’a iletildi. Benzer endişeler, ABD’nin Yemen’deki Husilere yönelik hava harekâtı yürüttüğü 2024 yılında da gündeme geldi.
Her iki durumda da ABD yönetiminin SpaceX’ten ilgili terminalleri tespit ederek devre dışı bırakmasını istediği, terminallerin en azından bir bölümünün kullanım dışı bırakıldığı ifade edildi.
İran’da Starlink hizmetinin etkinleştirilmesi istendi
Washington’ın Starlink üzerinden yürüttüğü girişimlerin yalnızca iletişimi kısıtlamakla sınırlı kalmadığı, bazı ülkelerde internet erişimini genişletmeyi de hedeflediği belirtildi.
Biden yönetiminin, Eylül 2022’de Mahsa Amini’nin ölümünün ardından İran’da başlayan protestolar sırasında SpaceX’ten Starlink hizmetini ülkede etkinleştirmesini istediği bildirildi.
Eski bir ABD yetkilisi, Washington’ın desteğiyle İran’a Starlink terminalleri ulaştırıldığını doğrularken sevk edilen cihazların sayısına ilişkin bilgi vermedi.
Trump yönetiminin de benzer girişimlerde bulunduğu aktarıldı. ABD ve İsrail’in Haziran 2025 ve Şubat 2026’da İran’a düzenlediği saldırıların ardından, ülkedeki hükümet karşıtı göstericilerin iletişim imkânlarını artırmak amacıyla Starlink terminallerinin İran’a ulaştırılması ve etkinleştirilmesi konusunun Musk ve SpaceX ile görüşüldüğü belirtildi.
Ancak Trump yönetimi ve SpaceX, söz konusu terminallerin etkinleştirildiğini kamuoyuna doğrulamadı.
Ukrayna’da Starshield kısıtlaması askeri faaliyetleri etkiledi
ABD ile SpaceX arasındaki ilişkiler, Ukrayna’nın uydu haberleşme hizmetlerine getirilen son kısıtlamalar nedeniyle yeniden tartışma konusu oldu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Starlink sisteminin askeri versiyonu olan Starshield’e erişimin kasıtlı olarak sınırlandırıldığını ve bunun Ukrayna ordusunun insansız hava araçlarının performansını olumsuz etkilediğini açıkladı.
Zelenskiy ayrıca, Rus füze saldırılarına karşı savunma faaliyetleri dahil çeşitli askeri görevlerde kullanılan Starlink hizmetinin bağlantı hızının da düşürüldüğünü belirtti.
Reuters’ın daha önce yayımladığı haberde, Starshield hizmetinin yavaşlatılmasına yönelik talimatın Beyaz Saray içinden geldiği öne sürülmüştü. Trump yönetimi hız kısıtlamasını kabul ederken talimatın kendisi tarafından verilip verilmediğini açıklamadı.
Musk ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Starshield sistemlerinin ABD hükümetinin mülkiyetinde ve kontrolünde olduğunu belirterek kullanım veya hız kısıtlamalarına ilişkin kararların ABD ordusu ve nihayetinde ABD Başkanı tarafından alındığını savundu.
Starlink, Ukrayna ordusunun kritik haberleşme altyapısı haline geldi
Starlink’in Ukrayna ordusu açısından özellikle cephe hattındaki birlikler arasında iletişimin sürdürülmesinde kritik rol oynadığı belirtiliyor.
Radyo frekansı karıştırma girişimlerine karşı büyük ölçüde dayanıklı olan Starshield terminalleri ise Ukrayna’nın insansız hava araçlarında hem yönlendirme sistemleri hem de uzaktaki operatörlerle bağlantı kurulması amacıyla kullanılıyor.
SpaceX sistemlerinin sunduğu kabiliyetlere kısa vadede rakip olabilecek bir alternatifin bulunmaması, Ukrayna’nın bu altyapıya bağımlılığını artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Öte yandan Musk’ın 2022 yılında Ukrayna’nın yeniden kontrol altına almaya çalıştığı bölgelerde Starlink kapsamasının kesilmesi yönünde talimat verdiği de Reuters’ın önceki haberlerine yansımıştı.
Musk ayrıca aynı yıl Ukrayna’nın, Rus donanmasına yönelik bir saldırıyı desteklemek amacıyla Kırım’ın Sivastopol kentinde Starlink hizmetini etkinleştirme talebini reddettiğini kamuoyuna açıklamıştı.
Avrupa’da bağımsız uydu haberleşme kapasitesi tartışması
Ukrayna’ya yönelik son kısıtlamaların Avrupa’daki yetkililer arasında da endişelere yol açtığı bildirildi.
Bazı Avrupalı yetkililer, Avrupa’nın kendi askeri uydu haberleşme kapasitesini geliştirmesi gerektiğini savunurken mevcut durumda SpaceX sistemlerinin yerini kısa vadede alabilecek uygun bir alternatif bulunmadığına dikkat çekti.
ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat üyesi Jason Crow da Ukrayna’nın uydu hizmetlerinde yapılan değişikliklerin açıklığa kavuşturulmasını isteyerek ABD’nin SpaceX’e bağımlılığının ulusal güvenlik açısından riskler oluşturduğunu belirtti.
Uydu sektörü danışmanlık şirketi Summit Ridge Group’un Başkanı Armand Musey ise Musk’ın bir şirket yöneticisi olmasına rağmen dış politikayı etkileyen önemli kararlar alabilecek konumda bulunduğunu ifade etti.
Ortaya çıkan bilgiler, ABD yönetimlerinin Starlink altyapısını hem müttefiklerinin askeri ve iletişim ihtiyaçlarını desteklemek hem de karşıt grupların haberleşme imkânlarını sınırlandırmak amacıyla kullanmaya çalıştığını gösterirken, stratejik uydu sistemlerinin kontrolü ve karar alma yetkisi konusundaki tartışmaları da gündeme taşıdı.
Kaynak: Reuters





