Facebook savaş suçu kanıtlarını siliyor

Facebook’un, yağmalanan tarihi eserlerin karaborsasına ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı. Şirket haziran ayında tarihi eserlerin satılmasını yasaklasa da paylaşımların çoğu Arapça olduğundan ve bilirkişi yoksunluğu çekilmesinden dolayı ilgili politikanın uygulanamadığı belirtildi. Araştırmacılar, tarihi eser kaçakçılığının DEAŞ gibi terör örgütlerince ciddi bir fonlama kaynağı olarak kullanılması doğrultusunda Facebook’un savaş suçuna sebep olduğunu savunuyor.

The Verge tarafından yapılan habere göre, uzmanlar Facebook’un kuralları ihlal eden grupları belirlediğinde basitçe sildiğini ve “tarihi eser kaçakçılığı” üzerine çalışan araştırmacılar için çok önemli dokümanları ortadan kaldırdığını söylüyor. Athar projesinin eş yöneticisi Katie Paul konuyla ilgili, “Bunlar, eseri geri kazandırma çabaları ve savaş suçları için kritik bir kanıttır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Paul, “ Facebook bir sorun oluşturdu ve katkıda bulunmak yerine durumu daha da kötüleştiriyor.” şeklinde konuştu.

Terör örgütlerinin para ihtiyacı karşılanıyor

Durumun tarihi eser kaçakçılığının da ötesinde bir “savaş suçu” olduğu öne sürüldü. Antik eser yağmalama, 2014’ten beri DEAŞ gibi terör örgütlerinin ana fon kaynağı görevi görüyor. Orta Doğu kültürel eser açısından zengin ve çalıntı mal pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı veya silah satışı kadar düzenlenmiş durumda değil.

Örneğin, 24 Ekim 2020’de Libya Derne’de bir antika satıcısı, antika ticareti yapılan özel bir Facebook grubunda olağandışı paylaşımlar yaptı.  Satıcının paylaştığı Grek-Roma heykelinin bir müzeye ait olduğu aşikardı. 

Grek-Roma heykelinin satıcısı ürünü 5 bin ve 18 bin arasında üyesi bulunan gruplarda paylaştı. Buralarda antika kaçakçıları yağmalama aktivitelerini sürdürüyor ve alıcılar buluyor. Athar projesi kapsamında halihazırda 130 grup izleniyor.

Paylaşımları kaldırmak bir “çözüm” değil “sorun” 

Bu sorun özellikle antika kaçakçılığının bir savaş suçu olduğu aktif çatışma bölgelerinde ciddidir. Konunun uzmanlarından Samuel Hardy konuyla ilgili, “Facebook kanıtları ortadan kaldırdığında yalnızca kültür varlıklarını izleme ve topluma geri iade etme kabiliyetimizi kaybetmiyoruz; aynı zamanda bundan para kazanan suçluları belirleme ve durdurma umudumuzu da kaybediyoruz.” dedi.

Araştırmacıların konuya dair talebinin söz konusu içeriklerin tamamen halka açık olması olmadığı ama en azından içeriklerin arşivlenmesi ve bu konuda çalışan herkes için bir kaynak olması gerektiği olduğu öne sürüldü. Facebook’un yanı sıra Youtube platformunda da arşivleme probleme olduğu için araştırmacılar kanıtlarını kaybediyor.

Editör : SavunmaTR Haber Merkezi

Buy JNews Buy JNews Buy JNews
REKLAM

Benzer Haberler

Hoşgeldiniz

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi Sıfırlayın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi giriniz.