ROKETSAN’ın savunma sanayisindeki iş birliklerini güçlendirmeyi hedeflediği Stratejik İş Ortaklığı Zirvesi’nin üçüncüsü Ankara’da gerçekleştirildi. Zirvede dijitalleşme, sürdürülebilirlik, risk yönetimi, inovasyon, tedarik zinciri ve millileştirme gibi kritik başlıklar ele alındı.
Şirketin Genel Müdürü İkinci, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, caydırıcılığın önemine dikkati çekti.
İkinci, “İçinde bulunduğumuz coğrafyada ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hem dosta güven veren hem de düşmanlarımıza caydırıcılık etkisi yüksek olan bir konumda duruyor. Bunun en önemli kısmını ise savunma sanayimizin yapmış olduğu ataklarla sağlıyoruz. Son savaşlarda gördük ki artık cephede muharebenin olduğu, tankların, kısa menzilli silahların yer aldığı bir savaştan ziyade, uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri, kamikaze dronlar, insansız hava aracından atılan mühimmatların yer aldığı uygulamaların daha çok yer aldığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde de ülkemizin neredeyse güdümlü roket füze teknolojilerindeki ihtiyacının tamamını karşılayan ROKETSAN’ın stratejik önemi giderek artıyor.” dedi.
“Yüksek teslimat performansı için kapasite artışı gerekiyor”
İkinci, stratejik iş ortaklarının ROKETSAN’ın tüm çalışmalarında yer aldığı merkezi öneme, iş ortaklarından beklentilerine ve zirvenin bu kapsamdaki önemine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“ROKETSAN’da 2024 yılı itibarıyla 88 olan iş ortağı sayımız bugün 106. Biz iş ortaklarımızı, şu andaki üretimlerimizin en önemli paydaşları olmaları nedeniyle ROKETSAN ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. İş hacmine baktığımızda, 2024 yılında iş ortaklarımız aracılığıyla aldığımız ürünlerimizin toplam bedeli 665 milyon dolarken 2025 yılında bu 1 milyar dolara yaklaştı. Aslında ROKETSAN’ın yapmış olduğu tedarikin neredeyse yüzde 50’sini bizimle beraber bugün bu zirveye katılmış iş ortaklarımız aracılığıyla yapıyoruz.”
Değer üretme ve uluslararası rekabete yönelik adımlar atma yolunda ROKETSAN’ın iş ortaklarına sonsuz destek sağlayacağını vurgulayan İkinci, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğin en önem verdikleri hususlar arasında olduğunu söyledi.
İkinci, stratejik iş ortaklarından beklentilerine de değinerek, şu değerlendirmede bulundu:
“İş ortaklarımızdan risklerini yönetmelerini, çevik hareket etmelerini, inovasyonu temel bir kavram olarak gündemlerinde tutmaları bekliyoruz. Onlardan ricamız işlerine, kendi yatırımlarına tekrar bir daha bakıp, eksikliklerini gidermelerini bekliyoruz. Bizden devletimiz de uluslararası kullanıcılarımız da çok yüksek teslimat performansı bekliyor. Bugün ihracat potansiyelimiz yüzde 92’nin üzerinde. Aslında şu andaki üretimlerimizin ve teslimatlarımızın katbekat artacağı bir döneme giriyoruz. Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik. Bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var. Bugün düzenlenen zirvenin temel konularından biri bu.”
“Şirket olarak yüzde 92 yerli ve milli kaynak kullanma seviyesine ulaştık”
İkinci, başkentte bir otelde gerçekleştirilen ROKETSAN Stratejik İş Ortakları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan sürecin etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Savaş gibi gelişmelerin dünyanın bütün sektörlerindeki tedarik zincirlerini çok derinden etkilediğine dikkati çeken İkinci, ROKETSAN’ın ulaştığı yerli üretim seviyesinin bu etkileri sınırladığını söyledi.
İkinci, “Bizler yüzde 92 seviyesinde yerli ve milli kaynakları kullanma seviyesine ulaşmış bulunmaktayız. Dünyadaki tedarik zincirindeki aksaklıklardan etkileniyoruz ama yüzde 90 üzerindeki yerli katma değer oranıyla çalıştığımız için bunlar bizi diğer paydaşlarımızla veya diğer rakiplerimizle karşılaştırdığımızda daha az etkiliyor.” diye konuştu.
İkinci, gelecekte olası risklere karşı alternatif kaynaklar oluşturma ve yerli üretime yönelik yatırımların sürdüğünü belirterek, şöyle devam etti:
“Mümkün olduğunca alternatif kaynaklar ve yerli üretime gerçekten çok ciddi yatırım yaparak bu konuda tamamen bağımsız bir savunma sanayi endüstrisi kurmaya gayret gösteriyoruz. Bunları da ne kadar doğru yaptığımızı bugünlerde görüyoruz. Çünkü gerçekten tedarik zinciri çok ciddi darbe gördü şu an. Dünyanın bütün endüstrilerinde bir sıkıntı var. Ama yine de bu ortamda üretimlerimize devam etme kabiliyetine sahip olmamız bizim için çok büyük bir avantaj.”
“Seri üretim kapasitesi tüm sistemlerde artacak”
ROKETSAN’ın elde ettiği gelirleri altyapı ve seri üretim kapasitesine yönlendirdiğine işaret eden İkinci, yakın dönemde kapasite artışlarına ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını anlattı.
“ROKETSAN kazanmış olduğu bütün paraları seri üretim kapasitesini artırmak için altyapısına yatırıyor. Yakında bunlarla ilgili de çok güzel haberleri inşallah halkımıza paylaşacağız.” diyen İkinci, kapasite artışlarının birçok sistemde etkisini göstereceğini bildirdi.
İkinci, “Bu mevcut altyapılara ek olarak gerçekleştirmiş olduğumuz kapasite artışlarıyla sadece TAYFUN balistik ve SOM seyir füzesi değil, ATMACA, SİPER, HİSAR, bütün sistemlerin aslında katbekat üretim kapasitelerinin arttığını hep beraber göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
SİPER-2’de seri üretime geçilmesi hedefleniyor
SİPER-2 hava savunma füzesine ilişkin soruyu da yanıtlayan İkinci, sistemin geliştirme sürecinin sürdüğünü ve seri üretime geçişin hedeflendiğini söyledi.
İkinci, “SİPER-2, TÜBİTAK SAGE’nin tasarımını yaptığı bir füze. Bizler de üretimde beraber inşallah iş ortağı olarak yer alacağız.” ifadesini kullandı.
SİPER-2’nin SİPER ailesinin en üst düzey füzeleri arasında yer alacağını vurgulayan İkinci, testlerin sürdüğünü, en kısa zamanda seri üretime geçecek bir aşamaya gelmeyi hedeflediklerini bildirdi.
İkinci, hava savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yalnızca SİPER ile sınırlı olmadığını belirterek, Çelik Kubbe Hava Savunma Sistemi kapsamındaki tüm unsurlar, HİSAR ve SUNGUR aileleri ile yeni nesil füze sistemlerinde kabiliyet artırma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.
Mevcut sistemlere yeni sensörler ve ilave kabiliyetler kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan İkinci, SİPER ailesine ilerleyen süreçte yeni üyelerin de dahil olacağını sözlerine ekledi.
“İş ortaklarımız, sürdürülebilirliği iş modellerinin merkezine almalı”
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit de oluşturdukları ekosistemin önemine dikkati çekti.
Yiğit, “ROKETSAN’ın Stratejik Tedarikçi Yönetimi Programı ile tedarik zincirimizi daha dayanıklı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Bugün 100’ü aşkın firmamız bu program kapsamında farklı seviyelerde stratejik iş ortağımız olarak yer alıyor.” ifadelerini kullandı.
İş ortaklığı kültürünün önemine vurgu yapan Yiğit, şunları kaydetti:
“ROKETSAN’ın başarılarının arkasında insan kaynağımız, mühendislik gücümüz ve teknolojik kabiliyetlerimizin yanı sıra sizlerle kurduğumuz güçlü iş ortaklığı kültürü bulunmaktadır. Çünkü bir ülkenin bağımsızlığını ve geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olan savunmada sürdürülebilir başarı ancak güçlü bir sanayi ekosistemiyle mümkündür.”
Bu süreçte iş ortaklarından en önemli beklentilerinin, “sürdürülebilirliği bir tercih değil, iş modellerinin merkezindeki bir strateji haline getirmeleri” olduğunu vurgulayan Yiğit, kritik ve yüksek katma değerli ürünlerde tam bağımsızlığı yani millileştirmeyi en üst seviyeye taşımanın da iş ortaklarının en önemli hedefleri arasında olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA






